|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
OSMAN AKKUŞAK
Kanaatimizce, bu iddialar külliyen yanlıştır.. Şiir şölenleri, şâirleri birbirleriyle, halkla ve gençlikle buluşturan faydalı, feyizli sevimli toplantılardır. Şiir, ferdî ve subjektif bir olaydır ama, şâirin gönlünden ve dilinden döküldükten sonra artık kollektif ve sosyal bir mahiyet kazanır. Başka insanlara, başka gönüllere ulaşmak ihtiyacındadır. Kitaplar, medya vasıtaları ve şiir toplantıları, bu ihtiyacı karşılamaya hizmet eder. (O şair dâvet edildi de bu şâir niye çağrılmadı) yahut (birisi geldi de öbürü niye gelmedi), (benim şiirim çok alkışlanmadı, demek ki bu halk şiirden anlamıyor), (falan şahıs, konuşmasında kendi grubunun propagandasını yaptı) cinsinden düşünce ve tenkidler, her toplantıdan sonra görülen hallerden, tezâhürlerden ibarettir.. Bunlardan kaçınmak mümkün değildir.. Bir kısmı da doğru olabilir.. İyi bir organizasyon bu şikâyetleri asgarî bir hadde indirebilir.. Şiir şölenleri, panayırsa panayırdır ama, şiir alınıp şiir satılan bir panayırdır. Mal, hubûbat ve hayvan satılan eski pazarların adını, şiir gibi ince, lâtif ve nâzenîn bir mânâ ve duygu cevherine yakıştırmak; hem haksızlık, hem insafsızlıktır.. Şairlerin çoğu kaprisli, alıngan, huysuz insanlardır.. Her şölen sonunda gayrimemnûn üç beş şâir bulunursa şaşmamak lâzımdır.. Şiir ve edebiyat câmiasına mensup bu seçkin kişileri anlayışla karşılamak ve darıltmamak gerekir.. Haklı olmadıkları zaman da haksızlığını anlatarak.. bu îcabı yerine getirmek gerekir..
İnsanların biraraya gelmesinde, güzellikleri, mutlulukları paylaşmasında hayır vardır, bereket vardır.. Dostluk ve sevgi böyle doğar.. Gönül ve ideâl beraberliği, böyle toplantılarda en yüksek seviyelere ulaşır.. Onun için şiir akşamlarını, şiir şölenlerini teşvik etmek, kolaylaştırmak, düzenleyicilerini de tebrik etmek lâzımdır..
|
|
|
|
|
|
|