T ü r k i y e ' n i n   B i r i k i m i

Y A Z A R L A R
Gürüz'ün sözleri (3)

Bununla beraber üç yazıdır Gürüz'ün çıkışını değerlendiriyor, sözlerini tenkit süzgecinden geçiriyorum. Bu arada ideolojik veya ekonomik yandaşlık ârızası olmayan birçok köşe yazarı ve akademisyenin de benimkine benzer değerlendirmeler yaptıklarını memnuniyetle görmekteyim.

Gürüz daha neler demişti:

"Sekiz Yıllık Kesintisiz Eğitim Kanunu çıkıncaya kadar, çocukların yarısı eğitimini ilkokulda bitiriyordu. Türkiye, bu nedenle ilerleyemedi, dünyada rekabet gücünü kaybetti. Hedeften sapılmasına sessiz kalınamaz."

Benim bildiğim kadarıyla sekiz yıllık temel eğitim kanunu çıkarılırken de şimdi de aklı başında hiçbir kimse buna (temel öğretimin sekiz yıl olmasına) karşı çıkmadı; karşı çıkılan husus bu sekiz yılın kesintisiz olması, ilköğretim öğrencilerinin sekiz yıl -ihtiyaç, eğilim ve kabiliyetleri ne olursa olsun- aynı programa mecbur edilmeleri idi. Bu (kesintisiz, yönlendirmesiz, geçişsiz olması) yanlıştır, pedagojik değildir, Batı'daki uygulamaya da aykırıdır, buna bugün de itiraz ediyor, değişmesini istiyoruz. Öğrencilere bu sekiz veya ileride artacaksa on, onbir yıl içinde farklı programlara geçiş imkanı verilmelidir, doğrusu budur.

Türkiye'nin ilerlemesi çocukları sekiz yıl dört duvar arasında tutmakla değil, orada çağı yakalamamıza yardım edecek bilgi ve eğitimi vermekle olacaktır. İlim adamları kemmiyetten çok bu keyfiyet üzerinde durmalıdırlar.

"Meclis'i oluşturan komisyonlarda, Milli Eğitim camiasında her türden insan mesleki kökenden gelenler olabilir. Ancak TBMM'deki Milli Eğitim Komisyonu'nda dini eğitim alan, geçmişte zorunlu sekiz yıllık eğitime alenen karşı koyanların ağırlık ve çoğunluk oluşturmasına kimsenin ses çıkarmaması beklenmemelidir".

Daha önceki komisyonlarda da bizim yanlış dediğimiz "kesintisize" taraftar olanlar ağırlıkta ve çoğunlukta idi. Millet son seçimlerde o ağırlık ve çoğunluğu tasfiye etti, bunları istedi; milli irade, çağdaş eğitim ve öğretim ilkeleri bir yana atılacak, illa da bizim toplum mühendislerinin, ideoloji işçilerinin dedikleri olacak öyle mi? Bu hangi kitapta yazıyor? Din eğitimi ve öğretimi alan insanlarımız farklı yurttaşlar mı oluyorlar, onlar sabıkalı veya sakıncalı kişiler mi? Ayrıca benim gibi düşünen milyonlarca insan, kimsenin ses çıkarmamasını da beklemiyoruz; herkes sesini çıkarsın, ama hak, özgürlük ve demokrasi sınırlarının dışına çıkılmasın, "bizim sesimiz başka sesleri döğer, döğmeli" denmesin; istenen budur.

"Dünyanın hiçbir yerinde 5-6 yaşındaki çocuklara din eğitimi verilen başka ülke yok."

İşte Gürüz ağzındaki baklayı işte şimdi çıkarıyor; bütün gürültünün esaslı sebeplerinden birini açık ediyor. Sekiz yıllık kesintisiz öğretim Meclis'te tartışılırken mesele, çocuklar için velilerinin isteğine bağlı din eğitiminin ne zaman ve nerede verileceği konusuna gelmişti. Bir Halk Partili milletvekili şöyle dedi; "Beyler açık konuşalım, siz çocukları küçük yaşta din hocalarının karşısına oturtmak istiyorsunuz, biz ise 16 yaşına kadar buna imkan vermeyeceğiz!" Gürüz de bunu diyor. Peki bu beyler yetkiyi kimden ve nereden alıyorlar? Anayasa'nın 24. maddesinin ilgili fıkrası açık ve kesin, şöyle diyor: "Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır." "Bunun dışındaki" demek "daha küçük yaştaki çocuklar" demektir, "belli bir dinin ve mezhebin öğretim ve eğitimi" demektir.

"5-6 yaşındaki çocuklara dünyada din eğitimi veriliyor mu, verilmeli mi" konusuna gelince Gürüz'e, siyaset yapmaktan boş vakit bulabilirse şu kitaplara bakmasını tavsiye ediyorum:

Dr. Mualla Selçuk, Çocuğun Eğitiminde Dini Motifler, Ankara, 1990

İrfan Başkurt, Federal Almanya'da Din Eğitimi, İstanbul, 1995.

Doç. Dr. Mustafa Tavukçuoğlu, Belçika'da Türk Ailesi ve Din Eğitimi, Konya-Mehir Vakfı, 2000.

A. Ferhan Oğuzkan'ın Çevirdiği, Milli Eğitim'in 1974'te öğretmen kitapları dizisi içinde yayımladığı Çağdaş Eğitim.


3 Ocak 2003
Cuma
 
HAYRETTİN KARAMAN


Künye
Temsilcilikler
ReklamTarifesi
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat| Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED