|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Komik adama özlemle
Filmleri televizyonlarda onlarca kez yayınlanmasına rağmen rating sıralamasında hâlâ ilk ona giren Kemal Sunal'ın küçüklüğündeki korkularından, büyük yaştaki ketum yalnızlığına kadar hakkında bugüne kadar pek az kişinin bildiği sırları ortaya çıkaracak belgesel önümüzdeki günlerde tamamlanıyor. Ailesinin isteği üzerine, Birleşik Heyecanlar Yapım'a çektirilen belgeseli Cüneyt Özdemir ve Nihat Özcan'ın, başında bulunduğu tecrübeli belgeselcilerden oluşan bir ekip hazırlıyor. Belgeselin editörlüğünü ve seslendirmesini yapan Cüneyt Özdemir, ciddi bir ekiple çalıştıklarını ve bu belgeselin diğerlerinden farklı bir duruşu olacağını söylüyor. Belgeseli diğerlerinden ayıran özelliğiyse, ilk defa Sunal'ın ailesi ve çevresinin gönüllü olarak konuşmayı kabul etmiş olmaları. Yani gıyabında yapılmış, dışarıdan bakan bir çalışma olmaması... Yeşilçam'ın fotoğrafı da çekiliyor Yaptıkları çalışmanın yalnızca Sunal'ı öven bir belgesel olmadığını, filmleri ve kendisi hakkında çıkan eleştirilerle birlikte sanatçının anlaşılmasını istediklerini belirtiyor Özdemir ve Sunal'la birlikte çevresindeki pek çok konuya da değindiklerini anlatıyor. "Biz bir komik adamın değil, komedi oynayan bir sinema sanatçısının belgeselini yapmaya çalışıyoruz. Bir Kemal Sunal fotoğrafı çekiyoruz. Fotoğraf karesinin ortasında duran bir sinema emekçisi, etrafında da bir dönemin Yeşilçam'ı, tiyatro dünyası ve İstanbul'u var." Kapalı bir hayatı olan Sunal'ın bu yalnızlığının sinemaya da yansıdığını ifade eden Özdemir, işin içine girdikçe Yeşilçam'ın düzenini ve adı konulmamış kurallarını da gördüklerini söylüyor. "İlk başta kendimize sorduğumuz sorular vardı. Acaba bu adam niye yalnız kalmıştı? Bir döneme kadar ünlü starlarla oynamış, ancak yalnız kalmış. Sonra gördük ki, Yeşilçam'ın adı konulmamış kuralları nedeniyle 9 yıl sinemadan uzaklaşmış." Ekip ruhu önemli Ekip çalışmasına saygısından dolayı Kemal Sunal Belgeseli'nin bir Cüneyt Özdemir veya Nihat Özcan belgeseli olmadığını vurgulayan Özdemir, tanımı da kendi yapıyor: "Nihat Özcan'ın yapım ve yönetmenliğini üstlendiği, Cüneyt Özdemir'in editöryal katkıda bulunduğu ve seslendirdiği, Soner, Serhat, Tannur, Funda'dan oluşan alt grubun kotardığı ve geliştirdiği bir belgesel." 50'şer dakikalık 4 bölümden oluşan belgeselin genel çatısının bittiğini ve önümüzdeki günlerde tamamlanıp Sunal ailesine teslim edileceğini kaydeden Özdemir, sanatçının ailesinin çalışmaları olduğunu ve bir TV'de yayınlanıp yayınlanmamasına onların karar vereceğini söylüyor. YENİ BELGESELLER YOLDA Cüneyt Özdemir, CNN Türk'ten ayrılıp işsiz kaldığı dönemde iki belgesel çekmiş. Biri, tamamen kendisinin çektiği, 'Herkesin, Babasını Anlatacak Bir Hikayesi Var' adını taşıyor. Kıbrıs gazisi ve emekli bir asker olan babasıyla Kıbrıs'a giden Özdemir, bir asker olan babasının savaşta yaşadıklarını anlatmış belgeselde. Bir diğeri ise, 'Festival' adında ilginç bir çalışma. Bugünlerde iki belgeselle festivallere katılıyor Özdemir. Bunların dışında, TRT için çekilecek 'Picasso'nun Doğu Seferi' diye bir belgesel hazırlığı var. Ancak, CNN Türk'e başlayınca bu proje askıya alınmış. Ayrıca henüz proje aşamasında olan Akdeniz Kültürü ve Futbol Belgeseli de var.
Ufuk açıcı 'din' konuşmalarıSelman Kuzu ve Rıdvan Kızıltepe'nin sunduğu Ufuk Ötesi'ne bu hafta Prof. Dr. Hayrettin Karaman konuk oluyor. Programda, Türkiye'nin Arjantin olmamasının nedenleri, nikah ve boşanmanın temellerinin nelere dayandığı, dini, yaşama ve anlatma hakkının neler olduğu ve müslümanların, örnek insan olma yolunda üzerine düşen görevlerin neler olduğu gibi sorulara cevap aranıyor. Stv / 23.00
SEYRİ ŞAHANE
Talk show için taklit yetmiyor Kanal 6'da Orhan Uğuroğlu'nun hazırlayıp sunduğu Söz Hakkı'nda önceki akşam Mansur El Sabah vardı. Ünlü siyasetçiler, bilim adamları ve televizyoncuların taklitlerini yapan sanatçı, özellikle Necmettin Erbakan, Yaşar Nuri Öztürk ve Hüseyin Hatemi'nin taklidinde oldukça başarılıydı, hatta "mükemmeldi" bile diyebiliriz... Mansur El Sabah'ı Alem FM'deki programından tanıyoruz. Orada da oldukça başarılı bir performans çiziyor. Aynı Mansur El Sabah geçtiğimiz yıl da Kanal 7'de ismiyle müsemma bir talk show programı yapmış ancak, yeteri kadar rating alamadığı için başarısız olmuş ve programı yayından çekilmişti. Demek ki, her başarılı radyocu veya taklitçi, televizyonda başarılı olamayabiliyor. Bir başka deyişle, televizyonda talk show yapmak için radyoda başarılı olmak veya iyi ünlü taklidi yapabilmek yetmiyor.
|
|
|
|
|
|
|
|