T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

E K O N O M İ

Seçimi gölgede bırakacak zirve

Marmara Grubu Vakfı Başkanı Dr. Akkan Suver, Eylül ayında yapacakları Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin önemine işaret ederek, "Bu zirve seçim tartışmalarının ve kısır politik çekişmelerin gölgesinde kalmayacak kadar değerli" dedi.

Neden böyle bir oluşum ve böyle bir zirve yapma gereği hissettiniz?

26-28 Eylül'de yapılacak Avrasya Zirvesi'ni yapacağız. Bilgi ve iletişim çağının baskısıyla hızla küreselleşen dünyada ferdi girişimlerin yerini kollektif girişimlere bırakmaya başladığı bir gerçek. Bu kollektif girişimleri organize etmek için yani bir başka deyişle Avrupa'yı Avrasya'ya Türkiye ile, Avrasya'yı de Avrupa'ya ve hatta Amerika'ya yine Türkiye ile taşımak üzere bir düşünceden yola çıktık.

Türkiye bir köprü görevi mi ?

Hayır, Türkiye bir köprü değil bir istasyon olsun istiyoruz. Transit geçmesinler, bize gelsinler, kalsınlar, paralarını kazanalım. Türkiye'yi istasyon ülke olarak görmek istiyoruz.

Bu yıl ki zirveye kimler katılıyor?

Bu sene zirveyi İstanbul Ticaret Odası'nda yapacağız. Zirveye 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel evsahipliği yapacak. Zirveye yurdışı ve yurtiçinden çok sayıda tanınmış devlet temsilcisi, siyasetçi ve işadamı katılacak. Zirveye bu yıl 30 ülkenin temsilcisinin katılması bekleniyor. Türkiye'den 25 üst düzey siyasetçi, bürokrat, işadamı ve sivil toplum temsilcisi, yurtdışından ise 21 bakan ve bürokrat düzeyinde davetlinin katılımı kesinleşti.

Zirvede hangi konular tartışılacak?

İlk gün açılış olacak. Enerjiyle ilgili bir oturum yapılacak, Türkiye ile Avrasya'nın enerji potansiyeli karşılaştırılacak. İkinci gün sabah oturumunda İstanbul Uluslararası Ekonomi Forumu çerçevesinde komşularımızla turizmi, borsacılığı, çevreyi, yabancı sermaye hareketlerini ve uluslararası ekonomik gelişmeleri masaya yatıracağız.

Üçüncü gün sabah oturumunda Bursa'yı tanıtacağız. Böyle bir toplantı düzenlememizin sebebi, Türk ekonomisinin ve sanayiinin gelişimine ve yaşamasına büyük katkısı olan Bursa'yı da zirveye çekmek. Bu yıl Bursa ile başlayacağız, sonraki yıllarda başka şehirlerimizle devam edeceğiz. Üçüncü gün öğleden sonraki oturumda ise 11 Eylül sonrasında Avrasya'da oluşan gelişmeler, terörizm, Şanghay Organizasyonu tartışılacak.

Türkiye'nin ufku seçimle sınırlı değil

Bu yılki zirveye daha fazla önem veriliyor, bunun özel bir sebebi var mı?

DEİK'e davet için gittiğimde, 'bir kişi bile gelse bu toplantıyı yapın, çok önemli' dediler. O zaman 10 ülke vardı, 'efendim rica ederim 10 ülke var, nerden çıktı bu' deyince, dediler ki 'Ekim ayına kadar bütün yabancıların buraya gelen toplantıları iptal edildi.' O yüzden DEİK de bu toplantının içinde yer alıyor. Bu sene ilk defa İran katılıyor. 3 önemli temsilci ile. Türkiye Dünya Bankası ile, IMF ile oturuyor para için konuşuyor, kendi parasal kaynaklarını harekete geçirecek şartaları kendisi oluşturmuyor. Devletimizin yerine bu şartları özel şahıslar oluşturmaya çalışıyor. Türkiye'yi seçimden ibaret sayıyorlar. Parlamenterlikten ibaret sayıyorlar. Tüm haber kanalları buna odaklanmış durumda. Türkiye milletvekilliği yarışlarından ibaret değil.

Geçen yıl zirve Kasım ayında yapılmıştı. Bu yıl seçim nedeniyle mi erkene aldınız?

Seçimin olup olmayacağı belli değildi. Biz başka şey düşündük. Ramazan ayı geliyordu. Ramazan Kasım ayında. Kasım ayında toplantıyı yapamazdık. İftar vakti var. Adam kürsüde konuşurken pardon Türkler'in iftar vakti ara verilim diyemezdik. Ekim ayında da seçim kararı alınmadan önce iki büyük toplantı yapılacaktı. 250 tane CEO geliyordu Türkiye'ye. Dünyanın en büyük firmalarının genel müdürleri. O iptal edildi. Biz bu tür toplantıları da hesap ederek Eylül ayında yapılmasının uygun olduğunu düşündük. Seçim kararı alındı. Bizim için şans oldu. Bütün siyasilerin ilgisi bu toplantının üzerinde olacak.

Devletten ilgi bekliyorsunuz, bu ilgi toplantının tarafsızlığını gölgede bırakmaz mı?

Türk işadamlarının hiçbirinin arkasında devlet yok. Ama İstanbul'da bulunan bir Fransız, bir İngiliz, bir Alman şirketinin arkasında kendi devletleri var. Her türlü desteği sağlıyorlar. Bizim neden arkamızda kendi devletimizin desteği yok. Bu zirvede bunu da gündeme getirmek istiyoruz.

Önceki zirveler beklenen etkiyi gösterdi mi?

Biz ilk zirveyi 6 ülke ile yaptık. O zaman Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı idi. İkinci zirvede sayı biraz yükseldi, 8 ülkeye çıktı. Üçüncü zirvede sayı 13 ülkeye çıktı. Geçen sene dördüncü zirveye 22 devlet katıldı. Bu sene 25'i aşıyor. OECD, BM gibi, Dünya Bankası gibi kuruluşlar da katılmaya başladı.

  • RÖPORTAJ: YILMAZ YILDIZ

  •  
    Körfez pazarında Türklere büyük fırsat
    11 Eylül sonrasında Batılı ülkelerin ürünlerine talebin azaldığı petrol zengini Körfez Ülkeleri'nde, yüzler Müslüman ülkelere çevrildi.
    Tekstilde İngiltere çıkarması
    Memur maaşları belli oluyor
    Altın ithalatı rekor kırdı
    Dünyada en fazla Türk otomotivi kan kaybetti
    Dünyada 2001 yılında 56,3 milyon adetlik motorlu araç üretiminin yüzde 48'i ABD, Japonya ve Almanya'da gerçekleştirildi. Türkiye ise 2001'de 100 bin adedin üzerinde üretim yapan 33 ülke arasında yüzde 37 ile en fazla üretim kaybı yaşayan ülke olurken, dünya üretimindeki payı yüzde yarıma geriledi. Uluslararası Otomotiv Üreticileri Birliği'nin (OICA) son verilerine göre, 2000 yılında 58 milyon 374 bin 162 adet olan toplam motorlu araç üretimi, geçen yıl yüzde 3.5 kayıpla 56 milyon 325 bin 267 adete geriledi. Üretimi yüzde 11 kayıpla 11 milyon 449 bin adet olan ABD, üretimde ilk sırayı alırken, dünya üretiminde yüzde 20'lik paya ulaştı. İkinci olan Japonya'nın üretimi yüzde 4 gerileyerek 9 milyon 777 bin adet, üçüncü Almanya'nın üretimi ise yüzde 3 artışla 5 milyon 691 bin adet olarak gerçekleşti. Türkiye'nin motorlu araç üretimi geçen yıl yüzde 37 kayıpla, 270 bin 685 adede düştü. Dünya üretimindeki üretimindeki payı da binde 7'den binde 5'e gerileyen Türkiye, 26. sırada yer aldı. Türkiye'de iç pazardaki talep daralmasına karşı üretimin kısıtlı olarak devam etmesi, 198 bin 233 adetlik araç ihracatıyla sağlanırken, sektörün geçen yıl otomobil üretiminde iç pazar için sadece 14 gün, toplam otomobil üretimi için ise 76 gün çalışması yeterli olmuştu.
    26 Ağustos 2002
    Pazartesi
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Reklam Tarifesi
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
    Bilişim
    | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED