|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bu hükümetin yurt içindeki en ciddi sınavı insan hakları konusunda olacak. İlk gelen haberler hükümetin sınavdan başarılı çıkacağı beklentilerine gölge düşürüyor. Seçim kampanyası sırasında, Tayyip Erdoğan ile öteki Ak Parti önderlerinin tavrını hatırlayınız. Erdoğan, gittiği her yerde, "Bizim dönemimizde işkence uygulaması bitecek, devlet görevlileri kimseye eza-cefa yapamayacak" sözünü verdi. Uluslararası kuruluşların Türkiye'ye yönelik eleştirilerinin ilk sırasında yer alan 'işkence' konusu siyaset alanına böylece girdi. Ancak, hükümetin daha ilk haftasında karşılaşılan bazı olaylar, siyasi sorumluların o olayların üstüne gitmeyişi, kampanyada verilen sözlerin havada kalabileceği endişesine yol açıyor. İlk olay, Ankara'da yapılan YÖK-karşıtı sol bir eylemde, halkın gözü önünde tartaklanıp bir depoda gözaltına alınan öğrenciyle ilgili. Etrafta toplananları infiale sürükleyecek kadar rahatsız edici olayda, hırpalanan gence götürüldüğü depoda dayak atıldığı televizyon görüntülerinden anlaşılıyordu. Yeni dönemin 'ibret-i âlemlik' ilk örnek olayı, Emniyet müfettişlerinin verdiği garip kararla hayal kırıklığına yol açtı: Müfettişler, tv kameralarına da yansıyan gencin hırpalanmasını dikkate bile almadılar; öğrenciyi depoya götüren devlet görevlilerini 'suçsuz', halkın infialine kulak verip serbest bırakanları ise 'hatalı' buldular. Önceki gün yaşanan olayı ise dünkü gazetelerde okumuş olmalısınız: Serik Emniyet müdürünün polis eşi ile onunla aynı üniformayı taşıyan iki arkadaşının okulunda terör estirmelerini şikâyet için kaymakamlığa giden Cumhuriyet İlköğretim Okulu müdürü gözaltına alındı. Meslektaşının durumunu öğrenmeye çalışan Öğretmenevi müdürü ise, Emniyet müdürlüğünde kapatıldığı odada kaşı-gözü patlayana kadar dövüldü. Hepsinin âmiri durumundaki Serik kaymakamının açıklaması şu: "Öğretmenevi müdürü başını kapıya çarpmış..." Her hükümetin istikameti ilk ayından belli olur. Ankara'daki protesto gösterisinde aşırı şiddet kullanan devlet görevlileriyle ilgili tâkibat açmayan, bir genci gözönünde hırpalayıp dövenleri aklayan müfettiş raporuna ses çıkarmayan hükümet ilk sınavda çaktı. Serik'te yaşanan okulda terör estirme ve Emniyet'te öğretmen dövme olayı karşısında da benzer bir duyarsızlık sergilenirse, hükümetin 'şiddete ve işkenceye karşı olma' iddiası büyük ölçüde yara alacaktır. İçişleri bakanı Abdülkadir Aksu geçmişte Emniyet müdürlüğü de yapmış bir yönetici. ANAP döneminde içişleri bakanlığı koltuğunda otururken, 'devlet görevlilerin şiddet kullanması' iddiaları konusunda olağanüstü duyarlı davrandığı söylenemez. Benzer kökenden gelen yöneticilerin memurlarına kol-kanat germe gibi bir zaafları vardır ve Aksu'nun da kendisini o insanî zaaftan uzak tutamadığı yönündeki söylentiler gazetelere kadar yansımıştı. Öğrenci ve öğretmene tâciz, darp ve hatta işkence iddiaları konusunda sergilediği tavır yeterince kararlı olduğu görüntüsünü vermiyor. Devlet yetkisini kullanan kamu görevlilerinin kendilerini 'Ali kıran başkesen' olarak gördükleri dönemin geride kalması gerekiyor. Sadece önümüzdeki dönemin 'işkence-siz' olması yetmez; geçmiş dönemde resmi kişilerin işledikleri suçların hesabının da sorulması şart. İşkence ve kötü muamelenin bir daha geri gelmemek üzere sona ermesi için, yönetici konumundaki kişilerin, bu konularda müthiş hassas davranmaları gerekiyor. İçişleri bakanının elinde, soruşturma açma, sorumlu tutulanları soruşturma sonuçlanana kadar görevden alma gibi yetkiler bulunuyor. Konuyu araştırmak üzere müfettiş görevlendiren bakan Aksu, bu yetkilerinin bütününü çekinmeden kullanacağı mesajını açıkça vermelidir. Ak Parti, seçim kampanyası sırasında söz verdiklerini yapabileceği görüntüsü sebebiyle toplum tarafından iktidara taşındı. Pek çok insan, resmiyetin soğuk yüzü yerine Ak Parti'nin sivil yüzünü tercih ettiği için oyunu Ak Parti'ye verdi. Vaatler arasında "İşkence ve kötü muameleye son" da var, devlet karşısında âciz vatandaşı kamu görevlilerine ezdirmeme de... Ankara ve Serik olayları, bu sebeple, birer erken uyarı Ak Parti iktidarı için... İçişleri bakanı Abdülkadir Aksu insan haklarından yana davranmalı.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |