|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Güçlü sesi, heybetli fiziği ile türkülere gür bir ses veren Mustafa Özarslan, aykırı bir durum olsa da, sesinin isminin önünde olmasından oldukça memnun
ÖMER ÇAKKAL
Sesin güzelliği, onun kullanılması ve geliştirilmesi, çok çalışmayla, eğitimle ve yaptığınız işi sevip hissetmekle ilgili bir durum. Benden önce çevrem ve dostlarım farkettiler sesimin gücünü. Çocukluğumdan beri türküler dinleyip söyleyerek geliştirdim kendimi. Adımdan çok, yaptığım işin insanlarla buluşması önemli. Halk müziği söylüyorum ve bunun medyada magazinel anlamda pek reytingi yok. Belki bu yüzden adım ön planda değil. Ama insanların bir kafede, radyoda ya da bir televizyon programında önce sesimi duyup, sonra bu kim diyerek adımı ögrenmesi, bana daha samimi geliyor. 1980'lerde radyolardan "Yine de şahlanıyor, kolbaşının kıratı..." diye gürleyen Hasan Mutlucan'ın ardından Türk erkeğinin sesi inceldi. Kadın sesine yaklaştı kimilerince. Sizin sesiniz ise bu gidişe bir dur diyecek ölçüde gür, güçlü... Ne diyorsunuz bu işe? 80'li yıllardan sonra toplumsal anlamda bir kültür erozyonu yaşadık. Sistem, sorgulamayan, araştırmayan ve ayakları ülkesinin topraklarına basmayan bir gençlik yaratmaya zemin hazırladı. Basit, günlük tüketilecek melodiler ve ülke gerçeğiyle bağdaşmayan, sağını-solunu açan kadınlar ve kadınsı erkekler türedi. Hâl böyle olunca, ses de, kültür de, ahlâk da incelmeye başladı. Benim sesimin gürlüğü, bunları tek başına durdurmaya yetmez. Ama, ülkesinin kültürüyle buluşan ve onu yaşatmak için gayret eden onlarca usta, yüzlerce sanatçı ve milyonlarca dinleyici var. Zamanla taşlar yerine oturacak. Gruptan söz edelim biraz da. Üç albümü birlikte harmanladığınız Grup Çığ'la yollarınız ayrılıyor mu? Grupla yollarımı ayırmam söz konusu değil. Birtakım çevreler, kasıtlı olarak böyle bir dedikoduyu yayıp grubu yıpratmaya çalışıyorlar. Bu solo albümden önce benim de, Oğuz arkadaşımın da, arkadaşlarımıza destek anlamında kasetlere solo ve vokal anlamında türküler okuduğumuzu, bizi yakından takip edenler biliyorlar. Bu, grubun sağlıklı gitmesi ve bizim kişisel komplekslerimizden uzaklaşmamız açısından da önemli. Grubun dördüncü albümünün hazırlıkları başladı. Kısa zamanda sevenlerimizle yeniden buluşmaya gayret ediyoruz. İlk albümünüz Sevdalı-Turna'da Sabahat Akkiraz, Musa Eroğlu, Arif Sağ ve Erdal Erzincan başta olmak üzere birçok sanatçı size eşlik ediyor. Böyle güçlü yorumcularla birlikte çalışmak nasıldı? Albüm, Ahmet Özgül'ün yönetmenliğinde aylarca süren yoğun ve bir o kadar da keyifli bir çalışmanın ürünü. İsmini saydığınız ve de adı geçmeyen birçok müzisyen çok şey kattı albüme. Türküleri bana sevdirenlerle biraraya gelmek, çocukluğumdan beri en büyük düşlerimden biriydi. Nihat Genç'in methiyesiyle Sert çıkışlarıyla tanınan Nihat Genç, Özarslan'ın albümü için şöyle diyor: "Hepinizden şanslıyım, Mustafa'yı çok dinledim. Mustafa'nın berrak sesiyle toprağımızı daha derinden, delice seviyoruz. Bedenimiz günahlarından arınıyor, yapraklar gibi bomboş salınıveriyor. Onun sesi eşiği aşar ve yükselir, deler tavanı çıkar. Bazen derinleşir, bazen incelir. Hiç içmemiş dahi olsanız, Mustafa'nın saflığını hiç yitirmemiş sesiyle, başını Anadolu denen sert kayalara çarpıp duran sarhoş bir köpeğe dönersiniz, benden söylemesi." İlk solo albümü Sevdalı Turna-
Türküler, İber Müzik tarafından piyasaya sürülen Grup Çığ'ın vokalisti Mustafa Özarslan, 1970 yılında Sivas'ın ünlü Şarkışla ilçesinin Sarıkaya köyünde dünyaya geldi. 1994 yılında Oğuz Aksaç ile birlikte müzik çalışmalarına başlayan Özarslan Grup Çığ'ı kurdu. 3 Grup Çığ albümünün yanısıra, Salkım Söğüt-2 ve Salkım Söğüt-3 albümlerinde de yer alan Özarslan, Yavuz Bingöl, Umuda Ezgi, Nurettin Rençber, Seza Kırgız, Grup Yol Arkadaşları, Abidin, Mehmet Özcan, Tayfun Talipoğlu ve Hakan Yeşilyurt
gibi birçok sanatçının albümlerine
solo ve vokal olarak destek verdi.
|
|
|
|
|
|
|
|