|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
"İfade Özgürlüğü Mağduriyetleri" sempozyumunda konuşan Ahmet Taşgetiren, "Eğer bir ülkede pek çok insan kendini mağdur hissediyorsa, o toplumu çevreleyen yapı içerisinde ciddi sorunlar var demektir" dedi.
Yeni Şafak gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, insanların haklarını savunanların mağdur edildiği bir ülkenin, özgürlüklerin kısıtlandığı bir ülke anlamına geldiğini ifade ederek, "Eğer bir ülkede pek çok insan kendisini mağduriyet içerisinde hissediyorsa, o toplumu çevreleyen yapı içerisinde ciddi sorunlar var demektir" dedi. Liberal Düşünce Topluluğu tarafından düzenlenen ve gazetemiz yazarı Mehmet Barlas'ın yönettiği, 'İfade Özgürlüğü Mağduriyetleri' sempozyumunun, 'Ayrımcılık ve İfade Özgürlüğü' oturumunda konuşan Taşgetiren, Türkiye'de toplumun tamamına eğemen olan ve kendisini önemseyen sistemin, toplumu kendi ölçülerine göre tanımlamak istediğini kaydetti. Sistemin tanımının dışına çıkanların adeda meşruiyet alanının dışına çıkmış gibi kabul gördüğünü hatırlatan Taşgetiren konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eğer yapılan kısıtlamalar 'hakların elinden alınması' şeklinde değerlendirildiği takdirde, suçlu konumuna düşmüş oluyorsunuz. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmiş oluyorsunuz. Sistem sizin islamlığınızı önemsiyor. Ancak eğer islamlık olacaksa onu da biz yaparız diyor. Bu ülkede Kominizm olacaksa, onu da biz yaparız diyor. Aslında Türkiye'de 312/2 kapsamına giren bir yönetim bicimi var. Asıl onun irdelenmesi lazım. Onun çözümlenmesi halinde, Türkiye bir barış yurdu haline gelir. Türkiye'de Kürdün Türkle, başörtülünün başörtüsüzle, kadının erkekle bir problemi yok. Bunlara rağmen, Türkiye'de islam ve Kürt meselesi bir problem. Nasıl çözeceksiniz bunları? 28 Şubat türü metodlarla bunları çözmeniz mümkün değil. 28 Şubat türü uygulamalar aslında 312/2'lik uygulamalardır. Toplumu sevgisiz ilişkiler içine iten yapı da bu yapıdır."
|
|
|
|
|
|
|