T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

K Ü L T Ü R
Hikmet peşinde bir şiir

Yusuf Özkan Özburun'un "Son Ağaç" adını taşıyan kitabı Birey Yayınları Kırklar dizisinden çıktı. Hayatın acemisi şair 55 şiire yer verdiği kitabında hikmetin izini sürüyor.

Yusuf Özkan Özburun son dönemin en fazla dikkat çeken şairlerinden biri. Deneme yazmak, radyo programı, çeviri ve öğretmenlik yapmak Yusuf Özkan'ın şiir haricindeki uğraşları. Felsefeye yatkınlığı da bilinen şairimizin şiir ve edebiyata dair kuramsal yazıları ve özellikle Tagore ve Mevlana'dan yaptığı çeviriler dikkatle takip ediliyor. Yusuf Özkan Özburun'un son şiir kitabı Son Ağaç, Birey yayınları Kırklar edebiyat kitapları arasında yayınlandı. Güzel kapağı ve ilginç sayfa tasarımıyla dikkat çeken kitapta Yusuf Özkan'ın 55 şiirine yer verilmiş. Son Ağaç, Kırklar edebiyat dizisinin de onuncu kitabı olarak piyasaya çıkmış.

Kendi sesini bulmuş bir şair

Kitabı okumaya başlar başlamaz not alıyoruz: Şiirlerinde felsefi ve metafizik göndermelere çok sık rastlanır. Kimseye benzemek gibi bir derdi olmadığı için kendisi olmayı başarmış kendi sesini bulmuş bir şairle karşı karşıyayız. Bundan dolayı rahatlıkla belirtebiliriz ki şairin özgün bir sesi var. Kelime seçiminde dikkat çekecek kadar titizdir. Hikmetin peşinde olan ve bunu mısralarıyla ortaya koyan şairin tasavvufi terimlere ilgisi ise gözlerden kaçmamaktadır. Çoğumuzun sırtını çevirdiği veli, mürid, mürşid, şakirt, sufi, tilmiz, tekke, zikir, inziva, münzevi, dergah, acz, fakr gibi kendi kavram ve kelimelerimizi Yusuf Özkan hiçbir komplekse kapılmadan kullanmakta ve bize ait olana çok esaslı bir vurgu yapmaktadır şiirlerinde. Elifbadan sözeder, hüve'l-baki der, ümmiliğe atıf yapar, Efendisine yalvarır. Kimi şiirinin girişinde ise Kur'an'dan bir ayeti alır. Ama bunun yanında yalap, geven kanatan, safran koparan, yalımlı navruz, keperen kunduz, yekinmek, ığşalamak, kadana, telek, kosnül, anız gibi anlayabilmek için bir sözlüğe ihtiyaç duyacağımız kelimeler de kullanır. İfade etmeli ki bu tür tedavülde olmayan kelime kullanma yoğunluğunu İsmet Özel'de görmüştük.

'Sal kalbini sulara'

Son Ağaç'ta birbirinden güzel şiirler var. Bazı şiirlerinde yakaladığı ses uyumu ise zirveye çıkar. Mesela: susansın sularda/ susayansın/ sal kalbini sulara/ sessizce yansın dizelerinde olduğu gibi. Benim altını çizdiğim şiirler ise Körlük risalesi, Son ağaç, Bumerang ve Düşüş ilahisidir.

Yusuf Özkan bir yaşama ustası olmadığını söyler. Bununla yaşama dair çok fazla bir tecrübesi olmadığını ima ediyordur mutlaka. Ya da yaşama fiilini hakkını vererek yerine getirmediğini dile getiriyordur. Ama ben onu bir gönül dostu, yüreğe hitab eden bir şair olarak gördüm. Varsın yaşama ustası olmasın. Ne farkeder ki. Değil mi ki şu dizelerin sahibidir: Yoksa ben miydim göğü yere indiren / ben miydim kalbini satan dünyaya / değişen zındanını bir tutam Züleyha'ya / semanın kumaşından dövülen tutiya / eşyanın sırrından süzülen simya / yetmedi mi yoksa varlığım / yalvarıp yakarmaya. u Bilgi Tel: 0 216 511 33 69

  • SADETTİN ACAR



  • 6 Mart 2003
    Perşembe
     
    Künye
    Temsilcilikler
    ReklamTarifesi
    AboneFormu
    MesajFormu
    Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
    Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
    Bilişim
    | Dizi | Röportaj | Karikatür

    Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
    © ALL RIGHTS RESERVED