T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Kendimizi eşek yerine koyalım

Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamın birinin eşeği, kuyunun birine düşmüş.

Niye düşer, nasıl düşer sormayın.

Eşek bu.

Düşmüş işte.

Belki kör bir kuyuydu, ağzı tahtayla kapatılmıştı belki, üzerine de toprak dökülmüştü.

Zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, toprakta biten otları yemek isteyen eşeğin ağırlığını çekemedi ve güm.

Güm değilse de paldır küldür eşeği yuttu kuyu.

Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde. Ayıptır söylemesi, anırdı yani.

Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü.

Zavallı eşeği kuyunun dibinde melul mahzun bakınıyor.

Üstelik yaralanmış.

Karşılaştığı bu durumda kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırdı.

Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kaldı.

Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez.

Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek.

Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar.

Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe döktü.

Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükseldi ve sonunda yukarıya kadar çıkmış oldu.

Köylüler ağzı açık bakakaldı.

* * *

Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır.
(Ne bazeni, çoğu zaman.)
Toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur.
Bunlarla başetmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmak, aydınlığa adım atmaktır.
Kör kuyuda olsak bile.

* * *

Şimdi biz zor durumdayız.
Irak zor durumda.
Amerika da öyle.
Bu örneğe bakarak kendimizi eşek yerine koyabiliriz.
Yahut hayvanı kuyuya düşen köylü yerine.
Veya toprak atmak için yardıma gelen köylüler de olabiliriz.
Belki Irak eşektir, belki Amerika kuyu.
Hiç farketmez.
Neticede her zor durumdan kurtulmanın bir yolu vardır.
Yeter ki eşek kadar olsun kafamızı çalıştıralım.
Direnelim, umudu kesmeden, gayret göstermeye devam edelim.
Ve bir şey daha.
Çözüm yolu "tek" olmayabilir.
Hatta kimi zaman, felaket sanılan durum, kurtuluş yordamı ve yöntemi haline gelebilir.
Velhasıl, her ne olursa hayrolur.
Ben bunu bilir, bunu söylerim.

YANLIŞ ANLAMA

Yetki tezkeresi Meclis'ten geçmezse zam gelecek dediler.
Gelsin dedik.
Yetinmedik, daha ileri gidip "Gereken bu" dedik.
Gerekliliğine inanarak söyledik bunu.
Meclis'te oylama yapıldı ve tezkere reddedildi.
Ardından tuza beze zam yapıldı.
Ancak biz maaşlara zam bekliyorduk.

GÜNÜN SÖZÜ

Başarı, çoğunlukla onu aramakla meşgul olan kimselere nasip olur.
Henry David Thoreau


6 Mart 2003
Perşembe
 
MEHMET ŞEKER


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED