AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Albaraka Türk

Y A Z A R L A R
Kum saati

Bu yazı 'güç'ten gözü kamaşmışlara hitap etmiyor. Kafa ve ruh sağlıklarını bozabileceği için onları baştan uyarıyorum...

Türkiye ile ilişkilerde vakit Washington'un aleyhine işliyor... Her geçen gün kum saatinin kumları azalıyor... Bu yüzden, ABD yönetiminin Türkiye konusunda uygun bir üslup tutturması ve bunu da en kısa zamanda başarması gerekiyor. Aksi halde, dünyanın tek süpergücü, gerçekten zora düşecek...

Herhalde dikkat ettiniz: Türkiye'ye dönük mesajlarda, savaş öncesi, savaş sırası ve savaş sonrasında çok farklı bir dil ve üslup kullandı ABD. Savaşın öncesinde müdânasız bir "Sen bilirsin" tavrı egemendi ABD'nin Türkiye üslubuna; savaşın çabuk sona ermesiyle birlikte "Sizsiz de başardık, artık herkes kendi yoluna" yaklaşımı kendini belli etti... Arada, Ankara'dan gelen telefonlara Beyaz Saray'ın cevap vermeyeceğini ifade edenler de çıktı...

Savaşın bitişinden sonra başlayan süreçte ise Washington'un birkaç kez ağız değiştirdiği görüldü. İlk tavır, ABD'nin savaş planlarına hemen "Evet" denmediği için bunun bedelinin ödettirileceğine dairdi; hatta, Amerikan sözcülerinden, "Türkiye tövbe etmeli" anlamı taşıyan açıklamalar bile duyuldu. En hoşgörülü yaklaşımda dahi, "Irak'ta kaçırdığınız fırsatı hiç değilse asker göndererek, İran ve Suriye'ye karşı yanımızda saf tutarak telâfi edin" tafrası seziliyordu.

Amerikan başkentine egemen dil şu sıralarda eski keskinliğinden pek az iz taşıyor. Bunda, başkanlık seçimleri meşguliyeti yanında çok özel gerekçelerin de payı var: Kitle imha silâhları konusunda kamuoyunun yanıltıldığı iyice sırıtıyor sözgelimi; bu görüntünün yaygınlaşması George W. Bush'un yeniden seçilme şansını tehlikeye düşürebilir. İşgal altındaki Irak'ta da işler yolunda gitmiyor; demokrasi ihracı iddiası unutulmaya yüz tuttu, temel ihtiyaç maddelerini eriştirmede güçlükler yaşıyor ABD... Kolay işgal edilen Irak'ta 'örgütlü direniş' hazırlıkları hissediliyor. Savaşta ölen Amerikalı sayısını 138 olarak ilân etmiş Pentagon, 1 Mayıs sonrasındaki kayıpların şimdiden 64'e ulaştığını bildirdi...

Amerika'da, hem de dış politikaya duyarsız bilinen kesimlerde, "Irak'tan çıkalım" teklifi yüksek sesle ifade edilmeye başlandı. Keskin konuşmak için henüz erken olmasına rağmen, 'savaş karşıtı kesim', Irak'ı "Bush'un Vietman'ı" olarak görme eğiliminde. İşlerin yolunda gitmediği yönetimden yapılan çelişkili açıklamalardan da belli. Seçim telâşı, bir süre sonra Irak'taki olumsuzlukları tırmandırabilir ve bu da Bush yönetimi için siyasî felâket olur...

Olursa olsun da, korkum şu: Amerika Irak'ta öngörülemeyecek çapta bir batağa çekilebilir ve dünyayı fethetme hevesinin kursağında kalması bir yana bölgemiz de ateş çemberi içine düşebilir... Irak'ın belirsizlikler elinde çalkalanmasının sadece ABD'ye değil Türkiye'ye de bir yararı yok çünkü...

Çözüm elbette var: Türkiye, tarihî deneyimi ve süreç içerisinde kazandığı itibarıyla, Irak'ta ABD'yi çıkmazdan kurtarmayla da sonuçlanacak bir görevi üstlenebilir. Türkiye, ABD tarafından biçilmiş bir görev olarak değil, tarihin üzerine yüklediği bir misyonun gereği olarak bölgede 'düzen kurucu' haline gelebilir... Askerî açıdan tek 'süpergüç' olmasına rağmen, ABD, artık ucundan fark edilmeye başlandığı üzere, 'düzen kuruculuk' işlevinde başarıyı yakalayamıyor.

Bu tespitlerin henüz herkes tarafından paylaşılmadığını elbette biliyorum; Washington hâlâ burnundan kıl aldırmıyor, hâlâ "Türkiye istediğimizi yapmak zorunda" söylemi üslubu belirliyor. Ancak, bir süre sonra, işler iyice rayından çıkabilir ve Türkiye'nin bugün yapabilecekleri o zaman yapılamaz hale gelebilir. Bu sebeple, Washington, Türkiye'ye yönelik üslubunu âcilen gözden geçirmek zorunda...

Eğer uygun bir üslup bulabilirse Washington, ancak o zaman artık kendi zararına işlemeye başlayan süreci herkesin yararına olacak sağlıklı bir zemine oturtabilir. Kum saatinde kumlar tükenmeye yüz tuttu.


1 Temmuz 2003
Salı
 
FEHMİ KORU


Künye
Temsilcilikler
AboneFormu
MesajFormu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED