T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R
Kadın, entrika, cinayet

Şehir Tiyatroları'nın Şubat ayı sonlarında sahneye koyduğu yeni oyunu Sekiz Kadın, küçük bir kasabada meydana gelen bir cinayeti, sekiz kadının entrikalarla dolu hayatlarında araştıran bir kara mizah örneği.

Robert Thomas'ın yazdığı, Nedret Denizhan'ın yönettiği Sekiz Kadın, Şehir Tiyatroları'nda sahnede. Zaman zaman gerilim dozunun arttığı, neşeli, kadın kadına yaşanan kaotik ortamdaki hesaplaşmayı kıvrak bir dille sunan oyun, Perihan Savaş'ın yirmi sekiz yıl sonra tekrar tiyatro sahnesine dönmesiyle de önemli bir oyun. Perihan Savaş, oyunda Gaby'i yani ev sahibesini canlandırıyor.

Rolünü başarıyla kotaran sanatçı oyunu, "kadın kadına bir hesaplaşma" olarak tanımlıyor. Bu ihtiraslı hesaplaşmanın nedenini de şu sözlerle anlatıyor. "Böyle bir olay ancak kadınlar arasında yaşanabilir, bu devirde kanının kadına yaptığı kötülüğü, erkekler birbirlerine yapmıyor."

Canlandırdığı karakterin kendisi ile örtüşmediğini de belirten Perihah Savaş, "Gaby kendine fazlasıyla düşkün bir kadın, hatta süslü diyebiliriz. Çocukları bile fazla umrunda değil, kendine yönelik yaşayan biri, benim karakterimle örtüşen bir tarafı yok" diyor. Oyunda, Esin Karabağ, Selin İşcan, Tanju Tuncel, Şebnem Köstem, Rozet Hubeş, Demet Bozkaya, Ayşegül İşsever, Sekiz Kadın'ı sahnede yaşatan diğer yedi kadın oyuncu.

Kadın kadına, kıran kırana

Sekiz Kadın, Noel'de bütün ailenin biraraya toplandığı bir evde meydana gelen cinayet üzerine kurulu bir oyun. 1950'li yıllar'da Fransa'da tenha bir kasabada geçen olay, karla kaplı bir bölgede bulunan büyük ve etrafı yüksek duvarlarla çevrili bir malikanede geçiyor. Sabah saatlerinde fırtına ile kapının açılması oyunun en başında yürekleri ağza getiriyor ve gerilim oyun boyunca hep zirvede duruyor. Evin reisinin bir cinayet sonucu ölmesi alileyi kuşkulu bir bekleyişe götürüyor. Katilin, ev halkından biri olduğu şüphesinin ağır bastığı saatlerde, kadınlar arasındaki karşılıklı suçlama ve itiraflar, kıran kırana yaşanan çekişme ve geçirilen sinir krizleri maktülün ölümünün ardındaki sır perdesini yavaş yavaş aralıyor.

TİYATRO İÇİMDE BİR UKDEYDİ

Beş yaşındayken İstanbul Şehir Tiyatroları Çocuk Bölümü'nde sahneye çıkan, ilk deneyimlerini sahne tozu içinde yaşayan ve tiyatro için 'ilk gözağrım' diyen Perihan Savaş, yirmisekiz yıl sonra tekrar tiyatro sahnesinde olmaktan duyduğu mutluluğu şöyle ifade ediyor: "İki yıl önce dilekçe vermiştim, Şehir Tiyatroları'na tekrar dönmek için. Sekiz Kadın'ı sahnelemeye karar verdiklerinde beni aradılar, memnuniyetle kabul ettim. Yıllar önce tercihimi sinemadan yana yapmıştım. Çünkü sinema ile daha fazla insana ulaşabilme imkanım vardı. Ama hep içimde ukde idi tekrar tiyatroya dönmek. Çok özlemişim, şimdi de çok mutluyum." Sahnedeki canlı performans, aynı anda reaksyon ve alkışı duymanın sanatçıya yaşattığı doyumsuz hazlara değinen Savaş, tiyatronun tüm bu parçaların birleşimiyle oluştuğunu söylüyor ve "Tiyatro, oyunculuk açısından keyif alabileceğiniz doyuma ulaşabileceğiniz en güzel yer" diyor.

  • HALE KAPLAN ÖZ

  •  
    Hikmet peşinde
    bir şiir

    Yusuf Özkan Özburun'un "Son Ağaç" adını taşıyan kitabı Birey Yayınları Kırklar dizisinden çıktı.
    İran'da rüzgarın senfonisi başkadır
    ÇAĞSAV Onur Ödülleri 2003 belli oldu...
    Çağdaş Sanatlar Vakfı- ÇAĞSAV tarafından plastik sanatlar alanında olağanüstü başarıları, çalışmaları ve destekleri nedeniyle öne çıkan gerçek ve tüzel kişileri ödüllendirmek, vakfın bu kişilere şükranlarını belgelemek amacıyla oluşturulan 'ÇAĞSAV Onur Ödülleri'nin 2003 yılı sahipleri belli oldu. Onur Ödülü Heykelcikleri'nin ünlü ressam-sanat eğitimcisi Prof. Dr. Turan Erol ile cumhuriyet tarihinin sanat koruyucusu ve destekçisi Türkiye İş Bankası'na verilmesi kararlaştırıldı. Ödüller sahiplerine 14 Nisan 2003 akşamı 3. Ankara Sanat Fuarı-ANKART 2003'ün açılışı öncesi Ankara'da düzenlenecek bir törenle sunulacak. Törende Prof. Dr. Turan Erol ile Türkiye İş Bankası'nın sanat hizmetleri ve Resim Koleksiyonu hakkında onar dakikalık birer film de gösterilecek.
    Bir asırlık 'Çengi'
    Türk basınının 'efendi babası', Türk romanının öncü yazarı Ahmet Mithat Efendi'nin 1877'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde tefrika edildikten sonra yayınlanan romanı Çengi, Selis Yayınları'ndan çıktı. Mustafa Miyasoğlu'nun yayına hazırladığı ve okur için açıklayıcı bir sunuş yazdığı kitaptan tadımlık bir cümle: "Seni perçemle kavradığım gibi Kaf Dağı'nın arkasına atarım." Tel: 0 212 520 05 57
    Özgürlüğü ararken
    Defter, Virgül, Varlık gibi dergilerde yazan Yaşar Çabuklu'nun "Özgürlükçü Düşüncenin Peşinde" adlı kitabı Metis Yayınları'ndan çıktı. Yazar kitabında 'günümüzün koşullarında özgürlük mücadelesi nereden boy verebilir?' sorusuna yanıt ararken, iktidar kurumlarının ve tahakküm biçimlerinin geçirdiği değişimleri, özgürlükçü muhalefetin yeni deneyimlerini de ele alıyor.
    6 Mart 2003
    Perşembe
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED