|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Everest Yayınları'ndan çıkan Yeter Tenimi Acıtmayın adlı kitabın yazarı Meltem Arıkan toplumun iki yüzlü ahlak anlayışını eleştirerek, kadına yapılan her türlü haksız muameleyi sorgulamanın önemini vurguluyor.
Adalet Bakanlığı Danışmanı ve Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Doğan Soyaslan'ın, Türk Ceza Kanunu üzerinde çalışan TBMM Adalet Alt Komisyonu'nun toplantısında, tecavüz suçlularının mağdurla evlenmesi durumunda cezalarının tecil edilmesiyle ilgili madde gündeme geldiğinde kullandığı "Kimse bakire olmayan biriyle evlenmek istemez" sözleriyle, toplumun genel ahlak anlayışı ve kadına bakışı yeniden tarşışılmaya başladı. Daha çok modern kadının sorunlarını gündeme taşıyan romanlarıyla tanınan Meltem Arıkan'ın "Yeter Tenimi Acıtmayın" adlı son romanının piyasaya sürüldüğü günlerde alevlenen bu tartışmalara roman, genel düşünce örgüsü çerçevesinde cevap veriyor. Kadınların beyni, bedeni ve duygularıyla birlikte doğal kimliklerini yaşayabiliyor olmaları için çaba gösterdiğini ve kadının ancak bu şekilde varolma bilincine varabileceğini düşünen Arıkan, kadına yapılan her türlü haksız muameleyi sorgulamanın önemini vurguluyor. Sorgulama için huzursuz olmak şart Tüm sosyo kültürel katmanlarda kadınların sorunlarının aynı olduğuna değinen Arıkan, farklı sosyal ortamlarda sadece bazı koşulların bir miktar esneklik kazandığını ama kadının heryerde aynı sorunları yaşadığını söylüyor. "Herkesin geçmişinde kendi travması var, bunun çok acı ya da trajik olması da gerekmiyor" diyen yazar, romanında okuyanları biraz daha huzursuz etmek istediğini söylüyor. "Bizler çok kapalı bir toplumda büyüdüğümüz için travmaları daha ağır yaşıyoruz. Travmanın temeli korkudur ve o korku bütün hayatınızı yönlendirir. O zaman da anneler, babalar, çocukları değil, korkular korkuları büyütür. Ama huzursuz olmadan kendimizle ilgili birşeyleri de sormuyoruz. Böyle olunca da bilincine vardığmız korkular bizim değişimimizi sağlıyor. Tüm bunları sorgulamayap yok sayarsak bir değişimin olması mümkün değil." Toplumun ahlakı iki yüzlü Tecavüz suçlularının mağdurla evlenmesi tartışmalarını şaşkınlıkla izlediğini söyleyen yazar, "Türkiyedeki erkeklerin yüzde doksanı bakire kadın istiyor" diyenlerin, aslında kadınların lehine bir çalışma yapmış gibi görünmelerini şaşkınlıkla karşılıyor. Arıkan, bu araştırmayı yapanların tecavüze uğrayan kadının psikolojisi ile ilgili bilimsel veriye ihtiyaç duyup duymadıklarını da merak ediyor. "Tecavüze uğrayan kadını, ona bunu yaşatan adamla aynı eve sokmanın yanlışlığını ve bu ailede yetişebilecek çocuğun yaşayacağı sorunları hiç mi araştırmıyorlar? Çok ciddi birşey çünkü tecavüz. Bir kadının hayatında yaşayabileceği en ağır travmadır. 'Biz kadınları korumak için tecavüzcüsü ile evlendiriyoruz' demek sağlıksız bir toplumu doğurmaktır. Devlet kadını, kendine en büyük zararı verenle evlendiriyorsa kadın zaten devletin gözünde 'hiç birşey'dir. Bunun değişebilmesi için kadınların değişmesi lazım. O nedenle kadınların kendine sahip çıkmaları, değişmeleri ve varolabilmeleri çok önemli." Toplumun iki yüzlü ahlak anlayışına da değinen yazar başta ensest olmak üzere birçok çarpık ilişkinin yaygın olduğu bir toplumda, bu tür konuların üstü kapalı tutulmasına ve tartışılmamasına karşın namus ya da ahlaktan bahsetmesini eleştiriyor.
|
|
|
|
|
|
|
|