|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Güler Kömürcü'yü pek takdir ederim; mesleğinin en iyilerindendir benim gözümde. Akşam gazetesindeki köşesini her gün büyük bir keyifle okurdum. Şimdi Amerika'da yaşadığını istihbar ediyor ve yokluğunun, ara sıra internet sitesindeki yazılarına göz atsam da, "mesleğimiz" adına "kayıp" olduğunu düşünüyorum. Dün bir "e-mail mesajı" aldım Güler Kömürcü'den. Benim, önceki gün bu köşede yayımlanan "Bu enerji bakanlarında bir tuhaflık var" başlıklı yazım üzerine kaleme almış. Konuyu hatırlayacaksınız. Değerli Enerji Bakanımız Zeki Çakan, Star gazetesine verdiği mülakatta, elektrik fiyatlarıyla enerji kaçakları arasında "irtibat" kurmuş, "Kaçaklar önlendikçe, elektriğe yaptığımız zamlar duracaktır" buyurmuştu. Yani, değerli bakanımız, apaçık bir yönetim kusuru ve ihmali olan 1.9 katrilyon liralık "elektrik kaçağı zararını", vergisini ve faturasını ödeyen enayi tüketicilerin sırtına yüklediklerini itiraf ediyordu. Demek ki, geçen yıldan bu yıla enerji ve akaryakıt ürünlerine yapılan korkunç oranlardaki zamlar sadece masrafların zorunlu kıldığı fiyat artışlarından kaynaklanmıyormuş, bir "dolaylı" ve "haksız vergilendirme" sözkonusuymuş. Anayasa'ya, yasalara, her türlü teamüle aykırı olduğu halde, her ay bu "vergi"yi tıkır tıkır alıyorlar vatandaştan. Görev ihmalinden doğan 1.9 katrilyon liralık zarar, pekala ihmali bulunan bürokratlara ve "servis" bedeli olarak çuval çuval para götüren enerji dağıtım şirketlerine üleştirilebilirdi. Ama Zeki Çakan kolayını yapıyor. Kendi günahının ceremesini, birçok Türk büyüğü gibi, zaten dolaylı vergilerle canından bezdirilmiş saf çoğunluğa çektiriyor. Tuhaf ötesi bir mantık... Yazıyı şöyle bağlamıştım: Ben tüketici derneklerinin yerinde olsam, "haksız vergi" uyguladıklarını ikrar eden Enerji Bakanı Zeki Çakan'ı mahkemeye verir, görev ihmalinden doğan 1.9 katrilyon liralık zararı "tüketici adına" çatır çatır tahsil ederdim. Güler hemşire "hayret" ediyor. "Siz niye tüketici derneklerinin yerinde olmayı bekliyorsunuz, anlayamadım" diyor, "Zaten bir tüketici değil misiniz? Birey gücünüze neden güvenmiyorsunuz? Verin mahkemeye... Bir tüketici ve meslekdaş olarak destekleyelim, imza atalım söylediklerinizin altına. Selam ve dostlukla." Haklı... Tabii Güler Kömürcü, "birey gücüme dayanarak" yaptığım işlerden dolayı başıma neler geldiğini, kaç adet ceza ve tazminat davasına muhatap olduğumu bilmiyor. Mazurdur. Ama merak ettiğim bir şey var: İki gündür e-mail adresime mesaj bırakan, dayanamayıp telefon açan, hükümete beddua eden, "aldığımız memur maaşının üçte biri elektrik faturasına gidiyor" diye ağlayan, hatta "yüksek fatura" örneğinin fotokopisini çekip gönderenler arasında bir tek "tüketici derneği" yok? Evet, neden? Ne yapar o dernekler? Ne işe yararlar? Güler Kömürcü haklı olmasına haklı da, neden herşey "kendisi himmet-i muhtaç" fakirden, üstelik çakşırını toplamaktan aciz bir gazeteciden bekleniyor? Üslubumun, yazı tarzımın, "sahici sorunlarımıza" eğilmediğimde beni mesul tutacağını söyleyen Saliha Hanım... Bilmiyorum, sizin sorunuza da yanıt oldu mu?
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |