AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Tutucu cumhuriyetciler

Cumhurbaşkanları Ekselansları, Cumhuriyetin 80. yıl balosu için gönderdiği "davetiye"de, kadın ayırımı yaparak yeni bir ilkeye adım attı. Ve böylece, "başı açık kadınları" Köşke davetle, "leydi-centilmen" ve "mösyö-madam" sosyetesine yeni bir açılımla, "başı örtülü mebus eşi"ne kapıları kapatmış oldu.....

Her halde bu durum, Sayın Cumhurbaşkanları için bir anı olarak tarihe geçecektir.

Öyle ya, bizim gençliğimizde "talihli" bir yönümüz vardı. İlk üç Cumhurbaşkanlarını saymak kolaydı: Atatürk, İnönü ve Bayar!...

Şimdi, sayıları ona vardı. Yeni nesil acaba kaçını sırayla makamına oturtabilir ki?

Hele hele sivillerin dışında, yer alan "asker kökenli ihtilal liderleri"nin kaçının "Cumhurbaşkanları ekselansları"nın etkin ve yetkin görevleri üzerinde bir yorum ve durum muhakemesi yapılabilir ki?...

Sivil, "merhum" Özal'ın dışında, hangi föterli, fraklı ve papyon kravatlı Cumhurbaşkanı hafızalarda yer etmiş olabilir?

Bir Demirel bile, bakınız ne diyor:

"Ben böyle bir şey yapmadım."

Eh, bir de böyle bir şey yapsaydı ya... Amma öyle şeyler yaptı ki, bunlara sıra gelmedi...

Yoksa, böyle bir ayırım ve kayırım yapmadığı için de üzgün olmasın.

Çünkü, öyle işler yaptı ki; tarihe "bir varmış bir yokmuş, zamanın birinde bir ülkede bir adam varmış... Kırk yıl ülkesinde, politika yapmış, ama bir tek anıtsal eser bırakmadığı için başkanlardan biri olarak anılıp, heba olmuş diye geçmiş olacak...

Böyle olduğuna göre, Onuncu Cumhurbaşkanları'nın ne gibi bir "icraat ile tarihe geçmek şansı"nı yakaladığına, bir "açık başlı - sıkma başlı" kadın ayırımı ile, Türk Parlamento tarihine yeni bir "kadın sorunu" ile geçerek, onu seçen parlamentonun Başbakanı Ecevit'i de geride bırakmıştır.

Ecevit ve hükümet ortakları ile muhalefette yer alan partiler "beşi birlik oylar"la Başkan seçenler, 3 Kasım Seçimleri sonucunda sandığa gömülüp, aldığı toplam oyların Sayın Cumhurbaşkanları ekselanslarına bir "anıları tazeleme" fırsatı vermeden, bu Parlamento'nun değil vekil eşlerinin, bayan mebuslarının bile tepkisini alması kadar "anti-feminist" tavır olamaz.

Cumhuriyet yönetimi, sınıflar üstü bir yönetim mi ki, elit tabaka ile bir araya geliniyor. Halk ve millet nerede? Cumhuriyete vücut verenlerin kıyafet ve istiklali simgeleyen enstrümanları, niçin 80. yılda Köşk'te kimlik sembolü olarak arz-ı endam etmez?...

Cumhuriyetin 80. yılında, Şeflik, Führer ve Duçe kalıntısı görüntülere değil, laik, demokratik, sosyal hukuk devletinin gerekleri eyleme konulur, değil mi?


www.sadikalbayrak.com

24 Ekim 2003
Cuma
 
SADIK ALBAYRAK


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED