|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Özal, Türkmenlere, Kürtlere ağabeylik yapmamız lazım derdi. Türkmen meselesini de ilk o getirdi. Talabani ve Barzani le ilişkiler onun döneminde başladı. 1994'ten sonra ABD bizi devreden çıkardı. Şimdi hasım olarak çıkarılıyor bu adamlar karşımıza.
ENGİN GÜNER: Statükocuları sevmezdi Yapmacık değildi, içtendi. Bir çocuğu kucağına aldığı zaman kendi çocuğu gibi severdi. Olumlu, pozitif bir insandı. Kimsenin kalbini kırmazdı. En çok kızdığı insan tipi statükoculardı. Onlara örümcek kafalı, Saddam'ın cumhuriyet muhafızları derdi. Statükoyu aşamamaktan yakınırdı. Basından şikayet eder, ama aldırmazdı. Düzeltme bile yapmazdı. 'Ne düzelteceksin, aldırmayın, işimize bakalım' derdi. Özellikle dış politikaya ve ekonomiye öncelik verirdi. Türkiyenin bir değişim sürecine girdiğini, ancak bunun yarım kaldığını düşünürdü. Bu nedenle 2. Değişim Programını hazırladı. Bu proje devletin yeniden yapılandırılmasını içeriyordu. Asıl iş bu diyordu. Partiye olan hakimiyetini kaybetmişti, ANAP'ı kendisinden sonra içine düştüğü durumdan üzülüyordu. Son zamanlarda çok üzgündü, ama sebebinini tam olarak bilemiyorum .
Kürtler kardeşlerimiz Özal olaylara değişik açılardan bakardı. Kıbrıs'ı çözmek istiyordu, ama ver kurtul mantığıyla değil. Türkiyenin en avantajlı olduğu bir dönemde çözmek isterdi. ABD ile ilişkilerinin çok iyi olduğu bir dönemde Kıbrıs meselesini, dörtlü konferans yoluyla, yani Rum-Yunan, Türk-KKTC arasında, ABD'nin gözetimi altında çözmek istedi, olmadı. Kuzey Irak konusunda da farklı bir yaklaşım sergiledi. Kürtlere bizim kardeşlerimiz, akrabalarımız derdi. Türkmenleri Kürtlere sahip çıkmamız, ağabeylik yapmamız lazım derdi. Türkmen meselesini de ilk o getirdi. Muzaffer Arslan'ı ben tanıştırdım Özal'la. Türkmenler adeta unutulmuştu. Saddam'ın gitmesini, bölgeye barışın gelmesini istiyordu. Talabani ve Barzani le ilişkiler onun döneminde başladı. Bunları bırakmayalım derdi. 1994'ten sonra ABD bizi devreden çıkardı. Şimdi hasım olarak çıkarılıyor bu adamlar karşımıza. Özal onları yönlendirmek istiyordu. Milli çıkarlarımıza uygun hale getirmeliyiz derdi. Ben zenginleri severim lafı, pek çok lafı gibi çarpıtıldı. İzmirde bir gün cuma namazı kıldık, biraz içerde oturduk, orada anlattı, "Ben zenginleri severim" cümlesi miskinleri sevmem çalışanları severim anlamında söylediğini ifade etti, ben de "neden düzeltmiyorsunuz" dedim "Ya bırak isteyen istediğini söylesin biz işimize bakalım" dedi.
1. Bölüm: Sivil, dindar ve demokrat
|
|
|
|
|
|
|