T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R

Söz uçar, yazı kalır

Ülkemizde biyoloji felsefesi alanında yayınlanmış tek çalışmanın sahibi Prof. Teoman Duralı ile yapılan üç televizyon konuşması kitaplaştırıldı.

Ağızdan çıkan sözün, -sözlü iletişimde- kulağa hitap ettiği gibi, göze de hitap edebilmesinin imkânı, yazı ile kayda alınmasından geçmektedir. Kimi panel, sempozyum tebliğlerinin, fikir ve sanat adamlarıyla yapılan nehir-söyleşilerin kitaplaştırılması buna örnek gösterilebilir.

Aynı kaygı güdülerek, ülkemizin sahih ilim adamlarından Prof. Dr. Teoman Duralı ile yapılan üç televizyon söyleşisi geçtiğimiz günlerde İstanbul Yayınları tarafından kitaplaştırılarak kayda alındı. Felsefenin yanı sıra biyoloji eğitimi de alan ve biyoloji felsefesi alanında ülkemizde yapılan tek çalışmanın sahibi olan Profesör Duralı, hâlen İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Bilim ve üniversite üzerine

Kitapta toplanan üç söyleşi, muhtelif tarihlerde Samanyolu ve Kanal 7 televizyonlarında, Profesör Duralı'nın çalışma ve uzmanlık alanlarına taalluk eden konularda gerçekleştirilmiş.

Kitapta yer alış sırasına göre Hoca ile ilk konuşmayı Kanal 7'de bilim ve üniversite ilişkisi üzerine Doç. Dr. Nabi Avcı gerçekleştirmiş. Burada Teoman Duralı, üniversitenin odağında felsefenin olduğu tesbitini yaparak, 'üniversite teorik araştırmaların yapıldığı merkezdir, teorik araştırmaların da uç noktası felsefi düşünmedir' diyerek bağlantıyı formüle ediyor. Türk düşüncesinin seyrini özetlerken medreseden üniversiteye çok keskin ve ani bir geçiş yaptığımızı, ve üniversitenin, daha doğrusu düşüncenin yükseldiği kültür arka planının bütün toplumlarda istisnasız dine dayandığını belirtiyor.

Varlık, bilgi, hikmet, hakikat

Samanyolu TV'de Ali Bulaç ve Etyen Mahçupyan tarafından hazırlanıp sunulan ikinci konuşma, varlık, bilgi, hikmet ve hakîkat kavramlarının felsefe aynasında yansımalarının değerlendirilmesine hasredilmiş. Burada Prof. Duralı elzem bir saptamada bulunuyor: "Metafizik, felsefenin öteki şubeleri üzerinden bilimin sunduğu malzemeleri alırken, bir taraftan da değişik boyuttaki malzemeleri devralır. Çoğu kere metafizik ile din karıştırılmıştır. Oysa metafizik tamamıyla felsefeye mahsus bir alandır ve bizatihi din değildir. Ama sınırdaştır."

Kitapta yer alan metinlerin sonuncusu ve en uzunu, 'Darwin'in evrim varsayımı' çerçevesinde bilim-din ilişkilerinin, izleyici önünde ve uzman konukların telefon katılımlarıyla tartışıldığı, Kanal 7'de yayınlanan İskele Sancak programının deşifresinden oluşmakta.

"Teoman Duralı İle Üç Konu/şma" adı altında kitaplaştırılan bu metinler, söyleşi formatının akıcılığı içerisinde kendi düşünce yapısını kurma ve tahkim etme kaygısını duyan okurun dikkatine sunuluyor.
İstanbul Yayınları / 0 212 216 51 44

 
ŞİİR ŞÖLENLERİ
OSMAN AKKUŞAK
Kanatlanan bir at bu: Özgür Ruh
Sinema endüstrisi küçükleri ihmal etmiyor. Bu hafta gösterime giren Özgür Ruh vahşi bir atın heyecanlı maceralarını anlatıyor.
Din-bilim ilişkisi ve Darwinizm
Teoman Duralı ile yapılan üç televizyon konuşmasının kayıt altına alınarak kitaplaştırıldığı "Teoman Duralı ile Üç Konu/şma" adlı kitapta sırasıyla, bilim ve üniversite ilişkisi, varlık, bilgi, hikmet ve hakîkat kavramlarının felsefe aynasında yansımaları ve 'Darwin'in evrim varsayımı' çerçevesinde bilim-din ilişkileri üzerine yapılan üç konuşma yer alıyor. En uzun konuşma Kanal 7'de yayınlanan İskele Sancak programının deşifresinden oluşan bu sonuncuya ait. Darwin'in tezi yıllardır ülkemiz kamuoyunda gündemde tutulmakta. Kendisine okul kitaplarında, alternatifsiz bir evrim gerçeği imişçesine yer verilen, dünya bilim çevrelerinde yaklaşık 150 yıldır tartışılan bu varsayımı, aynı zamanda bir biyolog ve biyoloji felsefesicisi olan Prof. Duralı yetkinlikle ele alıyor. Darwin'in görüşlerinin, biyolojiden taşırılarak nasıl siyasi ve ideolojik bir dayanak kılındığını şöyle özetliyor: "Evrimin bir biyolojik tarafı var, bir de ideolojiye esas olan tarafı var. İdeolojik tarafı üç şey öne sürüyor. Birincisi rekabet, ikincisi mekanik maddecilik, üçüncüsü de Tanrı'nın inkârı."
26 Ağustos 2002
Pazartesi
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED