AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Aşk denilen sır

Ne zaman, acaba uğrunda hayatımızı tehlikeye atabileceğimiz, hayatımızdan daha değerli bir şeyimiz var mı bu dünyada diye düşünsem, "Üç numaralı konçerto"yu çalabilmek için sağlığını, geleceğini ve bütün hayatını tehlikeye atan ünlü Rus besteci Rachmaninov gelir aklıma. Bir de Yahya Kemal'in, "Uğramam bahçelerin semtine gülden yandım" dizelerindeki o muhteşem ateşi...

/İstemem artık ışık, rayiha, renk alemini,
Koklamam yosma karanfille, güzel yasemini,

Beni bir lahza müsait bulamaz ıdlale,
Ne beyaz bakire zambak, ne ateşten lale/

Çoğu zaman hiç farkına varmadan içimizde taşıdığımız ama kaybedince içimizi parçalayan o boşluğun nasıl bir şey olduğunu öğrenebilmek için yüzyıllar boyunca binlerce, yüzbinlerce yazılar yazıldı, psikolojik tahliller yapıldı. Kimisi bunu içimizi hançerleyen bir "aşk", kimisi de bir yalnızlık uçurumu olarak tanımladı. Yüzyıllar geçti, tanımlar değişti ama uçurumlarımızda bizi bekleyen "aşk" denilen o zehir hiç değişmedi ve hep varoldu.

Aşk için şiirler yazıldı, şarkılar söylendi, filmler çekildi. Hatta bazı ünlü filmlerden çıkarak aşkı kategorize eden kitaplar bile yazıldı.

Mesela Titanic, Casablanca, Özel Bir Kadın, Aşk Mevsimi, Güzel ve Çirkin, Sleepless in Seattle, Fatal Attraction... "7 Aşk Öyküsü" adlı kitabın yazarı Amerikalı sosyolog Millman'a göre 7 temel aşk tipini en iyi yansıtan filmler bunlar... Millman, "Gönül ilişkileri ne kadar farklı görünse de aslında hepsi 7 temel öyküde toplanabiliyor" diyor .

Genel olarak herkes kendi yaşadığı aşkın farklı olduğunu düşünür... Farklı duygular, farklı heyecanlar, acılar, sonlar... Oysa California Üniversitesi sosyologlarından Marcia Millman, "Sadece 7 tip aşk var" diyor. Herkesin kendi uçurumundaki macerasını bulabileceği 7 temel tip. Ve bu temel aşk tiplerinin hepsinin çoktan beyazperdeye aktarıldığını belirtiyor.

Bugüne kadar çevrilmiş (sessiz yapımlar dahil) binlerce filmi izleyen Millman, her insanın kendini bulabileceği bir davranış biçimi, psikolojik mekanizmalar modelleri geliştirmiş. Ve bunları 7 Aşk Öyküsü (The Seven Stories of Love: And How to Choose Your Happy Ending) adlı kitabında toplamış.

Millman 7 aşk tipini ve beyazperdedeki örnekleri şöyle sıralıyor: Klasik aşk (Titanic), Pigmalyon aşk (Aşk Mevsimi/The Graduate- Çiçekçi kız/My Fair Lady), Saplantılı aşk (Fatal Attraction), Kuraldışı aşk (Özel Bir Kadın/Pretty Woman), Fedakar aşk (Casablanca) Kurtarıcı aşk (Güzel ve Çirkin), Cesur aşk (Sleepless in Seattle).

Bunlar Amerikalı sosyolog Millman'ın görüşleri. Doğrusu ben, insanın ruh dünyasındaki yönelişleri katagorize etmenin "aşkın büyüsü"nü bozacağına inanırım. Çünkü yaşadığımız bu dünya, çözüldüğünü sandıkça çözemediğimizi anladığımız nice sırlarla dolu. Hayatımızda öyle anlar olur ki, kendi içimizde kendimize bile açık olmayan "sırlar"a yaklaştıkça, bizim çoğu zaman bulduğumuzu sandığımız aşktan da öte bir aşkın varolduğunu anlarız. Belki de bütün sırları kaplayan büyük bir sır var hayatımızın üzerinde.


29 Haziran 2003
Pazar
 
MEHMET OCAKTAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED