AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Sivilleşme adımları...

Uzunca bir süredir ülkedeki asker-sivil ilişkilerinin yasal alt yapısına değiniyoruz.

Amacımız hem 7. Uyum Paketi'yle gelen değişiklerin sınırlarına da işaret ederek anlamını vurgulamak, hem askeri vesayet modelinin tam olarak sona erdirilmesi için atılması gereken diğer adımlara dikkat çekmek.

Son olarak, milli güvenlik kavramı, milli güvenlik siyasete, milli güvenlik siyaset belgesinin askeri vesayet rejiminde oynadığı rolü tartışmıştık.

Ardından MGK Kanunu'nda yapılan değişikliklerde gözden kaçırılan bir konuya, bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarına MGK Genel Sekreterliği'ne her derece gizli belge ve bilgiyi sürekli olarak vermek zorunluluğu getiren, bakanlıklarla kurumlar arasında ters hiyerarşi kuran, yetki-sorumluluk mekanizmasını anlamsızlaştıran 19. maddeye değinmiştik.

MGK Kanunu başka düzenlemelere de ihtiyaç duyuyor.

Kurumlar sadece kurallarla değil gelenekleri ve zihniyetleriyle de belirleyici olurlar.

MGK Genel Sekreterliği'nin yarattığı en önemli sorunlardan birisi de, "bu kurumun sicil ve özlük işleri bakımından Genelkurmay Başkanlığı'na tâbi olan bir orgeneral yönetiminde hemen tüm personelini askerileştirmiş olması"ndan kaynaklanıyor.

Zira "MGK personeli olarak görev yapan asker üyeler aynı sicil mekanizmasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri'ne tâbi oldukları, ordudan emekli personel de aynı hatta davrandığı için" bu yapılanma "kurulun fiilen ordunun bağımlı bir organı haline dönmesi"ne yol açıyor.

Personel tablosunu ana hatlarıyla şöyle özetlemek gerekir.

MGK Genel Sekreterliği'nde altı kademe bulunmaktadır. MGK Genel Sekreteri, Genel Sekreter Yardımcısı ile onun yardımcıları, baş müşavirler, müşavirler, daire başkanları ve uzmanlar...

Uzmanlar neredeyse tümüyle sivillerden oluşmakta, diğer tüm görevler neredeyse tümüyle asker ve asker kökenli kişiler tarafından yürütülmektedir.

Belge ve bilgi derlemekle görevli uzman sayısı diğerlerinden tümünden daha fazla olduğu için personelin çoğunluğu sivil görünmekte, ancak bunlar düşüldüğü zaman tüm karar birimlerinin askeri nitelik taşıdığı görülmektedir...

En tepedeki dörtlü, bir orgeneral, bir korgeneral ve iki tümgeneralden oluşmaktadır.

MGK Kanunu ve yönetmeliği bu yapıyı üretecek düzenlemeler içermektedir.

Nitekim kanunun MGK Genel Sekreterliği'nde çalışan personele ilişkin 15. maddesi bunlardan birisidir.

Madde MGK Genel Sekreteri'ne Silahlı Kuvvetler'den görevlendirme yapma yetkisi vermekte, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden yapılacak görevlendirmeleri, tüm diğer kurumlardan yapılanan görevlendirmelerden ayrı kılarak tanımlamaktadır.

Buna göre, "Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında olup, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nde görevlendirilecekler, Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği"nce müştereken tespit" edilmekte; "subay ve astsubayların Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nde görevlendirilmelerinde 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na göre işlem" yapılmaktadır.

Bu askeri personel yapısı, sivillerle dengelenmedikçe MGK'nın sivil bir nitelik kazanması, Genelkurmay Karargahı'na oranla özerk kazanması mümkün olmaz...

Milli Güvenlik Siyaseti ve Milli Güvenlik Siyaset Belgesi olduğu yerde kaldıkça ve bu askeri yapıyla üst üste oturdukça, MGK'nın tam olarak sivilleşmesinden söz edilemeyeceği gibi sistemin sivilleşmesinden kolayca söz edilemez...

Laf uzatınca, hedeflediğimiz diğer konulara değinemedik.

Yarın Başbakanlık Kriz Masası Yönetmeliği'ne, Yüksek Askeri İdare Mahkemesi ve Sıkıyönetim Kanunu'na değinerek, "sivilleşmenin bundan sonraki adımları neler olmalı" meselesini şimdilik kapatacağız...


12 Ağustos 2003
Salı
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED