AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

S P O R
FENER'E TRANSFER ŞART

Sorun kendinize, İstanbulspor karşısında 3-0 yenilgiye şükreden Fenerbahçe, bu kadrosu ile Süper Lig'de ne yapar?... Maçtan sonra taraftar çok anlamlı birşey yaptı, futbolcular ve Daum'un kafasına simit attılar. Ne demek istediler acaba?..

HAFTANIN YORUMU
SALİH SEZER

BENCE, umutlarını fırlattılar sahaya... Futbol fakiri yesin diye..

Daha ne oynadığına bakmadan Fenerbahçe'yi yaptığı transferlerle şampiyon ilan edenler, bana göre Fenerbahçe'ye ihanet edenlerle eşdeğerde. Umutla ihanet'i de ayırmak lazım. Niyetimiz kimseyi karalamak değil. Gerek medyada gerekse yönetimlerde herkesin ayaklarının yere basmasını sağlamak. Uçmaya başladınız mı, ya işbilmezlikle suçlanır, ya da vatan haini ilan edilirsiniz. Sonuçta sorumlu kişiler bu ağır faturayı ödemek zorunda kalıyor.

Maçtan birgün önce iki büyük gazetenin manşetlerinde, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Aziz Yıldırım'ın öfke dolu demeçleri yeraldı. Sayın Yıldırım diyordu ki; "Kafamı kızdırmasınlar 100 bin kişiyle yürürüm..." Vay vay vay... Rakam büyük gibi görünüyor ama yanılıyor. Arkada daha 29 milyon 900 bin kişi daha var. Onları yok saymak Fenerbahçe Başkanı'na yakışmıyor. Galiba sayın başkan talihsiz bir çıkış yaptı. Şimdi şunu demek istiyorum. Keşke Fenerbahçe'nin milyon dolarlar harcayarak kurduğu takımı İstanbulspor'u yenseydi de Sayın Aziz Yıldırım 30 milyon kişiyle yürüseydi. İnanın O'nun arkasından biz de gelirdik, Ali Şen de... Şimdi 100 kişi bulabilir mi acaba?...

SABIRLI OLACAĞIZ

Fenerbahçe hafta sonunda Trabzonspor deplasmanına gidiyor. Doğal olarak da herkes tahmin yürütüyor. İstanbulspor maçına bakarak tahminde bulunanların ne düşündüğünü yazmak istemiyorum. Futbol hatalar oyunu. Belki bir iki transferle bu işi düzeltebilirler. Belki Christoph Daum yanlışlarını eksilte eksilte takımı rayına oturtur. Belki antrenman şeklini değiştirip, bu değerli futbolcuları yerli yerinde oynatır. Açıkçası umutlarımı tamamen yitirmiş değilim. Ama, ayağa oynayan, orta alanda bol pozisyon üreten, rakibi kendi ceza sahasına sokmayan, ileride isabetli sert şutlar atarak gol arayan, özetle Süper Lig'de her takıma meydan okuyan bir Fenerbahçe'nin özlemini çekiyorum. Fenerbahçe yönetimini bilmiyorum ama, biz çatlayana kadar sabırlı olacağız. Zamanı siz belirleyin, Sayın Başkan Yıldırım.

İLK ÖDÜL AYKUT'A

İstanbulspor Teknik Direktörü Aykut Kocaman'ı aldığı üç puan ve liderliği için değil, sezonun ilk haftasında Fenerbahçe'ye ayna tuttuğu için kutluyorum. Gerçeği gösterdiler. Bu da eski takımına karşı yaptığı büyük bir iyiliktir. O'nu maçtan sonra ayakta alkışlayarak teşekkür ettiler. Yaptıkları transferler asla gazetelerin manşetlerine taşınmadı. Transfer ettikleri isimsiz futbolculara kaç para ödediklerini bilmiyorum. Bildiğim ve gördüğüm Aykut'un onlardan nasıl faydalandığı. Takım olarak, futbolun basit kurallarını yerine getirerek ders verdi. Eminim bu farklı galibiyetin abartılmasını da istemez. Ayrıca İstanbulspor'un bu galibiyeti, bu Fenerbahçe karşısında da ölçü sayılmaz. Belki Fenerbahçe sezon öncesi hiç olmazsa İstanbulspor gibi eli yüzü düzgün bir takımla hazırlık maçı oynasaydı, gerçeği daha önce görmüş olacaktı. Aykut'u doğru bildiği yolda, sadece kendi işine bakan bir teknik adam olduğu için kutluyorum.

TERİM KENDİNİ YENMELİ

Galatasaray haftanın şanslı takımlarından. Diyarbakırspor karşısında iki farklı takım izledik. İlk yarıda oynayan Galatasaray ile ikinci yarıda oynayan takım arasındaki farkı Terim benden iyi görmüştür. İnatçı tavrını sürdürmedi. Gerekli değişiklikleri yaptı ve düzlüğe çıktı. İşte bu insanın kendini yenmesi demek. Bu takımı maç içinde düne kadar Bülent motive ediyordu. O yaşta bir adamın sergilediği hırs, takımdaki genç arkadaşlarını utandıracak nitelikte. Fatih Terim'in uzun vadeli bir yatırım içinde olduğunu sanıyorum. Tamas'ı, Pinto'yu, formsuz olmasına rağmen Hakan Ünsal ve Hasan'ı kazanmak için de ısrarcı davranıyor. Ama her maçı kazanmanın daha önemli olduğunu da biliyor. Kuşkum yok kendini yenecektir.

BEŞİKTAŞ'IN İŞİ ZOR

Şampiyon bir takımı yenmek Süper Lig'de her takımın tutkusu olacaktır. O nedenle Beşiktaş'ın titrini koruma zorunluluğu var. Ama oturmuş ve zengin kadrosu ile her zorluğun üstesinden gelebilecek bir takım olduğunu da biliyoruz. Üstelik teknik kadrosu ve yönetim kurulu da göz kamaştırıyor. Kendi içinde bozulmazsa yine şampiyonluğun en büyük adayı. Ama şunuda hatırlatmak istiyorum "Meyve veren ağaç taşlanır..."



12 Ağustos 2003
Salı
 
Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu
Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk

Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED