AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
"Hukuk ihlali"

Yüksek Askeri Şura'da 1. Ordu Komutanlığı görevine getirilen Genelkurmay 2. Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt, Ankara'ya veda vesilesiyle düzenlediği basınla sohbet toplantısında Başbakan ve Milli Savunma Bakanı'nın YAŞ'taki "ihraç"lara şerh koymasını "hukuk ihlali" olarak değerlendiriyor.

Org. Büyükanıt "YAŞ kararları yargı denetimine açık olmadığı için muhalefet ediyorum" diyerek Anayasa'nın bir hükmünü yok kabul etmeniz mümkün değildir. Bu Anayasayı ihlal demektir, bu noktada hukuk ihlali oldu." diyor.

Bu sözler, Abdullah Gül'ün YAŞ'taki ihraçlara koyduğu "muhalefet şerhi"yle başlayan, bu yılki YAŞ toplantısında Başbakan Erdoğan ve Milli Savunma Bakanı Gönül'ün şerhiyle devam eden "muhalefet şerhleri"ne karşı TSK'nın komuta kademesinde bir ukde oluştuğu intibaını veriyor. Nitekim Genelkurmay Başkanı Org. Özkök de, Gül'ün şerhine "irticayı cesaretlerdirecek bir davranış" diyerek tepki göstermişti.

Org. Büyükanıt'ın şerhleri "hukuk ihlali"olarak nitelemesi, aslında hukuk açısından bir paradoksu gündeme getiriyor.

Dikkat edilirse YAŞ kararlarına konulan şerhler de "hukuk"tan yola çıkıyor, şerhlere getirilen itirazlar da...

YAŞ'taki ihraçlara neden şerh konuyor?

Çünkü YAŞ kararlarıyla ihraç edilen insanlar için yargı yolu kapanıyor. Oysa bir hukuk devletinde, yargı dışı bir cezalandırma olamaz. Ayrıca hiçbir idari kurumun kararı yargı dışı tutalamaz.

Bu yüzden Anayasa Mahkemesi Başkanı da Yargıtay da, ısrarla, Anayasa'da yargı dışı tutulan kişi ve kurumların kararlarının da yargıya tabi tutulması gerektiğini vurguluyorlar. Bunlardan birisi YAŞ'ın kararları, diğeri Cumhurbaşkanı'nın tek başına aldığı kararlar, bir başkası da Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun aldığı kararlar... Bir hukuk devletinde bunlar yargı içine girmeli.

Bunu söylemek, salt hukuk hassasiyetinin ürünü.

Çünkü büyük mağduriyetler ortaya çıkıyor. Özellikle YAŞ kararları ile yapılan ihraçlar, bugüne kadar binlerce insanın hayatını kararttı ve bu insanlar, AİHM dışında bir yargı mercii bulamadılar.

Sırf bu sebeple, 7. Uyum Paketi'nde, YAŞ'ın kararları henüz yargıya açılamadığı için, hiç olmazsa, "YAŞ kararları ile ihraç edilen insanlar, eğer ciddi hak kaybına uğruyor iseler, hangi suçtan dolayı böyle bir cezaya çarptırıldıklarını öğrenme hakkı"na sahip kılındılar.

Evet, Org. Büyükanıt'ın söylediği gibi YAŞ ihraçlarına konan şerhler şekil açısından mevcut statüyü zorluyor. Ancak, YAŞ'ın uygulaması da gerçek hukuk devleti mantığını zorluyor.

Doğrusu şu ki, her gün gerçek "hukuk devleti" olma yolunda adımlar atmaya yönelen bir Türkiye'de YAŞ kararlarının böyle "yargısız infaz" türünde devam etmesi mümkün değildi. 7. Uyum paketi içinde geçen "muğdurların bilgi edinme hakkı" yarın YAŞ'ta "ihraç kararı" verenler için ciddi zorluklar ortaya çıkaracaktır. Çünkü, gerçekten YAŞ'ta ihraç edilenler için ortada "ciddi gerekçe"ler bulunduğu noktasında "ciddi kuşkular" var. Hatta bazı bilgilere göre YAŞ'a gelen ihraç dosyalarının aslında ihraç gerekçesi açısından en zayıf olanlar olduğu ifade ediliyor. Uygulamaya göre bazı ihraçlar, YAŞ'a gelmeden Milli Savunma Bakanı'nın imzası ile gerçekleşiyor. Ancak bu şekildeki bir ihraçta, yargı yolu açık olduğu için itiraz edilebiliyor. Soru şu: Neden bazı ihraçlar yargı yolu açık yapılıyor da bazıları için yargı yolu kapalı usul tercih ediliyor? İddia o ki, "YAŞ'a gelen ihraçlar, diğer sistemle yapılsa, dosyaların yetersiz olması sebebiyle askeri yargıdan dönecek. Bu göze alınamadığı için yargısız ihraç tercih ediliyor." Bu iddiayı, YAŞ kararı ile ihraç edilen kişilerin kamuoyuna açıkladıkları sicilleri doğruluyor. Öyle ki, albaylığa kadar (veya farklı rütbelerde) pırıl pırıl madalyalarla, başarı belgeleriyle yükselip birdenbire ihraç dosyası hazırlanan insanlar var... Nedir suçları? Disiplinsizlik... Hani dosyada disiplinsizliğe dair verilmiş bir ceza? Yok!

Bunlar bugüne kadar konuşuluyordu. Ancak özellikle medyanın "Genelkurmay'ca akredite" bir kesimi, bu bilgilere itibar etmiyordu. İrtica ile mücadele adına "Yargısız ihraçlar" hukuk abidesi gibi takdim ediliyordu. İlk defa bu sene, belki de 7. Uyum Paketi'nin hatırına, yani "hukuk devleti duyarlılığı"nda çifte standarda düşmekten utanıldığı için, bu bilgiler medyanın o kesiminde de dolaşıma girdi. Ve kamuoyunda, ihraçlara karşı bir kuşku doğdu.

Şu söylenebilir ki, gelecek sene YAŞ, yargısız ihraç kosunuda çok daha zor karar verecek.

İnsanların hukuk duyarlılığı yükseliyor.

"Bütün askerlik hayatı madalyalarla dolu bir insanı hangi suçu sebebiyle ihraç ediyorsunuz?" sorusu sorulacak... Dosyalar üzerinden konuşulduğunda cevabı da kolay verilmeyecek.

Ben diyorum ki, en iyisi, Genelkurmay'ın, bu alandaki ukdeyi kendi yüreğinde çözmesidir. Hani "Hukuk herkese lazım" diye bir söz var. Yargıya açılmak lazım. İnsanların savunma haklarını ellerinden almamak lazım. Belki şimdi, "siviller bizim işimize nasıl karışır?" gibisinden bir gerilim oluşuyor. Bu gerilimden çıkmak lazım. Bir demokratik sistem içinde herkes herkese karışır. Ve herkes hesap vermeye hazır olmalıdır.


12 Ağustos 2003
Salı
 
AHMET TAŞGETİREN


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED