|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Gelmeyin ama kapınızı açın
Türk askerinin bölgeye gelmesine kökten karşı çıkan Kuzey Iraklılar bununla birlikte Türkiye'yi Saddam tehdidine karşı bir sığınma kapısı olarak görüyorlar. Ortak düşünceleri : Gelmeyin ama kapınızı açın!
Amerika Birleşik Devletleri'nin Irak'ta operasyona hazırlandığı günlerde Washington'un bölgedeki son politikalarının yansımaları Kuzey Irak'ın üstüne bir gölge gibi düşmüş durumda. Geçmişte konjonktürel nedenlerle Türkiye'nin yardımına sık sık gereksinim duyan Kuzey Iraklılar bugün Türkiye'nin bölgedeki askeri ya da politik varlığına kökten karşı çıkıyorlar. Irak lideri Saddam Hüseyin'in devrilmesi konusunda Amerika'nın yardımına ihtiyaç duyduklarını bilen Kuzey Iraklı Kürtler son dönemde belki de tek cümleyle özetlenecek bir iç çelişki yaşıyor: "Türk askeri buraya gelmesin, ama kapılarınızı açın. Çünkü Saddam Hüseyin buraya saldırırsa size ihtiyacımız olacak." Amerika'nın etkisi Erbil'de sokaklarda dolaşırken yabancı güçlerin bölgedeki tarihi oyunlarının ve belki de o oyunların yansıması olan diktatöryal yönetimin halkı artık patlama noktasına getirdiğini anlamak mümkün. Gelinen nokta; politik, ekonomik ve sosyal anlamda iyi bir gelecek arayan Kuzey Iraklılar'ı, Amerika' nın bölgedeki espiyonaj faaliyetlerinin etkisiyle düşman aramaya yöneltmiş. İlk düşman Saddam İlk düşmanın adresi belli: Yirmi dört yıldır Bağdat'ta oturan Saddam Hüseyin... İçerde ve dışardaki savaş politikalarıyla halkı canından bezdiren bir diktatör Saddam Kuzey Iraklılar'a göre. Kuzey Iraklı bir Kürt Saddam'ı 'Mücrim' (Suçlu) sıfatıyla niteliyor. Türk askerini isteyen yok Irak lideri Saddam Hüseyin'in devrilmesi; yeni, birleşik ve federal bir Irak'ın kurulması idealiyle Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgedeki son altı aylık çıkarlarının korunmasına dayalı politikalar Kürt nüfusu özelinde ikinci bir düşmanın belirlenmesine neden olmuş denilebilir. Bu düşman, bölge politikalarında uzun süredir söz sahibi olan Türkiye. Muhalifler cephesine ağırlığını artık tamamen hissettiren Irak Kürdistan Demokrat Partisi'nin (IKDP) kontrolündeki bölgelerde "Türk askeri buraya girsin ve bize yardım etsin" diyen kimse yok. Biyolojik saldırı korkusu Savaş öncesinde kısmi bir tedirginlik ve zaman zaman gün yüzüne çıkan dönüşüm coşkusuyla Saddam'ın devrileceği günü bekleyen Kuzey Iraklılar'ın tek endişesi, Irak liderinin giderayak biyolojik ya da kimyasal silahlarla bölge halkına Halepçe'de yaşanana benzer bir acı yaşatması. Bununla birlikte Saddam tehdidi konusunda da kendilerince bir çözüm üretmişler. Bölgedeki Amerikan askerinin varlığı kendilerini korumaya yetmezse, Şırnak'ın Irak'a sınır ilçelerinden Türkiye'ye girecekler. Ağabeylik bekleniyor Askeri gücüyle bölgede her zaman hesaba katılmış olan Türkiye, böylelikle sivillere Körfez Savaşı'ndaki Peşmerge göçünde olduğu gibi 'ağabeylik' yapacak. Kuzey Iraklı Kürtler'den, iltica yolculuklarının İstanbul'da son bulmasını isteyenler dahi var. Bir New York, bir Londra ya da Paris yok onlar için. Bölgenin kadim ve büyük kenti İstanbul var... Gücün simgesi... Türkiye'ye geliriz Bir Erbil esnafı, "Saddam yıllardır tepemizde. Baskı ve sindirme ile bugünlere geldik. Artık tahammülümüz kalmadı. Şimdi önümüzde yeni bir fırsat var. Amerika'nın yardımıyla da olsa Saddam Hüseyin devrilecek. Gönderilmeden önce bize zarar vermesinden endişe ediyoruz. Eğer buraya saldırı olursa Türkiye'ye geliriz" diyor gülerek. Bir başka esnaf ise, "Açıkçası bu Saddam'la Amerika arasındaki bir mesele. İndireceğiz diyorlar indirecekler. Bunun kötü sonuçları da bize yansıyacak" diyor. En çok Tatlıses ve Kırmızıgül dinleniyor Son günlerde özellikle gösterilerde Türkiye aleyhtarı tutumun öne çıkması ve Türk askerinin bölgedeki varlığına kesin bir şekilde karşı çıkılması ABD'nin hassas noktalardan yola çıkarak ürettiği yeni Kuzey Irak politikasının bir başka kanıtı. Amerika'ya olan bu dönemsel politik bağlılık, kültürel kodlara hiçbir biçimde yansımamış. Sokaktaki insanlar İbrahim Tatlıses, Mahsun Kırmızıgül ya da Türk Sanat Müziği dinliyor. Bölgede petrol ürünleri fiyatlarının ucuzluğundan dolayı pek kolay bulabildiğiniz hemen her takside Türk müziği kasetine rastlamak mümkün. Bütün bu etkenler, ABD ile hiçbir tarihsel ve kültürel bağı olmayan Kuzey Iraklı Kürtler'in Washington ile olan politik birlikteliklerinin geleceği konusunda da merak uyandırıyor. ÇARŞI PAZAR KÜRDİSTAN HARİTASI DOLU Kuzey Irak'ta, Türk basınına sık sık haber konusu olan 'Kürdistan haritası' çarşı, pazar her yerde satılıyor. Türkiye'nin Akdeniz kıyılarına uzanacak şekilde Hatay, Doğu Anadolu'da Erzurum ve Kuzeydoğu'da Kars'ı içine alacak biçimde belirlenmiş bir harita bu. Kuzey Irak illeri gibi, Türk şehirleri de haritada Arapça ve Kürtçe isimlerle anılmış. Haritada Diyarbakır başkent olarak gösterilmiş. Haritanın Kuzey Irak'taki o veya bu siyasi grubun belirlediği bir harita olduğunu söylemek mümkün değil. Haritayı satın aldığımız dükkanın sahibi, "Bu partinin ürettiği bir şey değil. Özel kuruluşlar yapıp bize satıyor, biz de halka..." diyor. FERHAT ÜNLÜ
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |