|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
WASHINGTON- Amerikalılar Türkiye'den gelen konuklarına olağanüstü nâzik davranıyorlar. Bir 'dost' diplomat, "Aksi düşünülemezdi" dedi. Müzakerelerde dile getirilmesi beklenen dikenli konulardan bahis bile açılmıyor. Bülent Ecevit'in görüştüğü ABD başkan yardımcısı Dick Cheney, konu kendiliğinden açılmasa Kıbrıs'la ilgili iki çift lâf etmeyecekti... Dışişleri bakan yardımcısı Marc Grossman ile görüşmede Irak konusunu açan da Ecevit oldu... Beyaz Saray'da gerçekleşecek George W. Bush - Bülent Ecevit görüşmesi öncesinde, dişli konuların masaya konulacağı beklentisi içerisinde Washington'a gelen Türk heyeti, dişe dokunur somut bir teklifle karşılaşılmadığı için epeyi şaşkın görünüyordu. Beyaz Saray'daki görüşme de böyle giderse, "Bunca sorunla cebelleşirken biz buraya neden geldik?" sorusu daha yüksek sesle sorulmaya başlanacaktır. Oysa, Irak ve Kıbrıs gibi sorunlar için, Türkiye başbakanını ayağına kadar getirmesi gerekmezdi ABD'nin. Afganistan'a yönelik operasyonda, Türkiye, kendisinden istenmeden asker gönderme kararı çıkartarak gönlünün nerede yattığını dışa vurmuş oldu. Operasyonu yöneten Anglo-Sakson ittifakı ve Afganistan'daki yeni yönetim Türkiye'nin bundan sonraki gelişmelerde de fiili rol almasını istemiyor; buna rağmen, "Afganistan ordusunu modernize etmek" gibi, "Afganistan'ın imarına katkıda bulunmak" gibi projeleri Türkiye hazırlıyor... Irak'a girmeye karar verdiğinde, başlangıçta mızmızlık etse bile, Türkiye'nin operasyona katılacağına Washington emin. Ne yapılacağına henüz kendisi karar vermiş değilken, Bush yönetimi, Irak konusunda ikna etmek için Ecevit'i ayağına kadar neden çağırsın? Görüşmelerde Irak konusu, bu yüzden, fazla ön plana çıkmıyor işte... Benzer bir durum Kıbrıs için de söz konusu. Beyaz Saray arşivi, bugüne kadar ziyaretçi olarak kabul ettiği Türk devlet adamlarına Kıbrıs konusunda söylenenler ve alınan cevaplarla dolu. Buna rağmen, bunca yılda, tek adımlık bir gelişme kaydedilmediğinin farkında Amerikalılar. Kıbrıs sorununun bugünden yarına çözülemeyeceğini iyi biliyorlar. Kıbrıs'ta kalıcı bir çözümün nasıl bir süreç gerektirdiği de Amerikalılarca mâlum. Böyle bir ortamda, Kıbrıs'ı müzakere masasına getirmenin akıllı işi olmayacağı belli değil mi? Türkiye başbakanı, Washington'a, çözümü kolay görünmeyen konularda kolu bükülmek veya zaten gönüllü yazılacağı operasyonlarda yardımı istenmek için çağrılmadı. Kıbrıs ve Irak'la ilgili beklentiler kayıtlara geçirilse bile, Amerikalılar, Türkiye'den daha önemli bir beklenti içerisindeler; bu ziyarette, her düzeyden Amerikalı yetkili, Ecevit'e, bu beklentiyi ifade edip durdu. Türkiye, korkularla yönlendirilen ve kendini aldatmayı kolayca beceren bir sisteme sahip olduğu için, 11 Eylül uğursuz eylemlerinin yol açtığı sürece yanlış teşhis koymakta gecikmedi. Kendi korkularının global boyuta taşınacağı ve yöntemlerinin ABD tarafından da benimseneceği beklentisi içerisine girdi. Doğrusunu söylemek gerekirse, ABD de, ilk günlerde, o beklentiler istikametinde sinyaller vermekteydi. Ancak, aradan geçen dört ayda, Washington, yavaş yavaş kendine geliyor. İlk yanlışlarına yenilerini eklemekten uzak durduğu gibi, maceralara girişmekte de acele etmiyor. Irak konusunda sergilediği tereddüdün ardında ihtiyat var. Geçtiğimiz günlerde ülkemizi ziyaret eden Demokrat Parti'den başkan yardımcısı adayı Senatör Lieberman'ın, Ecevit'in Washington'a ayak bastığı saatlerde yaptığı açıklama göz açıcı. Türkiye'nin önemine dikkat çeken Lieberman, "Dünyayı dinsel bir demirperde tehlikesinden sakındırmak gerektiğini" dile getirmiş. 'Dinsel demirperde' ilginç ve bugüne kadar pek kullanılmamış bir deyim. Türkiye'yi, kendi dar özgürlük anlayışıyla bir 'model' olarak sunma girişimine karşı, en beklenmedik bir ağızdan yükselen bir itiraz bu ve galiba Bush Beyaz Sarayı'nın Türkiye'den umduğuyla da örtüşüyor. Ecevit'e, her görüştüğü kişi, "Radikalliğin karşısında demokrat bir İslâm ülkesi olun" mesajını bundan dolayı veriyor... Türk heyetinin dağarcığındaki konular, ne yalan söyleyelim, bu büyük mesaj karşısında kıytırık kalıyor.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |