|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bugünlerde Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'na verilecek Ulusal Program hazırlıklarıyla ilgili çalışmalar var. Bir aday ülkenin, AB ile tam üyelik görüşmelerini başlatabilmesi için ekonomik, sosyal ve siyasal bakımdan belli kriterleri yakalaması ve belli bir düzeye gelmesi gerektiği herkesin bildiği bir şarttır. Herhangi bir ülkenin aday ülkeliği kabul edildikten sonra AB Komisyonu, o ülkenin eksiklerini gösteren bir Katılım İçin Ortaklık Belgesi adıyla bir belge koyuyor önüne. Bu belgeyi alan aday ülke de burada gösterilen eksiklerini belli bir periyotta nasıl yerine getireceğini taahhüt eden bir program hazırlayarak komisyona veriyor. İşte bu belgeye Ulusal Program deniyor. Ulusal Program'ın ilki... İlgilenenlerin hatırlayacakları gibi Türkiye daha önce 2001 yılında AB Komisyonu'na bir Ulusal Program vermişti. O programda 2004 yılına kadar gerçekleştirilecek değişiklikler kısa ve uzun vadede gösterilmiş, nelerin yapılacağı, ne zaman yapılacağı belirtilmişti. İki büyük cilt halinde yayınlanmış olan söz konusu Ulusal Program'da Türkiye'nin AB üyeliği için siyasi, ekonomik ve üyelik yükümlülüklerini üstlenebilme kapasitesini ortaya koyan bir dizi yeni düzenleme ve taahhütlerle ilgili sözler verilmekteydi. Aradan geçen zaman zarfında bu programda verilen sözlerin kimisinin yerine getirildiği, kimisinin ise zamanında yerine getirilemediği ve aksamaların olduğu görülmüştür. Geçen Aralık ayındaki Danimarka Zirvesi'nde Türkiye tam üyelik görüşmeleri için bir tarih almak amacıyla büyük gayret gösterdi, ama istediği tarihi alamadı. Ancak 2004 yılının sonu kendisine işaret edildi ve bu arada eksiklerini tamamlaması istendi. Türkiye'nin yerine getirmesi gerekli eksikleri yeniden görmesi için de yeni bir Katılım Ortaklığı Belgesi önüne konuldu. İşte bu belgeden hareketle Türkiye şimdi yeni bir Ulusal Program hazırlama çabası içerisindedir. Bu yeni programda nelerin olacağı, hangi zaman periyodunda yerine getirileceğinin taahhüt edileceği ve bundan sonra da burada yazılı olanları yerine getirmek için nasıl bir planlama ile eksiklerini bir reform programı dahilinde yapacağı elbette önemli bir konudur. Ancak ben burada Ulusal Program'da nelerin olduğu veya olacağı üzerinde durmayacağım. Belki en az onun kadar önemli olan hazırlanış sürecine dikkat çekeceğim. Ulusal Program'ın hazırlanışı... Ulusal programların belli bir hazırlanış süreci var. Öncekinin hazırlanmasına bakıldığında Dışişleri Bakanlığı'na bağlı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği adlı kuruluşta bulunan uzmanlar programla ilgili hazırlıkları sürdürüyorlar. Son şekil verildikten sonra Bakanlar Kurulu'na getiriliyor ve burada konuşulup tartışılıp kabul edildikten sonra son şeklini alıyor. Arkasından da AB Komisyonu'na sunuluyor. Yani anlayacağınız Ulusal Program ne Meclise getiriliyor, ne de muhalefet partilerinin kanaatleri alınıyor. Hatta iktidar partilerinin bile bir etkisi bulunmuyor. Sadece Bakanlar Kurulu ile iş bitiriliyor. Oysa ki Ulusal Program toplumun geleceği için son derece önemli sonuçlar doğuracak bir belgedir. Ulusal Program'ın en yüksek katılım ile hazırlanması, bütün toplum kesimlerinin bilgilendirilmesi ve sahiplenilmesinin temini gerekirdi. Fakat bu sağlanamamıştı. Bundan dolayı da geniş eleştirilere muhatap olmuştu. Şimdi ise Ulusal Program'la ilgili çalışmaların son derece geniş bir katılımla sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Yine Avrupa Birliği Genel Sekreterliği metni hazırlıyor ve Bakanlar Kurulu'na getiriyor. Bakanlar Kurulu metni alıp Milli Güvenlik Kurulu'na, muhalefet partilerine, Meclis'e getiriyor ve burada geniş bir şekilde konuşulup tartışılmasını amaçlıyor. Bu süreç sonunda da bir ortak metin ortaya çıkacak ve bu gerçekten de "ulusal" bir program olacaktır. Türk siyasetinin en ciddi sorunlarından biri katılım meselesidir. Bürokratik devlet geleneğine sahip olan toplumumuz pekçok konuda katılımı akla getirme ihtiyacı duymuyor ve "ben yaptım olur" mantığı ile hareket ediyor. Fakat toplumun katılımı olmadan bir programı uygulamanın, bir projeyi sonuçlandırmanın imkansızlığı defalarca ortaya çıkmıştır. Ulusal Program hazırlıklarıyla ilgili gelişmeler umut vaadetmektedir. Bunun her alana yayılmasında yarar vardır.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |