|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Gazetecilerin karşısına çıkan Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan hakkındaki iddialarla ilgili soruları cevapladı. Doğan yolsuzlukların ve usülsüzlüklere karşı çıktıkları için karalandıklarını öne sürdü.
Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan, holding merkezinde gazetecilerin sorularını cevapladı. Basında yayınlanan iddialara cevap veren Doğan, POAŞ'ın özelleştirilmesinde yasalara aykırı bir durum söz konusu olmadığını ifade etti. Bazı medya patronlarının sahip oldukları bankaların içini boşalttığını belirten Doğan, yolsuzluklar ve usulsüzlüklerin üzerine gittiklerini, ancak söz konusu medya patronlarının olayı 'medya savaşı' olarak çarpıttıklarını söyledi. Yolsuzluklara karşı çıktıkları için karalandığını öne süren Doğan, "Türkiye'yi 2001 krizine sokanlar beni suçluyorlar. Ellerindeki medyayı yolsuzluklarına kalkan olarak kullanıyorlar. Maalesef batan bankaların yarısına yakınının elinde medya vardı" dedi. Demir-Halkbank'ı aldığım fiyata veririm Demir-Halkbank'ın satın alınmasıyla ilgili soruları cevaplayan Doğan, "Demir-Halkbank'ta vole vurduğumuzu iddia edenler varsa, gelsinler aldığım fiyata kendilerine satayım. Bu sözüm bir taahhüttür" dedi. Doğan, medya patronlarının banka sahibi olmalarıyla ilgili sorulara, "Bizim birinci işimiz medyadır. Türkiye'nin en eski medya patronuyum. Çocuklarım da medyada çalışıyor. Ne çocuklarım ne ben bankaya uğramıyoruz bile. Aklım olsaydı banka işine bulaşmazdım" diye cevap verdi. Doğan, "Uzan'dan Motorola haberlerinin kesilmesi için 50 milyon dolar rüşvet istemişsiniz, ne diyorsunuz?" sorumuza "2 yıl önce Cem Uzan Bodrum'da evime geldi. Motorola haberlerini kesmemi istedi. 'Olmaz' dedim. 'New York Times, Financial Times gibi gazeteler bu olayı görüyorsa biz de doğru olmak kaydıyla yazmak durumundayız. Bu görevimiz' dedim. 'Dağıtım şirketinin bir kısmını satar mısınız?' dedi. 'Olabilir, ama bunu diğer şeyle karıştırma. Haber almak başka, bu başka' dedim. Şişli Savcısı çağırdı geçenlerde. 'Bu olayı anlamak için sizi çağırdım' dedi ve önüme kaset çözümü koydu. 'Okudum ve tamamiyle doğru' dedim. 'Telefonla mı görüştünüz?' dedi. 'Odama geldi, orada konuştuk' dedim. Demek ki adam cebine kaset koymuş gelmiş. Motorola haberlerinin kesilmesi için 50 milyon dolar istemişim. Hayasızlığın, çirkinliğin, terbiyesizliğin bundan daha fazlası olmaz. Ama adamlar herşeyi bitirmişler" diye cevaplandırdı. Tuncay zayıf karnım Doğan, "Tuncay Özkan'a 'Pamukbank'a BDDK tarafından el konulmasını önlemek için Devlet Bahçeli para yedi' dediniz mi?" şeklindeki sorumuza ilginç bir cevap verdi: "Tuncayla ilgili şeyleri konuşmak istemiyorum. Onunla aramızda duygusal birşeyler var. O iddia kesinlikle doğru değil. Ben bu kadar terbiyesiz biri miyim? Devlet Bey'e de mektup yazdım. Devlet bey ciddi bir devlet adamıdır, dürüstlüğüne inanıyorum. Tuncay'a böyle bir şey demedim. Ama bir ricam var, Tuncay benim yumuşak karnım, dokunmayın ya..." Doğan, "Dinç Bilgin'den alacaklı mısınız?" sorumuza da, "Sabah gazetesini maaşlar konusunda ben finanse etmiştim. Ayrıca 26 milyon dolar da ayrı bir borçları var. Sonra borçlarını 7 taksite bağladım. Onlar da, ödemiyoruz, dediler. Mahkemelik olduk" şeklinde cevap verdi. 'Altın hissenin mantığı kalmadı' Petrol Ofisi özelleştirmesi, Cumhuriyet tarihinin en temiz, en büyük özelleştirmesidir. Tek kalemde 1 milyar 260 milyon dolarlık çek verilmiştir. 1,5 milyar dolar devlete keş para ödedik. Devlet bu parayı aldı bizden. Vergisini de 2-3 yıl sonra daha fazla alacak" diyen Doğan, "Petrol Ofisi'ni aldıktan sonra 200 milyon dolar yatırım yaptık. Bu, Türkiye'nin en dürüst, en namuslu, en temiz, şeffaf, halkın gözü önünde yapılan bir özelleştirme. 'Niye birleştirdiniz?' deniyor. Tabii birleştireceğim. Bizim alnımızda şey mi yazıyor? Yasa çıkarmışlar. Tabaş ile Türk Petrol da zararlıydı. Birleştiler. Bizim için özel birşey mi var?' dedi. 'Doğan, Petrol Ofisi'nin ihale şartnamesinde yer aldığı halde 'altın' hissenin neden kaldırıldığının sorulması üzerine, şartnamenin ilgili maddesinde POAŞ'ın, ordunun ihtiyaçlarını temin etmesinden dolayı önemli stratejik kurumlardan biri olduğu ve 5 yıl süresince "altın" hissenin tutulması gerektiğinin belirtildiğini hatırlatarak, ''Ancak ordu da 5 yıl içinde Petrol Ofisi'nden ayrılabilirdi. Zaten biz satın aldıktan 3-4 ay sonra ordu ayrıldı ve altın hissenin mantığı kalmadı. Konulmasının önemli nedeni ortadan kalktı' şeklinde konuştu. "POAŞ'ta aykırı bir durum yok" Doğan, POAŞ'ta İş Bankası ile ortak olduklarını belirterek, "Ama bazı medya organları sanki POAŞ'ın tek sahibi benmişim gibi yansıtıyorlar" dedi. POAŞ'ı 1,5 milyar dolar vererek satın aldıklarını ifade eden Doğan, "60 milyon dolarlık bir borcu 2 yıllık bir süreyle ötelettirdik. Bu borç 2005 yılında bitecek. Bütün mesele bu" dedi. TABAŞ-Türk Petrol, Koç Yatırım-Koç Holding ve daha pekçok kuruluşun birleştiğini hatırlatan Doğan, "Ne var ki biz POAŞ'ta birleşime gidince yaygara koparılıyor" dedi. Bu birleşim ile devletin teşvik imkanlarından her firma gibi yararlandıklarını ifade eden Doğan "Borç ötelemesini neden gizlediniz?" sorusuna ise, "Gizlemedik, ancak açıklama gereği hissetmedik. Bunun haberi değeri bile yok. Akşam ne yediğimi yazmak zorunda mıyım" dedi.
|
|
|
|
|
|
|