T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
İMF'nin bahanesi

İMF tarafından geçtiğimiz hafta sonunda yayınlanan bir raporda, TL'nin değerlenmesinden kaygı duyulduğunun açıklamasını şaşkınlıkla karşılamanız son derece doğaldır.

İMF, Ekim-2001 ayından bugüne TL'de % 20'den fazla değerlenme meydana geldiğini belirterek, bu durumun Türk ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatacağı ve ihracatı olumsuz yönde etkileyeceği tahmininde bulunuyor. İMF bununla kalmayıp, TL'deki değerlenmeyi Türkiye ekonomisi açısından önemli risk olarak kabul ediyor.

Öncelikle belirtilmesi gerekir ki İMF'nin söyledikleri doğrudur. TL'de son 6 aydaki % 40'ın üzerindeki reel değerlenmenin, ihracatı, GSYİH'yı ve istihdamı olumsuz yönde etkilemesi kaçınılmazdır. Okuyucularımız sürecin nasıl işlediğini önceki yazılarımızdan hatırlayacaklardır.

İMF'nin bu açıklamasından sonra, doğal olarak, Kemal Derviş'ten TL'deki aşırı değerlenmeyi azaltmak amacıyla dövizin fiyatını yükseltmesini beklenmesi gerekir. Eğer Kemal Derviş'in İMF'nin görüşlerinin dışında politika belirleme imkanına sahip olmadığına inanıyorsak, İMF'nin kaygı duyduğu bir konuda Kemal Derviş'in hareketsiz kalması düşünülemez.

Olağan beklenti bu olmakla birlikte, Kemal Derviş'in dövizin fiyatını artırıcı kur politikasına izin vereceğini tahmin etmiyorum. Esasında, İMF'nin TL'deki değerlenmeden kaygı duyduğu şeklindeki açıklamasında samimi olmadığını düşünüyorum. Bu açıklama, kaçınılmaz olarak gelecek yeni bir kriz sonrasında İMF'ye, 'ben söylemiştim, ama dinlemediler' diyebilme imkanı vermek amacıyla yapılmaktadır. Yani mukadder olan yeni bir kriz için İMF bahanesini şimdiden hazırlamaktadır.

İMF gerçekten TL'deki değerlenmenin ihracatı olumsuz yönde etkileyeceğini düşünüyor ve gerçekten kaygı duyuyorsa, hatalı uygulamayı düzelttirme imkanına sahiptir. Yapacağı şey çok basit: Kredi dilimlerinden birisinin serbest bırakılması şartlarının arasına dövizin fiyatının yükseltilmesi şartını koyacak.

Kemal Derviş'in veya hükümetin, İMF'den gelecek böyle bir talebe karşı koyma imkanlarının bulunmadığını çok iyi biliyoruz. Ya da, kurullara atanacak üyelerin isimlerine dahi müdahele eden İMF'nin böyle hayati ve makro ekonomik dengeleri olumsuz etkileme ihtimali bulunan bir konuda kayıtsız kalması düşünülemez.

İMF siyaset yapıyor

İMF tribünlere oynuyor. Yani İMF siyaset yapıyor. Dünya kamuoyuna karşı TL'nin değerlenmesinden kaygı duyduğunu söylüyor, diğer taraftan bu kaygısını ortadan kaldırmak için gerekli adımları atmıyor. Hatta çok büyük bir ihtimalle, perde gerisinde Kemal Derviş'e, 'bu söylediklerimi dikkate alma, sen bildiğini yap ve sakın dövizin fiyatını yükseltme' diye tembihte bulunuyordur.

Yukarıda anlatılanlardan çıkan sonuç şudur: İMF bilerek, Türkiye ekonomisini yeni bir krize götüreceğinin farkında olarak hatalı para ve kur politikasının sürdürülmesine göz yummaktadır. Tıpkı 2000 yılında uygulanan ve Şubat ayında patlak veren krizin sebebi olan para ve kur politikasında olduğu gibi. Tıpkı, 1994 krizinde olduğu gibi. Tıpkı, Rusya, Arjantin ve Uzakdoğu Asya krizinde olduğu gibi, Tıpkı İMF imzalı diğer krizlerde olduğu gibi.

Benzer bir yapıyı 2002 yılına ilişkin büyüme tahminlerinde de görüyoruz. İMF'nin en yetkili ağızları, % 3'lük büyüme hızının iyimser bir tahmin olduğunu ve gerçekleştirilmesinin son derece güç olduğunu belirtmelerine rağmen Kemal Derviş, büyüme hızı tahminini revize etmeyeceklerini açıklıyor.

Yarın İMF, uyarılarına rağmen Türk yetkililerin büyüme hızı konusunda aşırı iyimser tahminlerinde ısrar ettiklerini söyleyerek zeytinyağı gibi üste çıkmaya çalışacak.

İMF'nin uygulamalarının arkasında yatan mantığı anlamak mümkün. İMF, finansörü konumundaki ülkelerin, yani G-7 ülkelerinin çıkarlarını korumak için canla başla çalışmaktadır. Anlamakta güçlük çektiğim, Türkiye'nin ulusal çıkarlarını gözetmek ve kollamak görevi ve konumunda bulunan hükümetin İMF paralelinde hareket etmesidir.


24 Nisan 2002
Çarşamba
 
NURETTİN CANİKLİ


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED