|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Uzun soluklu bir sevdanın masalı
Erol Evgin'in sunduğu Bir Sevda Masalı, Star'da ekranlara gelmeye devam ediyor. Ekran yolculuğuna Kanal D'de başlayan Bir Sevda Masalı, Kanal D Genel Müdürü Faruk Bayhan'ın Star'a transfer olmasıyla, Kanal D bünyesindeki pekçok program gibi Star'a geçmişti. Beğeniyle izlenen bu programda imzası bulunan Erol Evgin, pekçok ünlü ismin evlilik öyküsünü ekrana taşıyor ve onların hiç bilinmeyen yönleriyle birlikte aile hayatını tanıtıyor izleyenlere... Magazin bültenlerinin prime time saatleri de dahil olmak üzere tüm gün boyunca ekranları kaplayışına ve farklı yapımlara hayat hakkı tanınmayışına karşın farklı bir magazin anlayışını benimseyerek başarılı olan Bir Sevda Masalı, bir anlamda magazinin Televole stilinden farklı olarak da kotarılıp başarılı olabileceğini kanıtlıyor... Bir Sevda Masalı'nın bu haftaki konukları, gazetemiz yazarlarından Mehmet Barlas ve Canan Barlas. Mehmet Barlas programda, eşi Canan Barlas'la tanışma öykülerini, iki gün sonra sahur vaktinde annesinden nasıl istediğini anlatırken, Canan Barlas da 35 yıllık evlilikleri süresince mesleki yaşamda karşılaştıkları güçlüklerden, birbirleriyle olan mesleki rekabet ve dayanışma dönemlerinden söz ediyor. Çiftin çocukları Cemil ve Ela Barlas'ın da anne-babaları hakkındaki görüşlerine yer verilecek olan programda, Barlas'ların meslektaşları ve dostları Can Ataklı da programa katılarak özel dostluklarından ve meslek yaşamlarından söz ediyor. Klasik Türk Müziği hayranı da olan Mehmet ve Canan Barlas için Erol Evgin, "Duydum ki Unutmuşsun Gözlerimin Rengini" adlı şarkıyı seslendirirken, Barlaslar da melodiye eşlik ediyor. Bu keyifli sohbet programı, yine Erol Evgin'in söylediği "Kalamış" adlı şarkıyla sona eriyor. Star / 11.30
"Tefsir" hakkında bilinmeyen herşey
Rolling Stones dinler misiniz?
SEYRİ ŞAHANE
"Keşke'lerle dolu bir seyir... Yine Havva Setenay ilhan'da söz sırası: "Onca yerli dizi çekilmesine ve yeni yerli yapımlara start verilmesine rağmen ülkemizdeki bayan izleyicilerin ezici çoğunluğu Maria Mercedes ile Vahşi Güzel adlı dizilere kilitlenmiş durumda. Bu dizilerde sık sık boy gösteren çöplükten çıkıp lüks bir konağa yerleşmiş dişli ve aynı zamanda bahtsız kadın kahramanların öyküsü, yoksulluğa artık tahümmülü olmayan ve ezilen kadınlarımızı- uç bir örnek de olsa- teselli etse gerek, kadınlarımız yıllardır bu dizilerden bıkmadı. Fakat keşke gerçek hayatta da 'yoksul' ve 'zengin' arasındaki ayrım pembe dizilerde olduğu gibi çok kolay yapılabilse. Gerçek dünyadaki yoksulluk da, pembe dizi kahramanlarının üzerindeki kıyafeti değiştirmesi gibi sona erse keşke. Ne yazık ki asıl yoksulluk teknolojiye hakim olamamak, anti-demokratik uygulamalara, şiddete maruz kalmak, iyi bir eğitimden mahrum bulunmak ve ucuz işçi olmak. Yoksa sorunlar pembe dizilerdeki gibi ak-siyah olarak kolaylıkla ayrıştırılabilecek cinsten olsaydı, yaşam çok daha kolay olurdu..."
|
|
|
|
|
|
|
|