|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Yargıtay'ın kapkaç suçundan sanık iki kişiye verdiği toplam 136 yıllık hapis cezasını onaması ceza sistemindeki boşlukları bir kez daha tartışmaya açtı. Hukukçular, kapkaççılara verilen cezanın bu tür suçlarda caydırıcılığı artırmak için özellikle ağır tutulduğunu belirtirken, birkaç yıldır soruşturma konusu olan ve 'kravatlı mafya suçları' olarak bilinen yolsuzluk, banka boşaltma, hayali ihracat, usulsüz ihale alımı gibi suçlara yönelik yaptırımların sıradan adli vakalara oranla zayıf kalması dikkat çekici bulunuyor. Yeni Şafak'ın Adapazarı'nda yedi kadının çantalarını kapıp kaçmaktan sanık Murat Yıldız ve Kadir Şenel'e verilen cezanın Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nce onanmasıyla ilgili görüşlerine başvurduğu hukukçular, Anayasa'ya göre cezalarda şahsilik prensibinin olduğunu, kapkaççılara verilen cezanın da caydırıcılığı artırmak için özellikle ağır tutulduğunu kaydettiler. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan Murat Yıldız ve Kadir Şenel'e, Aralık 2002'de Selma A, Nihal S, Serap İ, Binnur A, Elmas S, Filiz E. ve Elif A'nın çantalarını alıp kaçmak suçlarından verilen 68'er yıl ağır hapis cezasının, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nce onanması son dönemde artan kapkaç suçlarıyla ilgili 'ağır bir ceza prototipi' oldu. Sanıklar, kar maskeleriyle yaptıkları kapkaçlarda kullandıkları 54 AZ 220 plakalı otomobilin tespit edilmesi sonucu Ocak ayında yakalanmış, zanlıların üzerlerinde yapılan aramada 4 cep telefonu, 130 milyon lira, 2 kadın çantası ve çok sayıda kredi kartı bulunmuştu. Sokakta değil, bankada çal!.. Batı ülkelerinde eskiden beri yaygın olan ve Türkiye'de de son dönemlerde özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde sıklıkla görülmeye başlanan sokak suçlarında caydırıcılığı artırmak için verilen rekor ceza, Türkiye'nin pek tanıdık olduğu organize yolsuzluk suçlarında yıllardır uygulanamıyor. Banka hortumlama, hayali ihracat ve benzeri suçlardan tutuklanan sanıklar ya delil yetersizliğinden serbest bırakılıyor ya da hafifletici sebeplerlerden erken tahliye oluyor. 57. Hükümet döneminde içi boşaltılan bankalara yönelik soruşturmaların yargılama aşamasında beklenen neticeyi bulamamış olması bunun bir delili olarak değerlendiriliyor. Son dönemlerin en çok gündeme gelen operasyonlarından Uzanlar'ın şirketleri ve İmar Bankası'na yönelik operasyonun da daha önceki operasyonlarla aynı kaderi paylaşıp paylaşmayacağı merak ediliyor. Ceza sisteminin yolsuzluk suçlarına uygulanmasıyla ilgili boşluklar geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in açıklamasına da konu olmuştu. Çiçek, Türk yargısının yolsuzluk pisliğini temizlemek zorunda olduğunu belirtmiş ve "Bir hukuk devletinde yolsuzlukları yapanların yakasına yapışmak yargının en başlıca görevidir. Bankaları soyanlar lüks içerisinde yaşamaya devam ediyorlar. Biz de bu soysuzluklarının bedelini maaşlarımızdan ödemeye devam ediyoruz" şeklinde konuşmuştu. Hukukçular kararsız kaldı Yeni Şafak'ın görüşlerine başvurduğu hukukçular, kapkaç suçundan iki kişiye verilen toplam 136 yıllık hapis cezasının onaylanmasını, "Ceza fazla görünüyor. Ancak cezaların şahsiliği prensibini gözönüne almak ve Yargıtay'ın kararını görmek gerekir" sözleriyle yorumladılar. Hukukçular Birliği Başkanı Bilgin Yazıcoğlu, Yargıtay'ın kararıyla ilgili şunları söyledi: "Geçenlerde İstanbul Emniyet Müdürü'nün beyanatını dinledim. 'Biz kapkaç olaylarıyla başedemiyoruz' demişti. Şimdi bu tür suçlarda caydırıcılık ortaya koymazsanız yeni yeni türeyen bir suç olduğu için alır başını gider. 136 sene fazla görünüyor, bu doğrudur. Ama ceza hukukunda kıyaslama olmaz. Anayasa cezaların şahsiliği prensibini koruma altına alır. Şimdi ben Yargıtay'ın bu kararını bilmiyorum ama sanırım mahkeme caydırıcılığı artırmak için en ağır cezayı vermek istemiş. Yargıtay da bunu onaylamıştır." Hukukçular Derneği Başkanı Hüsnü Tuna da haklarında rekor düzeyde hapis cezası verilen sanıkların daha önceden ertelenmiş suçları olup olmadığına bakmayı önerdi. Tuna şöyle devam etti:
"Kararı görmek lazım. Ancak şu kadarını söyleyebilirim. Kapkaç son dönemlerde anormal bir şekilde artış gösterdi. Mağdur olan insanlar var ve cezalar caydırıcı olmadığından insanların bu yöne tevessül ettikleri düşünülüyor. Sanırım yargı, kapkaç olayıyla ilgili farklı ve yeni bir caydırıcı ceza sistemini gündeme getirmek istiyor. Mahkeme heyeti, 'Suçun niteliği ağırlaştı, bu yüzden cezayı yüksek tutalım' düşüncesiyle hareket etmiş olabilir. Yolsuzluk suçlarıyla ilgili uygulamaların ise kendi içinde değerlendirilmesi gerekir."
|
|
|
|
|
|
|