T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Sen bir ödevsin. Ortalıkta tâlib yok! (I)

Hakikat... Ah şu hakikat!!!

Nasıl da cilveleşir kendisini arayanla... belki kendisini bilmeyen ve fakat arayanla... Bu nedenle en yakınında durur Hakikat hakikati arayanın, neyi aradığını bilmese bile kavuşacağı ümidiyle arayanın hem de....

Arayan arar, biteviye aramaya devam eder, aradığına ulaşamadığı için arar. Lâkin o yakınlaşmayı umdukça o umduğu, o bütün umudu ondan uzaklaşır. O koşar, o koştukça da kendisine koştuğu ondan kaçar. Cilveleşir kendince... Ne de nazlıdır! Bulunmaktan çok, aranmaktan hoşlanır... Kolay kolay vermez kendini... İnsafsızmış ve dahî bazen acımasızmış sanılır. Duyulmuştur bir kere: ele geçirmeyi umanın elini kaybetmesini istermiş... görmeyi arzulayanın gözlerinden olmasını...

Acaba bu dertle mi söylemiş şâir?...

Yitirdim Yusuf'u Kenan ilinde

Bulundu Yusuf vü Kenan bulunmaz

Açıklanır sözlerden değil... Anlaşılır gibi de değil...

Olsun! Biz deneyelim yine de...

Kaybettiğimi öyle bir yerde kaybettim ki onu bulduğum an, ânı kaybettim; kaybettiğim 'yer'de onu buldum, lâkin bu sefer 'yer'i kaybettim. Çokluk içinde arardım, çokluk hep onu arardım, çoklukta gizlenmiş sanır, çokluk içinde 'çok' diye arardım... Bir kere onu bulunca, onu 'bir' görünce, onu 'birlik'te bulunca, bu kez çokluğu kaybettim...

Ne garip değil mi, ben hep suyu kaplarda aramışım, kap olmayınca su olmaz sanmışım... bir sürü kap... kaplayan, kapsayan birçok kap... Ahh, o içinde âb-ı hayatımı saklayan kap! Garip işte, bulunca suyu, kabı kaybettim, kabımı kaybettim. Dışarılarda aradım hep onu... Kenan gibi... Kenan'ım gibi... VE nihayet Yusuf'u Kenan'ımda buldum... Fakat bulunca onu, bu defa Kenan'ımı kaybettim.

"Şu benimki de ne gafletmiş!" diyesi oldum ya yine gafletten nâşî, yalnız uyumuyorsun ki deyû Yunus yetişti imdadıma...

Biz bizi bilmez idik bizi kendinden eyledi

Eşkere kıldı bizi kendin pinhân eyledi.

Öyle ya, biz bizi ne bilirdik, nereden bilirdik, nasıl bilirdik?!? A'mâ idik... biz bizi bilmez idik... doğrusu biz bizi bilmeyi de istemez idik... Ne var ki rahmet edip bildirince bizi bize, bizi bizde bize bildireni bildik... Biz gerçekte, gerçekten yoktuk, o vardı, gizli idi, gizliyor idi. Güya gizli idik... gizlide idik; ne ki var eyledi -seyreylemek için- bizi... âşikâr eyledi... âşikâre eyledi ve dahî aşk ile eyledi. Peki ya kendi?! Bu sefer de "eşkere kıldı bizi kendin pinhân eyledi."

Cilve budur, cilve buradadır. Tabii ki görene... Köre ne?!?

Umutsuzluğa kapılmayalım da Yusuf'u aramaya devam edelim. Nitekim Molla Câmî'nin şu edibâne, edebâne itirafı, gaflet ehli için bir muştu değil midir?!

- Ben bilmez idim gizli ayân hep sen imişsin.

Hem gizli, hem açık imişsin... hem açıkta, hem gizlide imişsin... Öyle ki hem uzakta, hem yakındaymışsın... Uzun söze ne hâcet, sen ne orada, ne burada imişsin; sen "bu-ara-da" imişsin...

Molla Câmî'nin dediği gibi "Ben bilmez idim"... Çünkü Yunus'un dediği gibi, daha en başta "Biz bizi bilmez idik"...

Niyazî Mısrî'yi hatırlamanın şimdi tam sırası: "Öyle sanırdım..."

Evet öyle sanırdım, ayrı sanırdım; zira bilmez idim... ben ben'i bilmez idim ve o halde iken ben sen'i nasıl bilebilirdim?!? Evet bilmez idim, bilinmez idim çünkü... Öyle sanırdım... orada beni bekliyor sanırdım... ayrı sanırdım.

Öyle sanırdım ayrıyam, dost gayrıdır ben gayrıyam

Bende görüp işiteni bildim ki ol cânân imiş.

Ne demiştik?!? İnsafsızmış ve dahî bazen acımasızmış sanılır. Duyulmuştur bir kere: ele geçirmeyi umanın elini kaybetmesini istermiş... görmeyi arzulayanın gözlerinden olmasını...

Kafka çevirisini başlığa aldığımız şu sözü işbu güçlüğü açıklamak maksadıyla söylemiş olmalı.

- Du bist eine Aufgabe. Kein Schüler weit und breit.

"Acaba, bir kez olsun kendimize tâlib olamaz mıyız?" diye soracak oluyorum; hemen o an vazgeçiyorum. Çünkü hem 'matlûb', hem 'tâlib' olmanın bedeli o denli ağır ki!


27 Temmuz 2002
Cumartesi
 
DÜCANE CÜNDİOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED