AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

H A Y A T
'İmkansız' mutluluk

Tıbbın 'imkansız' dediği bir anda 22 yıl beklediği kızı Melissa'yı dünyaya getiren Sibel Tuzcu, kurduğu dernekte şimdi anne olmak isteyen kadınların sorunlarına çözüm arıyor.

  • AYŞE OLGUN
    Dünyanın dört bir yanında çocuk özlemiyle yanıp tutuşan yüzlerce kadın her gece www.cocukistiyorum.com adlı sitenin sohbet odasında biraraya geliyor ve yaşadıkları sıkıntıları, acıları birbirleriyle paylaşıp dertleşiyorlar. Anneliği kadına verilmiş özel bir armağan olarak yorumlayan ve 22 yıl boyunca çocuk sahibi olmak için tedavi gören Sibel Tuzcu, doktorların 'yüzde 2 şansın var' dedikleri bir anda hamile kalarak kızı Melissa'yı dünyaya getirdi ve ardından da çocuğu olmayan kadınları bir dernek altında topladı. İşte bu derneğin internet üzerinde faaliyetlerini sürdürdüğü sitede Sibel Tuzcu, hem kadınları biraraya getiriyor hem de uzman kişiler aracılığıyla çocuk sahibi olmak isteyen aileleri bilgilendiriyor.

    'Çocuk itibar sağlıyor'

    Kadınların yoğun ilgisiyle karşılaşan Sibel Hanım, toplumumuzda ailelerin çocuk sahibi olmayı neden bu kadar arzu ettiklerini şöyle özetliyor: "Türk toplumu olarak aslında biz çocuk-erkil bir toplumuz. Aile yapımızda her zaman çocuk, bizim başımızın tacı. Çocuğu olan ailenin toplumda statüsü artıyor. Kadının ev içindeki konumu sağlamlaşıyor. Çok gelişmiş bölgelerimizde bile değişen bir şey yok. Ama özellikle Anadolu'da hem kadın hem de erkek için bedel çok daha ağır. Bu kişilere ailelerinden destek gelmiyor. En anlayışlı aile bile çocuksuz olma duygusunu çiftle tam anlamıyla paylaşamıyor."

    'Aileleri bilgilendiriyoruz'

    Site üzerinden veya telefondan kendilerine ulaşan çocuksuz aileleri yönlendirdiklerini anlatan Sibel Hanım, "İrtibata geçtiğimiz kişilerin mutlaka tedavi hikayesini dinliyoruz. Birkaç doktora konuyu iletip bilgi alıyoruz ve bütün bunları çifte ulaştırıyoruz. Eğer tedavileri hem erkek hem de kadın tarafında imkansız ise evlat edinmeye yöneliyorlar. Biz her konuda geniş bir şekilde bilgilendirmeyi yapıyoruz. Yönlenmek tamamen onların inisiyatiflerinde oluyor" diyor. Tedavi sırasında ailelerin büyük sıkıntı yaşadıklarını ifade eden Sibel Hanım, yasalara rağmen devletin tedavi masraflarını üstlenmekten kaçındığını söylüyor.

    ÖNCE İDEAL EŞİ BULDUM

    GEÇTİĞİMİZ Pazartesi günü 6. yaş gününü kutladığımız Melissa'nın dünyaya gelmesini bir mucize olarak gören Sibel Hanım, ilk evliliğini 20 yaşında yapmış ve 4 yıl süren bu evlilik döneminde çocuğunun olmayacağını öğrenmiş. 40'lı yılların başına kadar hem ideal eşi arayan hem de çocuk sahibi olmak için tedavi gören Sibel Hanım, kimi zaman umudunu yitirse de 'ruhumun eşi' diye tanımladığı Suat Bey'le tanışınca yeniden içinde umut ışığı doğmuş. Doktorunun yüzde 2 şans tanıdığı bir dönemde hamile kaldığını öğrenen Sibel Hanım sevinç gözyaşlarını tutamamış. Sİbel Hanım, anneliği 'kadına verilmiş en büyük hediye' olarak tarif ediyor ve çocuğunu kucağına ilk aldığı andaki duygularını şöyle tarif ediyor: "Uğruna onca sıkıntı çektiğim küçük bebeğe baktım ve 'neden beni bu kadar beklettin' dedim ve ilk aklıma gelen 'onun bir gün benden büyüyüp ayrılacağı oldu o an kalbim sıkıştı.' O, şimdi bana emanet, hem de çok kutsal bir emanet diye düşündüm. En büyük sorumluluğu aldığımı anladım. Çok da korktuğumu itiraf etmeliyim."

    KADINLARA DUYURU

    Çeşitli sorunlar yüzünden çocuk sahibi olamayan çiftler bu Pazar günü Çocuk İstiyorum Dayanışma Derneği ile Kadıköy Şifa Hastanesi'nin ortaklaşa düzenledikleri toplantıda biraraya gelecekler. Kadıköy Sosyal Tesisleri'nde yapılacak toplantıya katılan aileler hem sorunlarını paylaşılacak hem de toplantının sonunda yapılacak olan ücretsiz tüp bebek tedavisi için çekilişe katılacaklar. Toplantı saat 11. 00 ile 15.00 arasında gerçekleşecek. Çocuk sahibi olmak isteyen herkes bu toplantıya davetli.

  •  
    Evlerde 'nostalji' rüzgarı esiyor
    Anadolu'da kadınların ilmek ilmek dokudukları kilimlerden dekore edilen mobilyalar bizde 'şark usulü' odalar için tercih edilirken, son yıllarda bu nostalji rüzgarına Japonya, ABD ve Avrupa ülkeleri de katıldı.
    Evlilik ve bebek işten ayrılma sebebi
    Yapılan araştırmalara göre dünya genelinde ve ülkemizde aynı iş için erkeklerden yüzde 25 daha az ücret alan kadınlar, çocuk bakımı ve ev işleri içinse erkeklere oranla beş kat daha fazla çalışıyor. Kadınların, okuma yazma bilen nüfus içindeki payı yüzde 44.2 olarak gerçekleşirken, üniversite mezunu kadınların nüfusa oranı yüzde 3.2'de kalıyor. Türkiye'de çalışan kadına yönelik korumacı kanunlar, doğum ve doğum sonrası izin, süt emzirme izni ve kreş ve yuva sağlanabilirliğiyle sınırlı bulunuyor. Bu yüzden evlilik ve çocuk sahibi olma, kadınların çalışma yaşamında belirleyici rol oynuyor. Evlilik ve doğum, kadın işçilerin işten ayrılma nedenlerinin yüzde 70'ini, işverenin işten çıkarma nedenlerinin de yüzde 20'sini oluşturuyor. Kadınlarda iş yaşamında bulunma genç yaşlarda daha ağırlıklı olarak görülüyor. Kadınlar en çok 20-24 yaşlarında işgücüne katılırken, evlenme ve çocuk doğurma yaş dilimini temsil eden 25-39 yaş grubunda çalışan kadınların oranı yüzde 35'e düşüyor. Kadınların iş hayatında yaşadıkları zorlukların başında kendilerini ispat edebilmek için erkeklere göre daha fazla çalışmak ve özveride bulunmak zorunda olmaları geliyor. Bunun yanısıra bazı kadınlar, kadın olmaları nedeniyle iş hayatında bazı kolaylıklar da yaşamıyor değil.
    22 Ağustos 2003
    Cuma
     
    Künye
    Temsilcilikler
    Abone Formu
    Mesaj Formu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Karikatür | Çocuk

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED