T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Özkök'ün açıklaması ve ikinci tezkere meselesi

Genelkurmay Başkanı'nın dünkü açıklaması günün en önemli haberiydi. İlke olarak, icap ettiği şekilde, ancak ülkedeki siyasi alışkanlıkların tersine uzun süredir suskun olan asker, sonunda konuştu. Aslında ilk açıklama iki gün önce Hava Kuvvetleri Komutanı'ndan gelmişti, ancak bu sınırı dar, çeşitli yorumlara açık bir konuşmaydı. Genelkurmay Başkanı bu ilk açıklamayı hem düzelten hem açan konuşmasında özetle şöyle diyordu, demek istiyordu:

1. Hükümetle aramızda ana politika açısından bir görüş farklılığı yoktur.

2. Suskunluğumuzun, özellikle MGK'nın Irak savaşı konusunda görüş bildirmemesinin nedeni Meclis'i etki altına almamak ve Anayasa'ya uygun davranma çabasıdır.

3. Çıkacak savaşa bir tedbir olarak tezkere meselesi yeni koşullara ve bizim içinde olduğumuz şartlara göre ilgili kurumlar tarafından yeniden değenlendirilecektir.

Peki bunların anlamı ne?

İlk madde malumu ilamdır…

Hükümet ile asker arasında özellikle savaşa bakış konusunda çelişki olmadığı, temel kararların hükümet başta olmak üzere çeşitli devlet kurumlarıyla istişare çerçevesinde alındığı bilinmektedir.

Üçüncü madde yakın geleceğe ve gelişmelere ışık tutması açısından önemlidir…

Genelkurmay Başkanı ikinci tezkere konusunda Tayyip Erdoğan ve diğer sorumluların söylediklerini tekrar etmekte ve böyle bir girişimin bir önlem olarak devreye girebileceğini ima etmekte, hatta ifade etmektedir…

Ancak bu noktada şunu belirtmek gerekir:

Durum Özkök'ün belirttiği kadar düz ve ortalık ima ettiği kadar süt liman değildir…

Bir kere asker ve hükümet arasında açık bir sorun olmasa da, Meclis'in kararı ordunun askerî beklentilerine uygun olmamıştır.

Bu çerçevede asker, önceki gün Hava Kuvvetleri Komutanı Asparuk'un da belirttiği üzere rahatsızdır. Kaldı ki, Genelkurmay Başkanı'nın bu konudaki kesin görüşünü tezkere oylamasından önce açık bir şekilde Başbakan'a bildirdiği bilinmektedir.

Bu çerçevede Hilmi Özkök'ün "Asker Rahatsız" başlıklı bir gazete yorumuna gösterdiği tepki anlamlı ve haklı değildir.

Nitekim Hasan Cemal tarafından kaleme alınan o yazıda askerin Kuzey Irak'ta birlik bulundurmak istediği belirtiliyor ve bu isteğin nedenleri şöyle özetleniyordu:

"Kuzey Irak'ta bağımsız Kürt devletine gidebilecek oluşumlara zamanında set çekmek...

Kerkük ve petrolünün Kürt denetimine girmesini engellemek...

1991'dekine benzer bir Kürt göçünü Irak topraklarında karşılamak...

Kuzey Irak'ta, daha çok İran sınırına yakın dağlık bölgelerde konuşlanmış 4 bin 500-5 bin PKK'lıyı etkisiz hale getirebilmek..."

Aynı yazı son derece haklı bir şekilde ve doğru bir tespitle, Washington'un yolladığı "Türkiye Kuzey Irak'ta tek başına hareket etmesin ve Türkiye, Irak sürecine katılma şansını yitiriyor…" şeklindeki mesajların ve Kuzey Irak'ta başlayan Kürt merkezli "ısınmanın" askerdeki rahatsızlığı arttırdığını vurguluyordu.

"İkinci maddeye"ya gelince…

Her şeyden önce MGK'nın Meclis iradesine müdahale edilmemesine yönelik tavrının askere mi yoksa Cumhurbaşkanı'na mı ait olduğu yeterince açık değildir ve gelen duyumlar merkeze Sezer'i yerleştirmektedir.

Ayrıca sadece Irak sürecinde yaşanan bir- çok kritik noktada askerin suskunluğu siyasi otoriteye biattan daha çok, Özkök'ün de belirttiği kötü ile daha kötü sonuç seçeneklerine ilişkin hiçbir sorumluluğu almak istememesinde, buna karşılık hükümeti tezkere konusunda yönlendirmesinde gizlidir…

İlke açısından bakıldığında sevindirici ama somut gelişmeler izlendiğinde pek ikna edici olmayan milli iradeye bağımlılık imasının ne denli gerçekleri yansıtıp yansıtmadığı yakında ortaya çıkacaktır…

Nitekim Erdoğan'ın ve diğerlerinin yeni tezkerinin gündeme gelmesi için ihtiyaç duydukları yeni koşullar temelde Kuzey Irak'taki gelişmelere ilişkindir. AKP'ye yönelik iç koşullar ise askerin bu konudaki ısrarlarına ve baskısına bağlıdır…

Nitekim Genelkurmay Başkanı'nın dünkü konuşması, konuşmanın zamanlaması ve satır araları ikinci tezkere konusuna doğrudan işaret etmekte ve temelde bu niyetle yapıldığını akla getirmektedir…

Görünen o ki, ikinci tezkere iyice ısıtılmaya başladı…



6 Mart 2003
Perşembe
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED