T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Komünizmin iki söylemi: "Din afyondur!" ve "Futbol kitleleri uyutur!"

Komünizmin, "Din afyondur!" ve "Futbol kitleleri uyutur!" şeklinde formüle edilen iki söylemi var.

Bunlardan birincisi; Materyalist komünizmin, maneviyatı kendi yayılmasına engel görerek din düşmanlığı yapmasından kaynaklanıyor.

Ancak, ikincisinin doğruluğunu son Dünya Kupası dolayısıyla Türkiye olarak yaşayarak gördük.

Dünya Kupası boyunca; ne doların ani fırlayışı, ne borsanın dibe vurması, ne piyasaların alt üst olması ve ne de ekonominin artık bitişi... Her gün ardardına yapılan zamlar, Sayın Ecevit'in nerede ise 2 aydır Başbakanlık'a gidememesi ve koskoca Türkiye'yi yataktan idare etmesi hiç birimizi ilgilendirmedi. Varsa da yoksa da futbol. Milli futbol takımımızın gurur verici başarısı; Japonya'yı, Senegal'i yenmesi, Güney Kore'yi aşarak Dünya 3. olması... Gece gündüz kutlamalar. Oley, oleyler!..

Ancak; bütün bunların biraz da olsa, faydası olmadı değil. Yaşadığımız felaketleri unutmamıza vesile oldu.

Fakat; böylesine geçici unutmalarla, sorunları üst üste yığmıyor muyuz?

Bu açıdan baktığımızda; futbol hakikaten kitleleri uyutuyor.

Milli Takımımız dönüp kutlamalar bitince; Sayın Ecevit'in aynı gün bir saat sonra saat 13.20'de "Bugün grupta yaptığım konuşmada maksadımla ilgisi olmayan bir ifade kullanmışım", "Erken seçim istemiyorum, bildiğiniz gibi. Ama, ufukta yine de bir seçim görüldü. Yanlış anlamalara yol açılmış veya yol açabilir. Onun için yeni bir açıklamayı gerekli gördüm. Erken seçim olasılığı üzerinde herhangi bir şey söylemedim ama, söylediğimden yanlış anlama çıkmış. Erken seçim istemiyoruz, ancak ufukta seçim görünüyordan kastım şu; 2004 yılında normal seçim yapılacak, yasanın gerektirdiği gibi o nasıl olsa zorunlu olacak" diyerek düzeltmeye çabalasa da, saat 12.20'deki "Erken seçim istemiyorum, bildiğiniz gibi. Ama, ufukta yine de bir seçim görüldü" şeklindeki çelişik beyanı ile doların 1.630.000 liraya fırlaması ile uyandık ve acı gerçekle yüzyüze geldik. Son iki günde peş peşe gelen zamları hissettik.

2002 Haziran'ından 4'ü ufuk olarak görmek! Bu nasıl bir ufuktur, anlamak mümkün değil.

Tabii; bu arada yapılan zamlar ve olumsuzluklar arada kaynadı gitti.


27 Temmuz 2002
Cumartesi
 
OSMAN MÜFTÜOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Aktüel | Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED