T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

T E L E V İ Z Y O N

Mazoşist miyiz, neyiz?

Yoksulluk ve haksızlıklardan bunalmanın getirdiği içgüdüsel bir tepki mi, yoksa doğuluların genindeki 'acıyı sevme' eğiliminden midir bilinmez, ama toplum, azarlayan sunucuyu, BBG'nin kavgacı çocuğunu, "iyi ve normal"e tercih ediyor...

Bağırıp çağırarak izleyicisini aşağılayan showman ve programcıları oturup program sonuna dek izleyen, kimi zaman da bu programlara telefonla katılarak milyonların gözü önünde hakarete varacak ifadelerle azarlanan vatandaşımızın, BBG evinin de en 'haşarı', 'kavgacı' ismine oy vermesi ve kötüyü iyiye tercih etmesi, şimdiye dek kafalarda yer eden "iyi ve kötü" tanımlarını değiştireceğe benziyor, en azından TV dünyasında...

Bunun, açlıktan, yoksulluktan, kötü yönetimden, haksızlık ve yolsuzluklardan bunalan vatandaşın içgüdüsel tepkisi mi, yoksa bütün Doğulular'ın genlerinde yeralan 'acıyı mutluluğa tercih etme' eğiliminden kaynaklanan bir mazoşizm mi olduğu bilinmez, bilinen tek şey, toplumun 'aşağılanmaktan' o kadar da utanmadığı... Ve görünen o ki bu yönelim sürdükçe, azarlayan programcılar, ekranda at koşturmaya uzun bir süre daha devam edecek...

Televizyon Çocuğu Okan Bayülgen kendisiyle yapılan bir röportajda, "Seyirciyi sevmiyorum ve onlara saygı duymuyorum" derken, taşralılardan da nefret ettiğini ve onları küçümsediğini söylüyor. İstanbullu ve eğitimli olması hasebiyle kendisinin üstün olduğunu, köyden şehre gelenlerin iki kitap okuyup kendisiyle yarışamayacağını da ekliyor. Röportajında bunları söyleyen Bayülgen, hoplayıp zıplayarak açtığı TV programı Zaga'nın başında, "Her an sizi yerin dibine batıracak hakaretlere hazırım ve bunu yaparım" dercesine açıyor gözlerini ekrana bakarak.

İlerleyen dakikalarda da uygulamaya geçiyor ve asıl enteresanlık da o zaman başlıyor. Programa telefonla katılanlara hakaret ettiği halde, telefondakiler karşılaştıkları muameleden bir haz alırmışçasına aşağılanmaya razı olduklarını gösteriyor. Mazoşist bir ilişki var sanki Bayülgen'le onu izleyenler arasında.

Araba da onda, para da...

Konuşmalarında ve yaptığı esprilerde her fırsatta çok zeki olduğunu ima etme gayreti içinde olan bir başka yıldız isim de Cem Yılmaz. O, ceplerinden 20 milyon lira aldığı ve sırtlarından deve yüküyle para kazandığı seyircisine vefasız değil. Onları küçümsemiyor. Saygı duyduğunu hatta önlerinde eğilebileceğini söylüyor.

Ancak sahneye çıktığında, aralarında doktorların, hukukçuların olduğu seyircilerine, "Siz okudunuz, kendinizi yetiştirdiniz de ne oldu? Altınızda bir araba var mı? Araba da bende, para da. Sizden kazandığımı çıtır çıtır yiyorum" diyebiliyor. Onu izleyen herkes de buna gülüyor. Bu da bir başka enteresan durum.

Türkiye onu niye seviyor?

Bağırıp çağırmanın, karşısındakileri aşağılamanın prim yaptığı bir başka platform da tartışma programları.

Bazı katılımcıların, karşı fikrin taraftarlarını kötülemek için ellerinden geleni yapmaları, kendilerinden başka herkesi, "Siz ne biliyorsunuz ki" tavırlarıyla küçümsemelerine rağmen yine de izleyici tarafından ilgi görmeleri ise, ayrı bir sosyolojik vaka.

Reha Muhtar ise, üzerinde uzun araştırmalar gerektiren başlı başına bir konu. O, haber bültenlerinde ve hazırladığı diğer programlarda canı istediği zaman, bağırabilir, içkili çıktığı programda konuğuna hakaret edebilir ve yine izlenir. Çünkü, "Türkiye onu seviyor"dur...

Kavgacıya prim

Ekrana geldiği ilk günden itibaren en fazla eleştiri alan, ama ratingi de en yüksek programlardan biri olan BBG'deki durum da farklı değil. Eğer birinciyi seçmek için yapılan oylamalar doğruysa, -bu konuda birçok söylenti çıktı, oylamaların kurgudan ibaret olduğu iddia edildi- oylama sonucu ortaya çıkan özdeşliklerin endişe verici bir boyutta olduğunu söylemek için sosyolog olmaya gerek yok.

İlk günden beri bu programı izleyip oylamaya katılanlar, her fırsatta etrafındakilere saldıran, histeri krizleri geçirenleri birinci seçti. Bu da sağlam bir toplum yapımızın olmadığını kanıtladı. Uzmanlardan oluşan bir heyet, BBG ve Zaga izleyicisi üzerinde bilimsel analizler yapsalar herhalde endişe verici sonuçlar çıkardı ortaya. Kimbilir belki de izleyiciler için ciddi bir terapi...


SEYRİ ŞAHANE Seyri Şahane
İsrail'e CNN Türk kıyağı
Havva Setenay İlhan: İsrail'in Filistin'de yaptığı katliamlara başlangıçta duyarlı refleksler gösteren medya yan çizmeye başladı. Ulusal kanalların üstü örtülü bir şekilde Yahudi propagandası yapan filmleri ardarda yayınladığı malumunuz. Artık bu propaganda açıktan açığa yapılmaya başladı. Bu kervana Filistin'de yaşananları duyuran CNN Türk de katıldı. Gündüz saatleri boyunca Şaron'un dünya Yahudileri'ne seslenişini yayınlayan CNN Türk, medya kanalıyla Yahudi çıkarlarına nasıl hizmet edileceğinin bir örneğini sergiledi adeta. Yahudiler'in tehlike altında olduğu ve İsrail dışında yaşayan Yahudiler'in güvenlikleri için anavatana dönmesini telkin eden Şaron'un, bu çağrısını gün boyu tekrarlayan CNN Türk'ün bu tavrı, kaygı vericiydi açıkçası. Binlerce Filistinli'nin öldürüldüğü ve evinin dümdüz edildiği ve bir dönemde bu çağrı isabetli doğrusu. Hazır Yahudi yerleşimciler için yeni alanlar açılmışken, İsrail'in ekonomisine, yatırımları ve dövizleriyle katkıda bulunacak yurtdışındaki Yahudiler'in İsrail'e dömesi ne güzel olur! Yine bir taşla iki kuş vuruyor İsrail. Yurt dışında yaşayan Yahudilerin saldırıya maruz kaldığını ileri sürerek, daha önce yapamadığı şeyi gerçekleştirmek istiyor. Sağolsun bizim TV'ler de İsrail'e medyatik desteğini esirgemiyor!

 
32. GÜN TÜRKİYE'NİN VEKİLLERİNİ TANITIYOR
32. Gün'de, Ankara Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin milletvekilleri üzerinde yaptığı bir araştırma var. Programda, TBMM'de yapılan kapsamlı anket sonuçları kamuoyuna ilk kez açıklanıyor. Canlı yayınlanacak programda, milletvekilleri, "Türkiye'nin kaderini belirlemede en çok hangi kurumların etkili olduğu", "Hangi yazarı okuyup, hangi aktörü beğendikleri" gibi soruları içeren ankete verdikleri yanıtlarla yaşamlarını anlatıyorlar.
Cnn Türk / 22.45

Savaşın anatomisi
TRT ekranlarında yayınlanan ve izleyenlerin beğeniyle takip ettiği, yarı belgesel dizi Kardeşler Takımı'nın bu bölümünde, Easy Bölüğü, 1944 Aralık'ında Bastognel'a gönderilir. Almanlar'ın tamamen kuşattığı bölgede yiyecekleri, ilaçları ve kışlık giysileri olmadan savaşmak zorundadırlar.
Delillerden seri katile...
Geçtiğimiz hafta yayınına başlanan İpucu'nda, bilim ve teknolojinin yardımıyla çözülmüş Adli Tıp dosyaları ekrana getiriliyor. İpucu'nun bu ikinci bölümünde, yıllar önce Kayseri'de işlenen seri cinayetler anlatılıyor. Kayseri kanal boyunda altı cinayet işleyen seri katil, Adli Tıp uzmanları ve cinayet masası dedektiflerinin deliller ışığında yürüttükleri çalışmalar sonunda yakalandı. Bu seri katilin öyküsü, programda. Ntv / 23.05
Ferdi, ölüm kıskacında Beşik Kertmesi'nde bu hafta, Ferdi'ye kötü bir oyun oynayan Elmas Mağden vicdan azabıyla onun yanına gidiyor ve birlikte yemek yiyorlar. Alkola dayanıksız olan Ferdi ile Elmas içince ortalığı birbirine katıyorlar. Elmas Mağden'in herkesten gizli tuttuğu erkek kardeşi, Elmas'ı TV'de beşik kertmesi ile görünce deliriyor. Ferdi'yi öldürmek için Almanya'dan Türkiye'ye kesin dönüş yapmaya karar veriyor. Star / 20.30
Miroğlu zor durumda Geçtiğimiz pazartesi günü atv kapalı olduğu için Deli Yürek'in yeni bölümü bugün ekranda. Dizide, işadamı Ziya Kayış'ın kızını Savaş Doğan'ın elinden kurtaran Yusuf, Savaş'ı bırakmak zorunda kalır. Fahri Baba'nın intikamını almak başka bir zamana kalmıştır. Şirket maddi güçlük çekmekte, Zeynep ise yüzükleri iade kararında ısrar etmektedir. Atv / 20.30
Yalanın Batsın'da ölüm şoku Başrollerinde Perihan Savaş ve Taner Ertürkler'in oynadığı Yalanın Batsın'da bu akşam, Buse'nin ölümü herkesi perişan eder. Herkes gözyaşları içinde görevini yapar, sahneye de Faruk K çıkar. Buse'nin öldüğüne inanamayan Tayyar saklandığı yerden çıkar ve oraya gelir. Çıkan kavgada Hırka Ana Tayyar'ı vurur. Kanal D / 23.15
25 Nisan 2002
Perşembe
 
Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED