|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır, AB'ye uyum paketi üzerindeki çalışmalarını
tamamlama aşamasına getirdiğini belirterek, "İşkenceci, davası 15 yıl sürüncemede kalınca kurtulamayacak. İşkenceci, 50 yıl da geçse yargının karşısına çıkacağını bilecek" dedi.
Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır, Avrupa Birliği Kopenhag kriterlerine uyum paketini hazırlayan üç kişilik komisyon üyesi. Başbakan Yardımcıları Abdullatif Şener ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile çalışmalarını tamamlama aşamasına getiren Yalçınbayır, AB Genel Sekreterliği ile ortak çalıştığını söyledi. Yalçınbayır, işkence suçlarında zaman aşımını kaldıran madde ile Kürtçe eğitim için dilekçe veren öğrencilerin affına yönelik üniversite öğrencileri için disiplin affı getiren maddeleri bizzat kendisi pakete koydu. Avukatlığı sırasında yıllarca işkence mağdurlarıyla muhatap olduğunu, davalara girdiğini anlatan Yalçınbayır, bu konuya özel bir önem verdiğini anlattı: "İnsan işkence mağdurlarının hikayesini dinleyince, işkencecilere karşı hoşgörüsü kalmıyor. Birçok mağdurun avukatlığını yaptım. İşkence affı olamaz. Dava ve cezanın infazında zaman aşımı olamaz. İşkenceyle uğraşanların durumlarını biliyorum. Yapılan fiilleri de gördük. İşkence mağdurlarının çektikleri acıyı, bu acının bıraktığı kalıcı fiziksel ve psikolojik travmaları biliyoruz. İşkencecilerin, sokak ortasında vurulduklarını da gördük. Tüm bunların tekrarlanmasını istemiyoruz. O yüzden işkenceci, davası 15 yıl sürüncemede kalınca kurtulamayacak. İşkenceci, 50 yıl da geçse yargının karşısına çıkacağını bilecek." Yalçınbayır, yeni dönemdeki yasal çalışmaları "devletin işkence ortamını ortadan kaldırma ekseninde" yürüttüğünü açıkladı. İnsanları işkence yapmaya iten ortamın oluşmaması için yasalarda yeni düzenlemelere gidildiğini anlatan Yalçınbayır, "Temel görev devletin olacak. İşkence ortamı olmayacak. Bu da delilden sanığa gidilmesi suretiyle gerçekleştirilecek" dedi. KÜRTÇE DİLEKÇE SERBEST Yalçınbayır, üniveriste öğrencilerine getirilecek af konusunda ise, anadilde eğitim için dilekçe verdiği için okuldan uzaklaştırılanlardan yana tavır koydu. "Bana göre bu türden bir dilekçe veren cezalandırılmamalı. Yabancıların bile dilekçe verme hakları var" diyen Yalçınbayır, eyleme dökülmemiş hiç bir düşüncenin suç sayılmaması gerektiği ilkesinden hareket ettiğini de sözlerine ekledi. Üniversite öğrencilerine getirilecek disiplin affının başörtüsü affıyla ilgisi bulunmadığını da vurgulayan Yalçınbayır, "Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz, Türkiye'de var olan kanunlar var. Herkesin o kanunlara uyması lazım. Biz burada başörtüsü meselesini çözmüyoruz. Burada bir tartışma var. Ben ana dilde eğitim için dilekçe verenlerin, bu düşüncelerini eyleme dökmemeleri halinde cezalandırılmamaları gerektiğini düşünüyorum. Bir disiplin suçu nedeniyle ceza alan öğrenci af olunacak ama aynı suçu tekrar işlerse tekrar cezalandırılacak" şeklinde konuştu. 300 TANE LEYLA ZANA VAR Yalçınbayır, pakette yer alan yeniden yargılama hakkı konusunun hapiste bulunan Leyla Zana'ya endekslenmesinden de rahatsız. Konunun kişiselleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ertuğrul Yalçınbayır, bu haktan en az 300 kişinin yararlanacağına işaret etti. "ZENGİNLİĞİM BURSA'DAN GELİYOR" Başbakan Yardımcısı Yalçınbayır, kişiliğiyle ilgili soruları da cevapladı. Bir dönem, hem TKP'lilerin hem de Necmettin Erbakan'ın avukatlığını yapan Başbakan Yardımcısı, yeni dönemde de Kürtçe eğitim için dilekçe veren üniversite öğrencilerinin affını istiyor. Futbol antrenmanı ve çevre ödülü sahibi olduğunu anlatan Yalçınbayır, Anayasa Komisyonu başkanlığı döneminde birçok yasanın yapısını, özgürlük-lerden yana genişletti. Yalçınbayır, tüm bunları anlatırken, "Bu zengin kişiliğimi Bursa'nın ekonomik ve sosyal zengin-liğinden alıyorum" diye ekledi. Başbakan Yalçınbayır, yeni döneme ilişkin projelerini, özel zevklerini ve kamuoyunun bilmediği yönlerini Yeni Şafak'a anlattı. "Hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra Ali Arabacı ve Yahya Şimşek ile Hukuk Derneği kurduk ve işe başladık. Bu derneği kuran her üç kişi de çok iyi yerlerde" diyen Yalçınbayır, ömrü boyunca "özgürlük" için çalıştığını söyledi. Avukatlık mesleği sürecinde, Türkiye Barolar Birliği'ne üyeliğinde de bulunan, Bursa'da kurulan termik santralin faaliyete geçmesini engelleyen, yine Bursa'da genelevin kapanmasını sağlayan Yalçınbayır, kapatılan Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan ile 1987 yılında TKP'li yöneticiler Haydar Kutlu ile Nihat Sargın'ın savunmasını üstlendi. Ertuğrul Yalçınbayır, yaptığı hukuk çalışmalarıyla Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi tarafından "Yılın Hukukçusu Ödülü"ne, çevreye gösterdiği ilgiden dolayı da "Çevre Dostu Ödülü'ne layık görüldü. Babam kızınca futbolcu olmadım
"Babamın şiddetli itirazı nedeniyle futbolcu olmadım" diyen Ertuğrul Yalçınbayır, Bursa yıllarında amatör olarak futbolla hep içli dışlı olduğunu da anlattı. Futbol antrenörü olduğunu ve bir dönem iyi futbolcular yetiştirdiğini de gülümseyerek anlatan Yalçınbayır, ikiz torunları olduğunu
ve zaman
buldukça
Bursa'ya giderek torunlarıyla
ilgilendiğini anlattı.
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Ramazan| Arşiv Bilişim| Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |