|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül önceki gün Amerikalı senatörleri kabulünde gazetecilerin, Irak'ta BM binasına yapılan saldırının Türkiye'nin Irak'a asker gönderip göndermeme kararı üzerinde etkisi olup olmayacağı sorusuna, "Hayır, bunlar ayrı şeyler" karşılığını vermiş. Doğrusu "talihsiz" bir zamanlama ve talihsiz bir cevap. Tam da Amerika'nın Irak'taki işgal politikalarının iflas ettiği bir dönemde, Türkiye'nin Dışişleri Bakanı'ndan böyle bir açıklama gelmesi, diplomatik "feraset"ten çok, bir acziyetin ifadesi olsa gerek. Kuyruğuna takılmakta pek aceleci davrandığımız Amerika, elinden gelse tası tarağı toplayıp Irak'tan kaçacak. Türkiye ise, ABD'nin gönlünü hoş etmek adına neredeyse Irak'a gitmeye can atıyor. Nedir, işgalcileri Irak'ta içine düştükleri bataklıktan kurtarmak üzere verdiğimiz bir "söz"ümüz mü var? Sayın Dışişleri Bakanı, Irak'a asker göndermekle BM'ye yapılan saldırının ayrı şeyler olduğunu açıklamada bu kadar aceleci davranmasa, bir gün sonra bütün dünyanın hatta Amerika'nın bile yeni durumla ilgili olarak yeni bir "tavır" geliştirmekte olduğunu rahatlıkla görecekti. Nitekim, asker göndermeye sıcak bakan Japonya yeni durum karşısında çekimser davranıyor, İspanya'da hükümete baskılar artıyor, Polonya ise "riskli" bölgelerdeki askerlerini daha güvenli bölgelere çekme kararı alıyor. Irak'ta kelimenin tam anlamıyla kapana kısılan ve müttefiklerinin geri çekilme eğilimi gösterdiği Amerika, dünyadan asker desteği almak için yeni bir Birleşmiş Milletler kararı çıkarmaya hazırlanıyor. BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile görüşen ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Avrupa ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla telefon görüşmeleri yaparak acil yardım çağrısında bulundu. Şimdilik pek istekli görünmese de, muhtemeldir ki Amerika, önümüzdeki günlerde Irak'ta tümden BM denetiminde bir askeri varlığa rıza göstermek zorunda kalacaktır. Açıkçası çılgın "işgal mantığı" Bağdat'tan geri dönmüştür. Bush ve avanesi, 11 Eylül'den bu yana bilerek ve isteyerek inatla sürdürdükleri "saldırgan" politikalarla dünyanın en masum bölgelerinde bile yeni "terör cepheleri" oluşturdu. Şimdi kendi elleriyle yaktıkları bu ateş onları yakacak, ama masumları da... Türkiye, "asker gönderme" kararı almadan önce Irak'taki yeni durumu ve ülkelerin yeni tavrını dikkate almak zorundadır. Hükümet Birleşmiş Milletler kararı olmadan Irak'a neden ve hangi gerekçelerle Türk askeri göndereceğini kamuoyuna izah etmelidir. Aksi takdirde, kamuoyunu hiçe sayarak "ben yaptım oldu" mantığı ile atılacak adımların faturası ağır olacaktır. Amerika'nın bile korkulu anlar yaşadığı ve çaresizlik içinde "BM şemsiyesi"ne sarıldığı bir dönemde, Irak'a gitmek için neden bu kadar aceleniz olduğunu anlatın bize. İşgal güçlerinin onurunu kurtarmak neden bizim için neden bu kadar önemli bilmek hakkımız. Eğer Amerika için öleceksek bunu da bilelim...
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |