T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

H A Y A T

Kadına özel bir sorun:
MYOMLAR

Myom, kadınların önemli bir kısmında rastlanan genelde iyi huylu oluşumlardır. Zamanında ve doğru tedavi ile hareket edildiğinde myomlar önemli bir problem oluşturmayacaktır.

Çoğu kadın kendinde myom olduğunu farketmeden ömrünü tamamlayabilir. Oysa ki myomlar doğurganlık çağındaki her 5 kadından birinde görülebilir. Günümüzde, ultrasonografinin yaygın kullanımı sonucu giderek daha çok farkına varılan myomları Esma Hatun Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sema OVALI'ya sorduk.

Myom nedir?

Myom, rahmin en sık rastlanan iyi huylu tümörüdür. Rahim dokusunun düz kas hücrelerinden kaynaklanır. Doğurgan çağdaki kadınların dörtte birinde görülür. Kadınlardaki östrojen hormonu sayesinde büyüyüp gelişir.

Myomun belirtileri nelerdir?

Myomlar genellikle belirti vermez. Çok büyük olanlar bile bazen belirti vermeyebilir. Myomların belirtileri yerleşme yerine, büyüklüklerine ve gebelik durumuna göre değişiklik gösterir.

Anormal kanama: Adet miktarında artma ve süresinde uzama yapabilir. Buna bağlı kansızlık (demir eksikliği anemisi) görülebilir.

Ağrı: Myom yapısının bozulmasına bağlı olarak bazen ağrı ortaya çıkar. Yavaş yavaş artan kasık ağrısı olabileceği gibi, akut bir ağrı şeklinde de belirti verebilir. Bazen de hastalar kramp tarzında ağrıdan yakınabilirler. Bel ve kasık ağrısı ve de kasıklarda dolgunluk hissi olabilir.

Bası belirtileri: İdrar kesesine bası yaparsa sık idrar hissi, kalın bağırsağa bası yaparsa kabızlık olabilir.

Karındaki belirtiler: Bazen hastayı doktora getiren neden karnın şişmesi veya büyümesi olabilir. Zayıf hastalar karnındaki şişliği kolay fark ederler.

Kısırlık: Myomlar bazen kısırlık nedeni de olabilmektedir.

Myom nasıl teşhis edilir?

Myomların teşhisi en iyi jinekolojik muayene ile konur. Bunun yanında ultrasonografi, laparoskopi, bilgisayarlı tomografi, magnetik rezonans görüntüleme, histerosalpingografi (rahim filmi), histeroskopi ve küretaj yardımcı teşhis yöntemleridir.

Myomlarda tedavi seçenekleri nelerdir?

Myomlarda tedavi myomun büyüklüğüne, belirtilere ve hastanın şikayetine bağlı olarak planlanır. Hiçbir şikayete neden olmayan küçük myomlarda tedavi gerekmez. Ancak tedavi edilmeyen hastalar 6 ayda bir izlenerek myomdaki büyüme takip edilmelidir. Myomun ilaçla tedavisi mümkün değildir. Ancak bazı ilaçlarla hastanın şikayetleri giderilebilir ve bir süre için myomun büyümesi engellenebilir. Eğer ilaçlar hastanın şikayetini geçiremiyorsa, kontrol altına alınamayan kanama veya ağrı varsa, kısırlık nedeni olarak görülüyorsa, myom ameliyatla alınmalıdır.

Myom ameliyatından sonra gebelik mümkün mü?

Eğer hasta artık çocuk doğurmak istemiyorsa 40 yaşından sonra en kesin tedavisi histerektomi yani rahmin alınmasıdır. Yaşı uygunsa ve çocuk doğurmak istiyorsa sadece myom çıkarılır. Rahime zarar vermeden sadece myomun çıkarılabildiği durumlarda gebelik mümkündür. Ancak sadece myomun çıkarılması her zaman mümkün olmaz. Myomun çıkarılıp çıkarılamayacağına ameliyat esnasında karar verilir.

GEBELİKTE MYOMUN ZARARLARI NELERDİR?

Küçük myomlar gebeliği etkilemeyebilir. Bunun yanında, myom varlığında düşük riski iki kat artmaktadır. Erken gebelik kanamaları olabilir. Myomlu gebede plasenta yerleşme anomalileri sık olur. Myomlar doğum yolunu tıkayarak doğumu engelleyebilir. Myomlu rahimlerde erken doğum, suların erken boşalması, bebekte pozisyon anomalisi, plesentanın erken ayrılması ve doğum sonu kanamaları riski artmaktadır. Myomla birlikte olan gebeliklerde sezeryan olma ihtimali fazladır. Sezeryan sırasında myomların alınması sakıncalıdır. Rahmin dışına doğru uzanan myomlar alınabilir.

Op. Dr. Sema Ovalı Esma Hatun Hastanesi

 
Doktorunuzla Başbaşa
Damarlardaki tehlike: HİPERTANSİYON

Kasık fıtığı organ çürütüyor
Yenidoğan bebeklerde görülen kasık fıtığının en kısa sürede tedavi edilmesi gerektiği, aksi takdirde barsak düğümlenmeleri, barsak ve yumurtalık çürümeleri ve daha ileri boyutta hayati tehlikeye sebep olabileceği belirtildi. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yunus Söylet, kasık fıtığı tedavisinde geç kalınması durumunda organ çürümelerine yol açabileceğini söyledi.
Sıcak hava böbrek taşı yapıyor
Çukurova Üniversitesi (Ç.Ü) Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Zeren, çok farklı nedenlerle oluşabilen böbrek ve idrar yolu taşlarının büyüklüğü ve yoğunluğuna göre şiddetli ağrılara yol açabildiğini söyledi. Zeren, sıcak havasının özellikle yaz dönemlerinde böbrek taşı hastaları için risk oluşturduğu gibi, yeni hastalara da zemin hazırladığını belirtti. Zeren, "Sıcak havada terleme ile su kaybedilmesi, idrarı azaltarak böbrek taşı oluşmasına yol açıyor. Ortayaş üzerindeki erkeklerde ise risk daha fazla oluyor. Yaz aylarında, riski azaltabilmek için günün büyük bölümünü kapalı ortamlarda geçirenler günde 3 litre, güneşli ortamlarda bulunanlar ise 4-5 litreden fazla su içmeli. Özellikle, nem oranı oldukça yüksek olan kentlerde böbrek taşı hastaları daha dikkatli olmalı" dedi.
Her 5 kadından biri panik atak
Kişiye kötü birşey olacağı veya sonunun geldiği, öleceği hissi veren panik atak, çarpıntı, terleme, titreme, sarsılma, boğulma, soluğun kesilmesi, bunaltı, karında ağrı gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Ayrıca, kontrolünü kaybedeceği korkusu, o esnada "yaşamım buraya kadarmış" duygusu, ölüm korkusu, ellerde, kollarda, bacaklarda, başta ve birçok yerde uyuşmalar, yanmalar, karıncalanmalar da panik atağın belirtileri arasında yer alıyor. Panik atak hastalarının yüzde 80'ini kadınların oluşturduğu belirtilirken, bu oran genel nüfusa oranlandığında her 5 kadından birinin panik atak hastası olduğunu ortaya çıkıyor.
25 Nisan 2002
Perşembe
 
Künye
Temsilcilikler
Reklam Tarifesi
Abone Formu
Mesaj Formu
Ana Sayfa | Gündem | Politika| Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon| Hayat| Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED