T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Bütün kanallar sizin olsun!..

Aslında, neden direniyoruz bilemiyorum.. Herhalde bu uğraş, yoksulluğa itilen, çağın gerisinde bırakılan ve horlanan kitleler için değil..

RTÜK Kanunu şimdiki gibi kabul edilse ve televizyon şirketlerinin gerçek sahipleri, "yasal sahip" olsalar, hayatımızda ne değişecek ki?

Açın bunların sahip oldukları kanalları..

Bu ekranlardaki Türkiye, durmadan göbek atmıyor mu?

Kültürü ve Türkçesi zayıf, ama cilvesi bol sunucuların eşliğinde, günün 7-8 saatinde el çırpıp, göbek atan kalabalıklar için mi uğraş veriyoruz yani?

Ya da, "battaniye" ile "cibinlik" arasındaki farkı bildiği zaman "Kültür ve Bilgi Yarışması"nda tur atlayanların derdi, sanki özgür ve bağımsız habercilik tarafından aydınlatılmak mı?

Bu televizyon kanallarında, bir tane Türk veya Dünya klasiğinin filimleştirildiğini, oyunlaştırıldığını gördünüz mü?

Ana haberlerinde 15 saniye Nazım Hikmet'e yer veren bu kanalların herhangi birinde, bir şiir ve edebiyat programı mı var?

Ben çok okuyan, çok izleyen ve her dakika "ders" çalışan bir gazeteciyim.

Ama hâlâ İngilizler'in BBC'sini (hem World, hem Prime) izleyince, kendimi yeniden okula gidermiş gibi hissediyorum.. Bir "ARTE", bir "T.V.5", bana bilginin ve tartışmanın sonsuz ufuklarını açıyor..

Ertuğrul Özkök, istediği kadar çalıştığı şirket için "Susma Hakkı"nı kullansın..

Ve bu arada itiraf etsin..

Kanal D'nin veya ATV'nin veya başka bir kanalın mülkiyetinin sahibi, yasalar tarafından da meşru kabul edilirse, özde ne değişecek?

Topluma haber, bilgi ve program olarak sunulan ürünler, sermayenin mi, halkın mı kalitesini yansıtıyor?

Gazetenin, radyonun, televizyonun bilinmediği bir çağda, Batı "Rönesans"ı yaptı..

Bugün hâlâ Bacon'ı, Montaigne'i, Voltaire'i veya Shakespeare'i, ilk günkü tazelikleri ile okumuyor muyuz?

Şu anda RTÜK Kanunu ile mülkiyetleri legalize edilmek istenilen televizyon kanalları, 16'ncı, 17'nci yüzyıl uygarlığından ileri bir "aydınlanma" veriyorlar mı Türk halkına?

Alın herşeyi.. Televizyonlar da, radyolar da, internet de, gazeteler de hepsi sizin olsun!..

Ama bu mülkiyetler, Türk toplumuna gerçekten araştırıcı, özgür, ileri ve aydınlık bir dünyanın penceresini mi açıyor?..

"Laiklik", sadece "Televole" midir?

Padua'nın, Modena'nın, Oksford'un üniversiteleri, Vatikan'a karşı laikliğin bayrağını açarlarken, bunu bir takım magandaların yönetiminde, halka göbek attırarak mı yaptılar?

Sahip olunan televizyon kanallarındaki sunucuları, bir "Kültür ve Bilgi Yarışması"na soksanıza..

Bu mudur "Türk Kültürü"ne layık görülen yayıncılık?..

Siz "Susma Hakkı"nı kullanabilirsiniz..

Kitle iletişim araçlarını ucuz ve kötü kullanarak, okurlarınıza ve izleyicilerinize de "Düşünmeme Hakkı"nı kullandırmıyor musunuz?

Alın.. Hepsi sizin olsun.. Zaten öyle..

Yarattığınız dünyadan mutlu musunuz?

ŞAKA

Sabret gönül!..

Önce Devlet Bahçeli konuştu..
-Ben Başbakan olmak için hazırım, dedi..
Sonra Mesut Yılmaz konuştu..
-Ben de Başbakan olmak için hazırım, dedi..
Herhalde bir gün Bülent Ecevit de, konuşacak..
-Ben de Başbakan olmaya hazırım, diyecek.

MAKUL ÇOĞUNLUK BÖYLE İSTİYOR

Bütün çiftler ayrılmalıdır!..

İlgi çekici bir tutku bu.. Bir dönemde, Hülya Avşar ile Kaya Çilingiroğlu'nu ayırmak için uğraşırdı "Makul Çoğunluk Medyası"..

Şimdi de, Kemal Derviş'in oğlu ile Yasemin Kozanoğlu'nun nişanını bozmak konusuna taktılar..

Herhalde ailelerin bozulması, birlikteliklerin sona erdirilmesi, özel bir haz veriyor bunlara..

Bir de Tayyip Erdoğan'ın yasaklanması..

Bir de, Melih Sipahioğlu ailesinin bütün fertlerinin birbirine girmesi.

Bir sürü büyük-boy tabloid, Türkiye'nin siyasetine, kültürüne, insan ilişkilerine, inançlarına ve herşeyine maydanoz olmuş durumda..

Bir yandan, muhafazakar ve mukaddesatçı kesimlerin yaşam tarzını ve siyasal tutumlarını eleştiriyorlar..

Bir yandan da "laik toplum"un haberlerini, "ihanet", "kazıklama" ve genel olarak "kural dışılık" çerçevesinde veriyorlar..

İşte ben buna, "Bilinçlilik" ve "Tutarlılık" derim..


24 Nisan 2002
Çarşamba
 
MEHMET BARLAS


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED