|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İsrail Adalet Bakanı Meyr Şetrit, bir radyo konuşmasında Filistinlileri kastederek "Yapacaklarımız çok daha şiddetli olacak. Onlara dünyayı dar edeceğiz; ateşkes için yalvaracaklar" diyor. Denizden, karadan ve havadan bombardımanla bir gecede 30-40 Filistinli can veriyor. İsrail kabinesindeki tartışma medyaya yansıdı. Hükümetin aşırı sağcı ortağı Altyapı Bakanı Lieberman, "Filistinlilere merhamet dileyinceye kadar vurmalıyız." diyen Şaron'a, çok daha etkili bir yöntemi, savaşı 24 saat içinde durduracak bir planı öneriyor: "-Filistinlilere şu hususun bildirilmesini öneriyorum. Eğer 24 saat içinde terörist faaliyeti durdurmazsanız şu adımları atacağız: Sabah 8'de Judea, Samaria (Batı Şeria) ve Gazze'deki tüm ticari merkezleri bombalayacağız. Tabii ki bunu onlara önceden haber vereceğiz ki herkes evine çekilsin. Saat 12'de benzinliklerini bombalayacağız. Bunu önceden ilan etmiş olacağız tabii ki. Saat 2'de bütün bankaları bombalayacağız." Sözün burasında Dışişleri Bakanı Şimon Peres araya giriyor: "-Saat 6'da Lahey'deki Mahkeme'den davetiye alacaksın." Herkes yapılan işin ne anlama geldiğini gayet iyi biliyor: Bu bir savaş suçu. Bu bir katliam. Görüntüler korkunç. Sokaklarda kol gezen tanklar, yıkılmış evler, katledilen Filistinlilerin başında fotoğraf çektiren İsrail askerleri... Ve ağıt, ağıt, ağıt! Filistinli annelerin göz pınarları kurudu. Habere bakın: -İsrailli yerleşimci Filistin köyünü bastı, ikisi çocuk üç Filistinliyi katletti. Dişine kadar silahlandırılmış bir İsrail toplumu... Barış isteyenlerin seslerinin boğazlarına tıkıldığı bir savaş yönetimi... Herkes görüyor "Haçlı Seferi"ni başlatan Bay Bush görmüyor... Bu cinayet salgını, Bush'un izniyle başladı oysa... Bu kan gölünün ardında onun Şaron'a açtığı kredi var. Şu an Şaron, kendisini durduracak bir dünya gücü bulunmadığını düşünse haksız mıdır ve böyle bir Şaron hangi cinayete imza atmaz? Knessett'ten işkenceyi meşrulaştıran kanun çıkarmayı göze alan ve dünyadan hiçbir tepki görmeyen bir yönetim neyi göze almaz? Tarihteki Haçlı seferi'nde Kudüs'te kafataslarından tepe oluşturmuş Haçlılar... Hani Papa'nın özrüne sebep olan Haçlılar... Bush'un ilan ettiği "Haçlı Seferi" de Kudüs'te, ama bu defa İsrail'in kasap yönetiminin eliyle Filistinli cesetlerinden dağlar oluşturmaya aday. "Dili sürçtü" demişlerdi. Şaron dil sürçmesinden falan anlamıyor, o "Haçlı Seferi" anonsunu duyduğundan beri gece rüyasında hep Filistinli katlettiğini görüyor. Sorun bakalım kendi kendinize kim daha çok kasap? -Saddam mı, Şaron mu, Bush mu? Şaron daha kaç Filistinli öldürdüğünde Saddamlaşmış olacak acaba? Hükümet ortağı, Dışişleri Bakanı Şimon Peres'in bile "Lahey Adalet Divanı"na layık bulduğu Şaron'a "dur" diyen yok. "Dur" dense dinleyecek mi, o da ayrı bir mesele. Bu hadise, Filipinler'de, Yemen'de, Afganistan'da, Gürcistan'da ve yarın daha bilmem nerede dünya jandarmalığına soyunan-soyunacak olan Amerika'nın İsrail'in kanlı vahşeti söz konusu olduğunda nasıl suskun kaldığını ortaya koyuyor. Nasıl değerlendirmeli bu görüntüyü? -Amerika İsrail'i dizginleyecek güce sahip değil. -Amerika içindeki Yahudi lobisinin etkisiyle İsrail'e müdahale edemez. -Amerika, İsrail'in Ortadoğu'daki tüm eylemlerini onaylıyor. Çünkü İsrail, Amerikan çıkarlarının bölgedeki en etkin bekçisi durumunda... Hangisi doğru bunun? Ya da hangisi doğru olursa Amerika için yüz ağartıcı bir değerlendirme çıkar bunun içinden? ABD başkan Yardımcısı Dick Cheney bölgeyi ziyarete geliyor. Acaba Ramallah'ta hapiste tutulan, her gün sağına soluna bomba düşen Arafat'ı ziyaret edecek mi? Acaba tarümar edilen Filistin mahallelerine uğrayacak mı? Acaba Şaron'un elini sıkacak mı? Sıktıktan sonra eline kan bulaşıp bulaşmadığını kontrol edecek mi refleks olarak? Acaba yüzü kızaracak mı ABD'nin bu kanlı katile destek verdiğini düşünüp? -Hadi Irak'ı bombalayalım! Belki de böyle diyecek Ankara'ya gelip... İncirlik'e silah yığıyor Amerika ve İngiltere... Acaba Türkiye ne diyecek Cheney'e? -Saddam'dan önce Şaron'u indirsek iktidardan sayın Başkan. Bölge kan gölü ve bunun şu anda tek mimarı var, o da sayenizde Şaron... Şaron sizin raconuzu kesiyor bölgede... Bir terör devleti, bir eşkıya yönetimi kurdu ve sayenizde edindiği en vahşi silahlarla kan kusuyor kadınların, çocukların üzerine... İçi kan ağlıyor benim ülkemin insanlarının kardeş Filistin'de olan biteni görünce... Bunu diyecek mi Cheney'e? Dışişleri Bakanı Cem'in "yazılı açıklaması" ne kadar utangaç, ne kadar silik, ne kadar zevahiri kurtarma telaşı içinde ve ne kadar tarafsız!!! Dengeyi bulmuş sayın Bakan ateş kusanla can veren arasında!!! İsrail tanklarının Filistin sokaklarında küstahça dolaştırılıp, insanların evlerini başına yıkan, ambulansların üzerinden geçen cinayet aletleri olarak kullanıldığını seyreden Türkiye insanı, tam da bugünlerde İsrail'le tank anlaşması yapılması haberlerini nasıl izliyor acaba? Filistin'de dökülen kanda Amerika'nın çok net sorumluluğu vardır. İşte bunu yazıyorum. Şaron'la aynileşen Bush, "evrensel adalet" iddialarının da canına okumuştur. Amerikan Barışı (!), en önce Filistin'de kana bulanıyor. Hindistan'da barış yok, on gün içinde yüzlerce Müslümanın kanı aktı. Hani Amerika? Filipinler'de Amerika var ve gene Müslüman kanı akıtılıyor.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |