|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Ben bıraktım ama siyaset beni bırakmadı
Eski ortakları Yılmaz ile Özkan'ın 'duygusallıkla' suçladığı 57. Hükümet'in Başbakanı Ecevit, "Bunu tarihçiler yorumlasın derken, kendisinin siyaseti bıraktığını ama siyasetin bırakmadığını söyledi.
Kasım ayındaki DSP kurultayında, genel başkanlığa tekrar adaylığınızı koyacak mısınız? Bununla ilgili konuşmak istemiyorum. Çünkü yorumlara yol açıyor. Öncelikli hedefimiz yerel yönetim seçimlerini kazanmak. Onların dışında herşey ikinci planda kalıyor. DSP'den başka yerel yönetim çalışmalarını ciddiye alan başka parti yok. Kendimize güveniyoruz. Hakkımız olan sonuçları alabilirsek, bu bizi genel seçimlere de hazırlamış olacak. Yolsuzluk Komisyonu'nun yazılı olarak gönderdiği sorularda sizi incitecek birşey oldu mu? Hayır. Ama aslında araştırma komisyonunun işlevlerini aşan bazı sorular vardı. Ben o sorulara genel yanıtlar verdim. Onun dışında gayet saygılı davrandılar. İncitici birşey yoktu. Fakat işlevlerinin dışına taştıkları anlaşılıyor. Sanki soruşturma komisyonu gibi, ifadeler ve sorular yer alıyor. Ben bu konuda hoşnutsuzluğumu belirttim. 'İzin verirseniz ben ceketimi çıkartayım'
Hükümetiniz döneminde MGK toplantısında çıkan olay sonrasında Mesut Yılmaz ve Hüsamettin Özkan duygusal davrandığınızı söylediler... Cumhurbaşkanı ile aramızda bir tartışma yer almıştı. Fakat bu halledildi. Geride bıraktık. Bana bu konuda sorulan sorulara cevap vermiyorum. İlerde tarihçiler bu konunun hesabını yaparlar. ABD sizin tekrar iktidara gelmenizi engellemek için Kemal Derviş ile birlikte size bir komplo kurmuş olabilir mi? Bu tür teoriler üretenler oldu. Efendim, izin verirseniz ben çeketimi çıkarmak istiyorum. Hararetli sorular gelmeye başladı. Kesin bir kanıt olmadan bir şey söyleyemem. Amerikan yönetimi, bizim Irak'la yapılacak bir savaşı desteklemeyeceğimizi biliyordu. ABD savaş konusunda kararlıydı. O bakımdan DSP'nin başında bulunduğu bir hükümet, ABD'nin o aşamada işine gelmiş olmayabilir. Elimizde kesin bir kanıt yok. Geriye dönüp baktığınızda siyasi hayatınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye'nin esenliği için elimden geleni yapmaya çalıştım. Tabiî bunların arasında hatalı olanlar da olabilir. Ama buna halk ve tarihçiler karar verecek. Hatalı bir şey yaptığımı zannetmiyorum. Ama çok da iddialı değilim bu konuda. Türkiye'de sosyal olarak atılımlar yapılmasına katkıda bulunduğum kanaatindeyim. Ekonomiyi esenliğe çıkardık
AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "iktidar olamadık" açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Tayyip Bey'in o sözü bana, sanki başarısız olmasının bir mazereti olarak söylenmiş gibi geldi. Bu hükümete en geniş olanakları tanıdı Türkiye; biraz gayretle her Anayasa değişikliğini gerçekleştirebilecek durumdalar. İşçilerin eylem planını nasıl değerlendiriyorsunuz? Biz ekonomiyi esenliğe çıkardık ve öyle teslim ettik. Uzun yıllar Türkiye'ye büyük sıkıntılar çektirmiş olan sorunlar çözümlenmiş ve enflasyon sıfırlanmıştır. Üretim artışı sağlanmıştır. Halkın daha fazla sıkıntı yaşamasını gerektirecek bir şey yok. Biz çok sıkıntılı iken bile sıfır zam yapmadık; enflasyon oranında artı zam yaptık. İşçilere sıfır zam önermeleri büyük bir adaletsizlik. Buna karşı tepki göstermeleri de çok yerinde. Avrupa Birliği uyum yasalarını nasıl buldunuz? Aslında biz hükümette iken AB ile uyum için gerekli olan tüm koşulları yerine getirmiştik. Fakat biz bu koşulları yerine getirdikçe AB yeni yeni koşullar ortaya sürüyor. Bugünkü iktidar da büyük bir hevesle üzerinde fazla düşünülmeden, kamuoyu oluşturulmadan bazı gelişmeler yapıyor. O bakımdan kaygılıyım. Peki Türkiye'nin Loizido davasında Rum kesimine tazminat ödenme kararını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu konuda çok kaygılıyım. Türkiye'nin herhangi bir tazminat ödememesi gerekirdi. Bıraktım ama olmadı
Siyasetten tamamen kopabileceğinizi düşünüyor musunuz? Siyaset beni bırakmadı. 12 Eylül döneminde bırakabilirdim. Fakat olmadı. Artık bunu başkaları düşünsün. Şu anda bir partinin genel başkanıyım. O konuda kuşku uyandıracak davranışlar içine girmem doğru olmaz. Çay servisini partililer yaptı
Bülent Ecevit konuklarına çay servisini önceden kendisi yaparken, şimdi servisi partililerin yapması dikkat çekti. Doktorların dinlenmesini önermelerine rağmen Ecevit, öğleden sonra geldiği parti genel merkezinde yerel seçim çalışmaları üzerinde yoğun olarak çalışıyor. Ecevit'in her gün gitmesine rağmen parti merkezinin boş olması dikkat çekiciydi. Bu boşluk, Ecevit'in tek başına da olsa DSP'yi ayakta tutma çabasını gösterir gibiydi. Kalemliklerden çay fincanlarına kadar her şeyin üzerinde Bülent ve Rahşan Ecevit çiftinin birlikte resimleri vardı. Çocukluk şiirlerini kitaba ekleyecek
Kendinize vakit ayırmayı düşünüyor musunuz? Edebiyat ve sanatla ailece ilgileniyoruz. Şiir kitabıma ekler yapacağım. Çocukluk dönemimin şiirlerini sonradan buldum, onları ekleyeceğim. Rahşan Hanım hastaneden çıktı. durumu nasıl? Şu an dinleniyor, evden çıkamıyor. Genel Başkan Yardımcısı olarak görevlerini yapmaya çalışıyor. Şimdi dışarı çıkamıyor ama yakında çıkabilecek ve işlerine devam edecek. NEVİN ŞAHİN / ANKARA
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Karikatür | Çocuk |
|
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz. © ALL RIGHTS RESERVED |