T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Başörtüsü yasağı: Nedir, ne değildir ve nasıl kalkar?

Ahmet Taşgetiren: "Türkiye başörtüsü yanlışından da dönecek. Kur'an orada durduğu, Kur'an'da tesettür ayetleri mevcut olduğu ve bu halk Müslümanlığı en temel değer olarak benimsediği sürece, bir gün, başörtüsü yasağı da kalkacak." ("Türkçe ezan ve başörtüsü yasağı", 7 Mart)

Taşgetiren, tesbitinde ve öngörüsünde haklı... Bu şartlar altında bu sonuç kaçınılmazdır... Bu yönde bir gelişmenin önünde bazı ilahiyatçıların desteğiyle yürütülen ve "başörtüsü"nün zorunlu olmadığını iddia eden "teolojik tez ve tartışmalar"ın hiçbir ağırlığı yoktur. Çünkü başörtüsü yasağının getirilmesi gibi, onu ortadan kaldıracak gelişmeler de teolojik tez ve tartışmalarla halledilemeyecek özelliktedir. Bu tez ve tartışmaların "ağırlığının olmaması", bu tez ve tartışmaların konuya ilişkin "hakikat"e işaret etmekten uzak veya çok uzak olmasından kaynaklanmıyor. (Benim konumum zaten konuya ilişkin bir "fetva" çıkarmaya uygun olmayan bir konum.) Başörtüsü yasağını kaldıracak gelişmeler, "teolojik" temelde bir gereksinim olarak değil, tamamen "seküler" zeminde gerçekleşecektir. Bu "seküler" zemin de "özgürlükler meselesi"nden hareket edecektir. Yasak gibi, yasağın kalkması da özgürlükler meselesinin altından ne derece kalkılabildiğine bağlıdır. Dolayısıyla, kendilerini Müslüman olarak tanımlayan kadınların bir bölümünün başörtüsündeki kararlılıklarının tanınmasının yolu, Müslüman kadınların başörtüsü takıp takmayacakları konusunda şu kadar yıldır süren "teolojik tartışmalar"dan geçmiyor. Bu çerçevede, devlet aygıtlarını kontrol eden kesimin "başörtüsü yasağı"na dayanak olarak "tesettür ayetleri"nin farklı yorumlarını öne sürmeleri tam bir düzlem kayması ve hatta gülünç girişimlerdir. Ama söz konusu insanların başörtüsünde ısrarları tabii ki "teolojik" temeldedir.

Taşgetiren, Müslümanlığı ve dolayısıyla başörtüsünü en temel değer olarak benimseyen "bu halk"tan söz ediyordu. Tartışmaya çalıştığımız konu itibariyle "bu halk"ın (kamuoyu araştırmalarının ortaya koyduğu gibi) ülkedeki halkın çok büyük bölümünü içine alması da önemli değildir. "Kur'an'daki tesettür ayetleri" halkın çok küçük bir bölümü tarafından başörtüsü lehine yorumlansa bile, başörtüsü yasağının kalkması icabederdi. Sonuç olarak, madem ki bir "cemiyet"te yaşıyoruz, başörtüsü yasağına karşı çıkmak, bir dini (bu din İslam da olmayabilirdi) emirleri ve yasaklarını dahil oldukları "cemaatler"in yorumları doğrultusunda benimsemiş insanların hak ve özgürlüklerini savunmakla eşanlamlıdır. Bu insanların ellerine kelepçe takmak ise, olsa olsa "seküler", ama insanoğlunun peşinden koştuğu en eski hak ve özgürlüğünü tanımak istemeyen "otoriter seküler" bir iktidara yakışır.

Bakın Türk Ceza Kanunu'nun 1987'de değişikliğe uğramış 175. maddesi "Din Hürriyeti Aleyhinde Cürümler" başlığı altında ne diyor:

"...veya bir kimseyi dini inançlarından veya mensup olduğu dinin emirlerini yerine getirmesinden veya yasaklarından kaçınmasından dolayı kınayan veya tezyif veya tahkir eden veya alaya alan kimseye altı aydan bir yıla kadar hapis ve beş bin liradan yirmibeş bin liraya kadar ağır para cezası verilir.

Üçüncü fıkrada (yani yukarıdaki fıkrada) yazılı suçların basın ve yayın yoluyla teşvik ve tahrik edilmesi halinde aynı ceza uygulanır."

Şimdi toparlayalım: İmam-hatip liseleri ve üniversite kapılarındaki öğrenciler, başörtüsü takmanın "mensup oldukları dinin" bir emri olduğunu, ve dinlerinin koyduğu "yasaklardan kaçınmak" için başörtüsü taktıklarını söylüyorlar. Söylüyorlar da, TCK'nın 175. maddesi ortada öylece dururken dinleyen kim!

YÖK, üniversite yönetimleri, Milli Eğitim Bakanlığı, mahkeme kararları, medya ve diğer kurumlar ve zevat ise şöyle diyor: Yüce dinimizde böyle bir emir yok; başörtüsünde direnmek laiklik karşıtı siyasi hareketin bir parçasıdır. Bu genç kızlar dinin yasağına uyacağız diye laik devletimizin yasaklarını çiğniyorlar... Demesine diyorlar ama, Taşgetiren'in dediği gibi, giderek daha da hızlanan özgürlük saati de onları dinlemiyor!


11 Mart 2002
Pazartesi
 
KÜRŞAD BUMİN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED