|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
İki hafta önce, değerli sanatçı Erol Evgin, eşim Canan Barlas'ı ve beni "Bir Sevda Masalı" adlı programında, "Star"da konuk etti.. Programın konusu, "mutlu evlilikler" ya..
Bilirsiniz ki, doğum günü pastanızın üzerindeki mumlar bir orman yangınına benzeyince, yaşlanmaya başladığınızı anlarsınız ya.. Evlilikte de yıllar çoğalınca, işte öyle birşey olur.. Nikah tarihinizi, çocukların doğum günlerini karıştırırsınız.. Erol Evgin, bana birden evlenme tarihimizi sorunca, öyle şaşırdım.. Birden afalladım..
-Ben nikah tarihimi hatırlamıyorum.. Ama "27 Mayıs 1960"ı, "12 Mart 1971"i, "12 Eylül 1980"i, "28 Şubat 1997"yi bir solukta sıralayabiliyorum.. Acaba ben, askeri müdahalelerle mi hayat arkadaşlığı yaptım aslında? Evet.. Sözün nereye geleceğini tahmin etmişsinizdir.. Bugün "28 Şubat 1997 Post-Modern Askeri Müdahalesi"nin 5'inci yıldönümü.. Hepimizin, bu mutlu yıldönümünüzü kutluyorum.. Bir askeri darbenin yıldönümünde, olayı yorumlamanın çeşitli yöntemleri var.. "28 Şubat"tan sonra, bazı "sivil yorumcular", kendilerince bir tasnif yaptılar.. Bunlar dediler ki.. -İki çeşit askeri darbe vardır.. Birinci çeşit askeri darbeler kötüdür.. Çünkü bunlar Kemalist darbe değildir.. Bu açıdan 27 Mayıs ve 28 Şubat darbeleri iyi darbelerdir.. Kemalist doğrultuda yapılmışlardır.. 12 Mart ve 12 Eylül ise kötü darbelerdir.. Bu mantıktan hareket ederek, dünyadaki diğer askeri darbeleri değerlendirmeye çalıştım.. Ve pek başaramadım.. Acaba Şili'deki Pinoşe'nin veya Arjantin'deki Goltieri'nin darbesi veya Kaddafi'nin Libya'daki, Kasım'ın Irak'taki, Esad'ın Suriye'deki darbeleri iyi miydi? Acaba Sudan'ın darbecisi Numeyri, Kemalist miydi? Kore'nin Park Çung Hee'sinin ideolojisi neydi? Endonezyalı Suharto, hangi inançla yapmıştı darbesini?.. 3'üncü Cumhuriyet Fransa'sını bir darbe ile sona erdirmeye teşebbüs eden General Boulanger, İspanya'nın General Franco'su, Portekiz'in Salazar'ı, iyi mi, kötü mü darbeciydiler?.. Aslında Pakistan'ın darbeci generali Pervez Müşerref, herhalde iyi bir darbeci ki, şimdi Amerika onu tutuyor.. Bizim, bazılarınca "iyi" olarak kabul edilen "28 Şubat"ımızdan bugüne ne kaldı dersiniz? Bir sürü, boşaltılmış banka davası.. Bu bankaların yönetim kurullarında görev almış emekli generaller.. Ve müthiş bir ekonomik iflas.. "İyi niyetli" görevliler, 28 Şubat'ta, "Biz durumdan vazife çıkarttık" demişlerdi.. Sonra öğrendik ki, bazıları da durumdan yolsuzluk çıkarttılar, hukuksuzluk çıkarttılar.. Ve sonunda İMF'nin ipoteğini kabul ettik.. Neyse.. Bu yıldönümü hepimize, Ortadoğu ve Balkanlar'a hayırlı olsun.. 28 Şubat, o dönemin siyasi yöneticileri ile sapasağlam ayakta.. Ecevit kadar dinç, Mesut Yılmaz kadar güvenilir.. Hâlâ karar veremediğim konular var yine de.. Acaba Saddam Hüseyin iyi bir darbeci miydi? Neden İngilizler'den, Amerikalılar'dan hiç iyi veya kötü darbeci general çıkmaz? Acaba Cromwell, (1599-1658) iyi darbeci miydi?
ŞAKA
Tarihi yanılgı..
Yeni DYP'li Agah Oktay Güner, Başbakan Ecevit'e sormuş, -Karen Fogg'u sınır dışı etmek için neyi bekliyorsunuz, demiş.. Güner, ANAP'tayken ve takvimler 28 Şubat 1997'yi gösterirken, şimdiki lideri Tansu Çiller'in durumu, Karen Fogg'un bugünkü durumundan daha kötüydü.. Bu Agah Oktay Güner, neden MHP'ye katılmadı ki?
HABER HABERDİR
Allah İlhan Selçuk'a sabır versin!.
Akıl var, mantık var.. İlhan Selçuk'la Devlet Bahçeli, bir olup, cephe oluşturabilirler mi? Ama bir "Buluştular" haberi, nice öfkelerin seslendirilmesine neden oldu.. Hep tekrarladığımız hikaye var ya.. İngiltere'de bir delikanlı ile sevgilisi, başbaşa kalabilecekleri yer bulamayınca, yolda park etmiş bir kamyonun altına girmişler.. Birden bir düdük sesi ile kendilerine gelmişler.. Delikanlı başını kaldırmış, tepelerinde bir polisin, ağzında düdükle durduğunu görmüş.. Polis sormuş.. -Ne yapıyorsun burada, sokakta?.. Delikanlı ne yapsın, bir şeyler uydurmuş, -Kamyonu tamir ediyorum, demiş.. Polis daha da öfkeli konuşmuş.. -Şu anda üç tane yalan söyledin.. Kamyon tamir edilirken ceket çıkartılır, sen pantolon çıkartmışsın.. Kamyon tamir edilirken sırt-üstü yatılır, sen yüzüstü yatıyorsun.. Üçüncüsü de, kamyonun gideli bir saat oldu.. İlhan Selçuk da, kendisi hakkındaki üç haberi, "üç yalan" olarak nitelemiş dünkü Cumhuriyet'te.. -Hürriyet'e bir ayda üç kez manşet oldum.. Birincisinde ihbarcı dediler, ikincisinde parti lideri oluyor dediler, üçüncüsünde de MHP ile Kuvayi Milliye ittifakı kuruyor dediler.. Üçü de doğru değil.. Ama hepimiz biliyoruz ki, haberin yanlış ya da doğru olması önemli değil Türkiye'de.. "Haber" bir kez yayınlandı ise, bu "doğru" olmasa da "var" olacaktır.. Allah, İlhan Selçuk'a sabır versin.. Cumhuriyet de zaman zaman, birilerine "şeriatçı" veya "dönek" gibi damgalar vurur ya.. Şimdi İlhan Selçuk da "Ülkücü" oldu işte.. Bakalım nasıl temizleyecek bu "haber"i?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |