|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Onüç gün önce ABD'de bir inek, mezbahadan kaçtığında büyük ihtimal başına nelerin geleceğini bilmiyordu. Bahçedeki iki metrelik çiti aşarak ormana dalan Moosame adlı inek, Amerika'da günün konusu haline geldi. O sadece bıçağın altına yatmaktan korkmuş ve kaçmıştı. Belki kendine yeni bir hayat kurmayı planlamıştı. Yeni bir maceraya atılıyordu. Ama herhalde bu kadar ünlü olacağını hesap etmemişti. Televizyon kanallarının helikopterleri, polisler, Hayvanlara Zalimliği Önleme Derneği üyeleri ve mezbaha çalışanları, kayıplara karışan ineğin peşine düştü. Zavallı Amerikalılar'ın bizim gibi devasa gündemleri olmadığı için, kaçan bir inekle kendilerine gündem oluşturuyorlar. Belediye Başkanı Çarli Luken'in ABC televizyonunda yayınlanan "Günaydın Amerika" programında, kaçak ineğin affedileceğini ve şehrin anahtarının verileceğini açıklamasından bir gün sonra, Moosame yakalandı. Çalılık alanda, bir veteriner tarafından uyuşturucu iğneyle vurularak ele geçirilen inek, vinçle bir kamyonun arkasına yüklendi. Ajansların geçtiği haberde, ineğin yaralanmadığı ve bir çiftliğe götürüldüğü belirtildi. Buradan, yeri gelmişken, Amerikalılara bir mesaj iletelim. Moosame'yi yakalamak mesele değil, siz asıl Usame'yi yakalayın. Bayram olur, seyran olur...
Sonrasında, basın yayın organlarında ünlülerin bayramı nasıl geçirdiklerine dair haberler çıkar. Cumhurbaşkanı ve Başbakan'dan başlayan resmî protokolün yanısıra, ünlü şarkıcıların, aktörlerin bayramı nerede geçirdikleri, bayram namazını hangi camide kıldıkları halka duyurulur. Bense gazetecilerin, yazarların ve şairlerin de bayramlarını merak eder ve rastladıklarıma sorarım. Sağolsunlar, göremediklerimizden bazıları yazar da öğreniriz. Selahattin Duman üstadımız, (hem aktör hem yazar olmasına rağmen, tv'lerin haber bültenlerinde bayramı nasıl geçirdiğine dair ufacık bir haber yer almadığından belki de) yazdı ve bizler zevkle okuduk. Aklımda yanlış kalmadıysa, bayrama girerken cebinde 60 küsur milyon varken, evde tek başına geçirdiği bayram sonrasında 20 küsur milyon lirası kalmış. Aşkolsun be abicim, bu ne müsrifliktir böyle! Hem, insanın zenginliğiyle övünmesi doğru mudur? Ve de bunu böyle cümle âleme ilan etmesi? Dikkat! Zararlı!
Sigara paketleri üzerinde şu yazı var: "Yasal Uyarı: Sağlığa Zararlıdır". Evvelden, daha uzundu o yazı. Dörtbin bilmem kaç sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Uyarınca Sigara Sağlığa Zararlıdır gibisinden bir şeydi. Sanki, Bakanlar Kurulu'nun o kararı olmasa, sigara sağlığa zarar vermeyecek. Herhalde bunu düşünüp değiştirdiler. İyi ama, şimdiki haliyle de eleştiri kabul eder. Hem de iki yönden. Yasal uyarı olmasa, sigara sağlığa zarar vermeyecek mi? Bu bir. İkincisi: Yasal zorunluluk olmasa, sigara üreticileri paketler üzerine o yazıyı yazmayacak mı? Uzun lafın kısası, zarardan zarar çıkartır şu sigara denen meret. Tıpkı, henüz yetim kalmış biçâre çocukların acıdan acı çıkarması, ağlamaktan ağlamak çıkarması gibi. GÜNÜN SÖZÜ
Kişinin duyguları, bildikleriyle ters orantılıdır.
AMORTİSÖR Depreme karşı binalara amortisör takma fikrini tuttum. Birer direksiyonla dörder tekerlek de taktık mı, iş tamam demektir. Deprem olunca, yallah!..
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür |
© ALL RIGHTS RESERVED |