|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Amerikalılar "Bizim ülkemizde darbe olmaz" derler... Basit bir sebep yüzünden doğrudur: Çünkü Washington'da Amerikan büyükelçiliği yok. Amerikan büyükelçiliği bulunan başkentlerde ise her an her şey olabilir... Geçen hafta (18 Nisan), Başkan Bush'un basın sözcüsü Ari Fleischer'e, "Biz her türlü askeri darbenin taş gibi karşısındayız" sözünü hatırlatan Beyaz Saray muhabirlerinden Russell Mokhiber şu soruyu sormadan edememiş: "Öyle diyorsun ama, ABD'nin demokratik yoldan iktidara gelmiş liderlere karşı düzenlediği darbelerin uzun bir tarihi bulunuyor. Guatemala'da Arbenz, İran'da Musaddık, Şili'de Allende, Kongo'da Lumumba bunlardan birkaçı. 'Biz taş gibi karşıyız' derken, 'Artık bizim yeni bir politikamız var' mı demek istedin?" Güzel soru, değil mi? "Verdiğin örnekler çok ilginç Russell; ancak epey eski. İran'dan söz ettiğinde 1954'e gitmiş oluyorsun; oysa Başkan Bush görevine 2001 yılında başladı. Hem unutma, Otto Reich ve Elliot Abrams gibiler sayesinde, Merkezi ve Orta Amerika'da epey değişimler yaşandı." Bu cümle ile başlayıp, "Tabii, bölgedeki askerlerle işbirliğimizin biçimi de değişti; şimdilerde hukukun üstünlüğü ilkesinin geçerli olmasına çaba gösteriyorlar" cümlesi ile devam eden uzun bir cevabı var Fleischer'in. Hiçbir yerinde "Biz darbelere karşıyız" sözünü tekrar etmeyen... Benim bu cümlelerde gözümü açan Otto Reich adı oldu. Geçen hafta uzun boylu görüşme fırsatı bulduğum Washington'u içinden yaşayan bir dostum, "Latin Amerika dendiğinde aklına ilk Otto Reich adı gelsin" uyarısında bulunmuştu da ondan. Bir süre Venezuela'da büyükelçi olarak ABD'yi temsil eden Reich'in son görevi ABD dışişleri bakanlığında Batı yarıküresinden sorumlu müsteşar yardımcılığı... Bir ara Mobil Oil firması adına 'lobicilik' yaptığı da biliniyor. Beyaz Saray sözcüsü Fleischer'in, "Sayelerinde Latin Amerika'nın yüzü de, bizimle ilişki tarzı da değişti" dediği iki kişiden biri işte bu adam... Bu kadar methedilen Reich hakkında, "Venezuela'da seçimle işbaşına gelmiş devlet başkanı Hugo Chavez'e karşı düzenlenen 48 saatlik askeri darbenin arkasındaki figür olduğundan kuşkulanılıyor" desem inanın lütfen... Darbecilerin iktidara taşıdığı Pedro Carmona'yı, Meclis'i fesh etme kararı aldığını öğrenir öğrenmez arayıp, "Bu yaptığın yanlış" diye uyaranın o olduğu biliniyor. "Venezuela'da darbe oldu" haberi Washington'a ulaşır ulaşmaz paniğe kapılan Kongre üyelerinin gönderdiği görevlilere, "Chavez'in yardımına Kübalılar koştu" ve "Chavez, devletin petrol şirketine karışmaya başladı; Colombiyalı gerillalara sığınak sağladı" türü saptırma bilgileri de veren oydu. Müsteşar yardımcılığı Kongre'den onay gerektiren bir koltuk; senatör ve milletvekillerinin onun gibi birine geçit vermeyeceği bilindiği için, Bush, Reich'i geçici kararnameyle atamayı tercih etti. Onu en iyi tanıyan gazetecilerden biri olan Jean-Guy Allard "Otto Reich imzası taşıyan darbe" başlıklı yazısına, "Parmak izleri her yerde" diyerek başlamış. İzler şunlar: Venezuela medyasını kullanarak yürütülen şerefsiz dezenformasyon kampanyası... Caracas'taki Küba büyükelçiliğinin kuşatılması... Başkan Chavez'in istifa ettiği ve Küba'dan sığınma istediği palavrası... "Bunların hepsi Otto Reich'in damgasını taşıyor" diyor... Allard yakından izlediği Amerikalı diplomat hakkında göz açıcı bilgiler veriyor: Küba'da doğan Otto Reich'in babası Avusturyalı imiş; daha üniversitede okurken CIA'ye intisap etmiş... Ronald Reagan döneminde Beyaz Saray'a girişi, kendisini CIA'den tanıyan Baba Bush sayesinde olmuş. Büyükelçi olarak Caracas'ta bulunduğu yıllarda (1986 sonrası) Venezuela istihbarat örgütünün CIA irtibatını güçlendirmiş. Son darbede de o ilişkiyi kullanmış. Bu arada, İran-Kontra Skandalı yüzünden Reagan tarafından görevden alınanlar arasında onun da bulunduğunu öğreniyoruz. Baba Bush Beyaz Saray'dan onu affederek ayrılmış... Bana, "Latin Amerika'yla ilgili dikkat edeceğin kişi Otto Reich" diyen dostumun ne kadar haklı olduğunun bir başka tanığı da, İngiliz Guardian gazetesinin New York muhabiri Ed Vulliamy. "Venezuela darbesi Bush ekibinin işi" başlıklı dört başı mamur değerlendirmesinde Vulliamy de aynı iki adın altını çiziyor: Otto Reich ve Elliot Abrams... Carmona darbesinin gerçekleştiği gün, Reich, Latin Amerika ülkeleri büyükelçilerini makamına çağırıp, "Venezuela'da demokratik süreç işliyor; Chavez istifa etti, bundan böyle başına geleceklerden kendisi sorumlu" demiş ve eklemiş: "ABD olarak Carmona hükümetini destekliyoruz." Yazısında kullandığı bilgileri Latin Amerikalı diplomatlarla konuşarak derlediğini bildiren Guardian muhabiri, Reich'in darbedeki rolünü vurguladıktan sonra, "Darbenin esas aktörü ise Abrams'tır" diyerek ikinci kişinin de hakkını teslim ediyor... Bush'un basın danışmanının "Politikalarımızı değiştiren adamlar" diye takdim ettiği ikinci kişi olan Elliot Abrams da sâbıkalı bir diplomat. Yıllar önce patlayan İran-Kontra Skandalı sırasında Kongre'ye yalan söylediği suçüstü yapıldığı için uzun süre yönetim dışı kalmıştı. Beyaz Saray sözcüsünün, "Darbelere karşı tavrımız değişti" sözüne güvence olarak verdiği iki adın 'darbe sâbıkası' sizi de ürkütüyor mu? Beni dehşete düşürüyor da...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |