T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Türkiye'de meclis kaç yaşında?

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) kuruluşu kutlamaları Türkiye'de Meclisin kaç yaşında olduğu sorusunu gündeme taşıyor. Herkesin bildiği gibi 23 Nisan 1920 tarihinde Ankara'da ilk Büyük Millet Meclisi açılmış olduğundan bu yıl 82. yıldönümü kutlanmıştır.

Türkiye'de halkın temsilcilerinin katılımıyla oluşan ve ülkenin yönetiminde, egemenliğin kullanılmasında etken olan bir Meclisin varlığı 1920'den çok daha önce ortaya çıkmıştır. Bunun için Türkiye'de Meclisin kaç yaşında olduğunu tartışacaksak ve bir Meclisin kuruluşunu başlangıç kabul edeceksek bunu 1920 'de değil 1877 yılında başlatmak gerekir. Bu nedenle Meclisimiz gerçekte 82 yaşında değil 125 yaşındadır.

Bu önerime hemen itirazların yükselmesi mümkün. Denecektir ki 1920 öncesindeki Meclisler Osmanlı Devleti dönemine aittirler; Osmanlı Devleti tarihe karıştığına göre kurumları da tarihe karışmıştır ve Cumhuriyetin hiçbir kurumu onun devamı değildir.

Bu savunma çok anlamsız ve gereksiz bir çabadan başka bir şey değil. Bugün herkes gayet iyi biliyor ki Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı Devletinin bir devamıdır. Kimi kurumları olduğu gibi, kimi kurumları bazı restorasyonlar geçirerek ve kimi kurumları da yeniden reorganize edilerek sürdürülmektedir. Mesela Danıştay'ın kuruluşu nereden başlatılıyor? Daha geçen günlerde kutlanan Emniyet Teşkilatı'nın kuruluşu hangi tarihten başlatılmaktadır? Anayasacılık 1921'de mi başlatılıyor? Siyasal Bilgiler Fakültesi, Harbiye, Tıbbiye gibi okulların kuruluş tarihleri hangileri? Listeyi uzatmak mümkün, ama gerek yok.

Önemli olan bir toplumda Meclisin doğması ve halkın yani yönetilenlerin temsilcilerinin siyasal iktidarın kullanılmasına temsilcileri aracılığıyla katılabilmeleridir. Bir toplum için en önemli ve anlamlı gelişme budur.

Klasik dönemde Meclis geleneği yoktu

Türkiye'de siyasal iktidarın kullanılmasında halkın temsilcilerinin etken olması geleneği yoktur. Osmanlılar temsili sistemden tamamen habersiz değillerdi; mahalle ve cemaat düzeyinde, loncalarda belirli bir temsili sistem işlemekteydi. Ama siyasal iktidarın kullanılmasında halkın temsilciler vasıtasıyla siyasal sürece katılmaları söz konusu değildi. Bundan dolayı da klasik dönemde bir Meclis geleneği ve uygulaması yoktu. Osmanlı Divan-ı Hümayunu elbette bir meclisti, ama üyeleri halkı değil idarenin muhtelif kurumlarını temsil ediyorlardı.

Demokratik gelişme için en önemli yenilik bir toplumda halkın Meclisler yoluyla siyasal sürece katılabilmeleridir. Bu yenilik Türkiye'de ilk defa 1876 Anayasasının getirdiği düzenleme ile 1877'de gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Türkiye'de yaşayan halk ilk defa Meclisle 1877 yılında tanışmıştır. 1920'deki Meclis bu süreçte bir aşamadır ve elbette ki önemlidir. Ama asla ilk değildir, bunun geçmişi ve öncesi vardır. Bunu görmezlikten gelmek gerçeği çarpıtmak olur.

İlk Meclisimiz olan Meclis-i Umumi'nin ilk toplantı tarihini TBMM'nin web sitesi 20 Mart 1877 olarak verirken konuyla ilgilenen tarihçiler 19 Mart 1877 tarihini göstermektedirler.

Meclis-i Umumi'nin halkın temsilcilerinden oluşan Meclis-i Mebusan kısmı uzun ömürlü olmamış ve şubat 1878'de süresiz dağıtılmıştır. Meclisin yeniden toplanması ancak 1908'in sonlarına doğru mümkün olmuştur. Fakat Meclisin sürekli olmayıp kesintilere uğraması onun kuruluş tarihini ve yaşını ortadan kaldıran bir durum değildir. Nitekim Cumhuriyet döneminde de Meclis zaman zaman kesintiye uğramıştır. Darbe dönemlerinde Meclis darbeciler tarafından dağıtılmış ve Meclissiz dönemler yaşanmıştır. Bu olağanüstü gelişme Meclisin kuruluşunu ve yaşını etkileyen bir durum değildir.

Ankara Meclisi İstanbul'un devamı değil mi?

Cumhuriyetin kuruluşu döneminde her bakımdan Osmanlı Devletinden kopma ve ayrı bir kimlik ve yapıda ortaya çıkma hedefi gözetilmiştir. Kurumsallaşabilmek için kısmen bunun gerekli olduğu söylenebilir. Ama bu yöntemin hala sürdürülmeye çalışılmasının hiçbir yararının olmadığı ortadadır. Cumhuriyet önemli bir dönemeçtir ama her şeyin sıfırdan başladığını iddia etmek asla makul değildir.

Ayrıca şunu da not etmeliyiz ki Ankara'da 23 nisanda toplanan TBMM'i İstanbul'daki Osmanlı Meclis-i Mebusan'ın devamı konumundadır. 1919 sonlarına doğru yapılan genel seçimlerle oluşmuş olan Meclisin, İstanbul'da çalışmalarını sürdürebilme imkanı kalmayınca, İstanbul'daki işgal kuvvetlerince Meclis basılıp üyelerin bir kısmı tutuklanıp Malta'ya sürülünce çalışmalarını tatil etmiştir. Bunun arkasından Ankara'da Meclisin toplanması fikri gelişmiştir. Ankara'da toplanan Meclise, yeniden seçilenlerin yanında İstanbul'dan kaçıp gelen çok sayıda milletvekili de katılmışlardır.

Türkiye'de Meclisin yaşının 82 olduğunu ileri sürmek tarihi gerçeklerle, toplumun ve kurumların devamlılığıyla, Meclis geleneğinin ilk teşekkül etmesiyle bağdaşabilen bir durum değildir. Ankara'da 23 Nisan 1920'de Meclisin toplanmasında Atatürk'ün büyük rolü ve payı vardır ama Atatürk Meclisi ilk kez kurmuş değil İstanbul'da çalışması imkansız hale gelen Meclisin Ankara'da toplanmasını ve bu meclis aracılığıyla Kurtuluş Savaşının yürütülmesini sağlamıştır.


25 Nisan 2002
Perşembe
 
DAVUT DURSUN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED