T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

S A Ğ L I K
Damarlardaki tehlike:
HİPERTANSİYON

Hipertansiyon; kan basıncının normal kabul edilen değerlerin üstünde olmasıdır. Normal değerler sistolik (büyük) tansiyon için 140, diyastolik (küçük) tansiyon için 85 mmHg'dır.

Hipertansiyon hastalarının yüzde 90'dan fazlasında sebep bilinmez. Tıpta bu tansiyona esansiyel hipertansiyon denilmektedir. Esansiyel hipertansiyon kalıtsal (ırsi) ve çevresel faktörlerin belli oranlarda bir araya gelmesi ile ortaya çıkar. Çalışmalar; anne, baba, teyze, amca, dayı, hala gibi akrabasında yüksek tansiyon olan kişilerin diğer insanlara göre daha sık ve daha erken bir yaşta yüksek tansiyon geliştiğini göstermiştir. Tuz yenmesi, şişmanlık ve stres gibi çevre faktörleri de hipertansiyon gelişimine ve mevcut hipertansiyonun daha da ağırlaşmasına yol açar. Hipertansiyonluların yüzde 10 kadarı da altta yatan bir hastalığa bağlı olarak oluşmaktadır. Bu hastalıkların en sık olanı böbrek hastalıklarıdır.

Hastanın kan basıncı yükselmesi uzunca bir süreç içinde gelişmişse hastanın hiç şikayeti olmayabilir. Hastaların büyük bir bölümünde sabah gelen enseden başlayan baş ağrısı, kulak çınlaması,baş dönmesi, bulantı, kusma, burun kanaması ve çarpıntı gibi şikayetler oluşmaktadır.

Hemen bütün ülkelerde yapılan tarama sonuçları, erişkin popülasyonun yüzde 15-25 kadarında kan basıncının yüksek olduğunu göstermiştir. Hipertansiyonun görülme sıklığı yaşla birlikte artar. 50 yaşına kadar erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür. 50 yaşından sonra ise oran kadınlarda daha fazladır.

Tedavide; diyet yapılması (tuz kısıtlaması, kilo almayı engelleyici ve kilo vermeyi kolaylaştırıcı rejimler), sigaranın bırakılması, egzersiz yapılması ve ilaç kullanılması gibi işlemler yapılmaktadır. Tansiyonun kontrol altına alınması kalp, böbrek, göz, beyin gibi organlarda hasar oluşumunu engellemekte ve ölüm riskini azaltmaktadır.

Yüksek tansiyon hastaları kan basınçlarını düzenli aralıklarla kontrol ettirmelidirler, diyet ve tedaviye sıkı şekilde uymalı ve düzenli aralıklarla (altı ay - bir yıl) doktor kontrolünden geçmeyi ihmal etmemelidir (hedef organ hasarı yönünden).

Kan basıncı ölçümü doğru yapabilecek deneyim ve bilgiye sahip kişilerce yapılmalıdır. Kan basıcını ölçerken, tansiyonu ölçülecek hasta birkaç dakika oturup dinlenmelidir. Fiziksel yorgunluk; örneğin koşma ve hızlı yürüme ve stres; ani üzüntü ve korkuyu takiben hemen kan basıncı ölçülmemelidir. Kan basıncının ölçümünden bir saat önce çay, kahve gibi içecek alınmamış olması, son onbeş dakika içinde sigara içilmemiş olması gerekir. İlk ölçümlerinde tansiyonları yüksek çıkan pek çok kimse ikinci ve üçüncü ölçümlerde normal sonuçlar verebilirler. O yüzden tek kan basıncı ölçümüyle yetinmemelidir. Hasta rahat ve telaşsız bir ortamda bulunmalı, çok sıcak ya da soğuğa maruz kalmamalıdır.


25 Nisan 2002
Perşembe
 
Uzm. Dr.
Ali Sait TURGUT


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED