|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Genel Başkan Ahmet Gündoğdu, okul kayıtları sırasında eğitimcilerin birer tahsildar olarak kullanılmaması gerektiğini belirterek, "Okulların bağış almadan ayakta kalması mümkün değildir, ancak eğitim çalışanları da tahsildar konumuna düşürülmemelidir" dedi. Gündoğdu, yaptığı basın açıklamasında veliden para istemek zorunda bırakılan idareci ve öğretmenlerin, velinin ve öğrencinin gözünde itibar ve güven kaybettiklerini dile getirdi. Eğitime katkı payı olarak toplanan paraların sınıflarda bizzat öğretmenlere toplatılmasının ise bir facia olduğunu belirten Gündoğdu, "Pedagojiye göre öğretmen asla para isteyen kişi konumunda olmamalıdır. Eğitimde öğrenci-öğretmen-veli iletişiminin; sevgi, güven ve sağlıklı diyalog üzerine inşa edilmesi şarttır" diye konuştu. Bütçeden eğitime ayrılan payın yüzde 6.4 olduğunu da dile getiren Gündoğdu, "Eğitimin asıl sorunu finans problemidir. Bu rakam en az iki katına çıkarılmalıdır. Aksi takdirde daha kayıt esnasında veli ve eğitim kurumunun karşı karşıya gelmesinden ve fiziki şartları bile yetersiz okullarda, okul olmaktan çıkmış binalarda okuyup, sıfır puan alan öğrenci tablosundan kurtulamayız" dedi. Veto, 1940'ları çağrıştırıyor Gündoğdu, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in 10 bin yoksul çocuğun özel okullarda okuyabilmesini öngören yasayı veto etmesine de değinerek şunları kaydetti: "Sayın Sezer'in veto gerekçesine katılmamız mümkün değildir. Devletin hizmet satın almasının garip ve yasadışı kabul edildiği eski komünist rejimler çöktü sanıyorduk. Maalesef 1940'lı yılların kafasının ülkemizin kaderine olumsuz tesirlerini hâlâ hissediyoruz." İSTİHBARAT SERVİSİ, İSTANBUL
|
|
|
|
|
|
|