|
AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ |
| |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ramazan Bayramı'nda özellikle tatlı ve şekerin üzerine neden bu kadar düşüldüğünü, bu geleneğin nereden geldiğini ve neden her yerde tatlı ikram edildiğini hiç düşündünüz mü?
Ramazan Bayramı, bütün İslam aleminin heyecanla ve sevinçle beklediği en önemli günlerden biridir. Ramazan Bayramı, Ramazan ayında oruç tutarak Allah'ın rızasını kazanmaktan doğan sevincin ve bir aylık tutulan oruçların mükafatıdır. Bayramın neşe ile konuşup eğlenme, yeme içme meclisi olduğu kabul edilir. Ramazan Bayramı'nda özellikle tatlı ve şekerin üzerine neden bu kadar düşüldüğünü, bu geleneğin nereden geldiğini ve neden her yerde tatlı ikram edildiğini hiç düşündünüz mü? İşte bunun nedenini tarih sayfalarına göz attığımızda açıkça görmekteyiz. ASR-I SAADET'TE BAYRAM Dini ve sosyal olmak üzere iki yönü bulunan Ramazan ve Kurban Bayramı kutlamaları Asr-ı Saadet'te musalla adı verilen geniş bir alanda, kadınların ve genç kızların da katıldıkları Bayram Namazı ile başlardı (bk.Tirimizi, Cum'a, 36). Peygamber Efendimizin (s.a.v) bayramların kalabalıkla ve büyük bir coşku içinde kutlanmasını arzu ettiği bilinmektedir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) Ramazan Bayramları'nda musallaya çıkmadan önce hurma yeme adeti bir sünnet telakki edilmiş ve bu telakki bayramda tatlı ikramı geleneğini doğurmuştur. Daha Tabiin döneminde İbn Sirin gibi un, tereyağı ve bal veya hurma ezmesinden yapılan bazı tatlıları ikram etmeyi adet haline getirenler vardı. Bağdat'ta 380 (990-991) yılında yapılan bir bayram kutlamasında uzunluğu yaklaşık 150 metreye varan sofralarda tatlıların sunulduğu rivayet edilmektedir. ŞEKER BAYRAMI DA NE DEMEK? Arapça idü'l-fitr ve idü'l adha şeklinde adlandırılan Ramazan ve Kurban Bayramları, hicretin 2. yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Esasen ramazan orucu ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren müminler sonraki ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama Ramazan Bayramı veya bayramdan önce fitre (fıtır sadakası) verildiği için Fıtır Bayramı denilmiştir. Türkiye'de bazı kesimler bilinçli ya da bilinçsiz birçok konuda kendilerine göre adetler çıkarmışlardır. Ramazan Bayramı'nda tatlı ve şeker yemek adet olduğundan dolayı bu bayrama, dinimizde ve kültürümüzde hiçbir yeri olmayan , neyin ifade edilmek istenildiği belirsiz olan, "Şeker Bayramı" ismini koymuşlardır. Bu ve buna benzer konulara hassasiyetle yaklaşmamız gerekmektedir. OSMANLI'DA RAMAZAN BAYRAMI Osmanlı zamanında devrin padişahı, bayram alayından sonra Has Oda önüne konulan tahtına oturur ve saray nedimleri, musahibleri birbirinden güzel nüktelerle padişahı eğlendirirlerdi. O sırada altın ve gümüş tabaklarda helvalar getirilir, vezirlere, şeyhülislama ve meşayihe dağıtılırdı. Bundan sonra vezirler ve ehl-i divan yerine oturur. Matbah-ı Amire'den (saray mutfağı) getirilen yemekler yenirdi. Yeniçeriler ise yemeklerini bahçede yerlerdi. Osmanlı dönemindeki Ramazan Bayramları'ndaki yeme, içme ve tatlı kültürümüz çok canlı bir şekilde kutlanırdı. Gelen konuklara evlerde baklava, sarığıburma, şöbiyet, helva gibi ev hanımlarının yaptığı tatlı çeşitleri sunulurdu. Misafirliğe gidildiğinde insanlar elleri boş gitmez, kesinlikle yanlarında bir tatlı paketi götürürlerdi. Paketlerde kaymaklı, cevizli, fıstıklı baklava ya da sarığıburma, şöbiyet, helva, vs. gibi tatlı çeşitleri bulunurdu. Bugün artık unutulmaya başlayan bayram yerlerinde seyyar tatlıcı hacı babalar, helvacılar, sahlepçiler, şerbetçiler, çörek ve simitçiler halka satış yaparlardı. Bayramlarda başta şekerci dükkanları olmak üzere çarşı pazar dolup taşar; bayram tebriklerinde şeker ikram edilirdi. Bugünkü geleneklerimizde de devam ettiği gibi o zamanlarda da bayram şekeri olarak akide ikram etmek adettendi. (Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisinden yararlanılmıştır.) VEZİRPARMAĞI MALZEMELER: 100gr tereyağı (7 çorba kaşığı) - 1 tatlı kaşığı tozşeker - 1 Çay kaşığı tuz - 600ml. su (2 2/5 su bardağı) - 450gr un (3 3/5 su bardağı) - 6 adet yumurta - 2 lt.ayçiçek yağı ( Yaklaşık 9 su bardağı) Şurubu için: 1 lt. su (5 Su bardağı) - 2 kg. tozşeker (8 su bardağı) - 1 adet limonun suyu ve kabuğu YAPILIŞI: 1. Tereyağı şeker, tuz ve suyu bir tencerede karıştırarak bir taşım kaynatın. 2. Ateşi kısın.Elenmiş unu tenceredeki sıcak karışıma azar azar ekleyip iyice yedirerek karıştırın.Kısık ateşte hamuru ezerek karıştırıp 5 dakika pişirin. 3. Hamuru karıştırma kabına alıp, biraz ılınmaya bırakın. İlk sıcaklığını kaybedince içine yumurtaları ekleyin ve hamuru yedirerek mikserle çırpın. 4. Şerbeti için, bir başka kapta şeker, su, limon suyu ve sıkılan limonun kabuğunu bir taşım kaynatın. Ateşi kısıp, 5 dakika daha kaynatarak üzerinde biriken köpüğü alın. Limon kabuğunu çıkarıp şurubu ılınmaya bırakın. 5. Ayçiçek yağını bir tepsiye koyup, ocakta ılındırın.Tepsiyi ateşten alın. Bir parça hamur alarak bir parmak boyunda yuvarlayıp, yağa atın. 6. Tepsiyi orta ateşe koyarak 10 dakika, karıştırmadan, sadece alt üst ederek kızartın. Sonra karıştırarak 10 dakika daha kızartıp şerbetin içine atın. RAMAZAN SEYAHATLERİ
|
|
|
![]() |
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Ramazan | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |