|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
TBMM Yolsuzlukları Araştırma Komisyonu raporunu bu hafta sonu açıklayacak. Komisyon, geriye doğru giderek Türkiye'nin yolsuzluk haritasın çıkarmış ve önemli yolsuzlukların kayıp parçalarını bulup biraraya getirmeyi başarmıştır. Tabii ki bu sonuç tek başına tatmin edici değildir zira; sonuç alınması için yasalar gereği ayrıca soruşturma komisyonları kurulması gerekmektedir. Ama bu konuda da iyimser bir hava esmektedir ve hem komisyon raporunda bu komisyonların kurulmasının isteneceği hem de zaten AK Parti yönetiminin böyle düşündüğü anlaşılmaktadır. Yani, Yüce Divan süreci için düğmeye basılmıştır. Zaten bu noktadan sonra, Türkbank'tan Mavi Akım'a, Bayındırlık ihalelerinden bankacılığa kadar herbiri kamuoyunun bilgisine fazlasıyla malolan yolsuzluklara ayrı ayrı zoom yapılmaması aklın ve mantığın kabul edebileceği birşey değildir. İçinde Mesut Yılmaz, Güneş Taner ve işadamı Kamuran Çörtük'ün adının sıkça geçtiği Türkbank ihalesi olayı bunun bariz bir örneğidir. Yılmaz, Taner ve ihalenin odaktaki ismi Korkmaz Yiğit komisyona ifade için çağrılmış ve soruları cevaplamışlardır. Yiğit'in açıklamaları Türkbank ihalesinde devlet-siyaset-mafya ekseninde dört başı bir ihale fesadı yaşandığını ortaya koymaktadır. İsimler, adresler ve tarihler bellidir, gizli saklı birşey yoktur. Bu ilişkiyi komisyon tutanaklarından izleyelim.... "Korkmaz Yiğit: Biz o sıra Türkbank'ı değil bir Fransız bankasını almayı düşünüyorduk. Güneş Taner'in bundan nasıl oluyorsa haberi oluyor. Birgün beni evine davet ediyor. O ara Güneş Bey heyecanlanıp Mesut Yılmaz'ı arıyor. Mesut Bey bir toplantıda galiba. Çok önemli, çok acil, belki (Türkbank'la) ilgilenebilecek bir arkadaş var diye arıyor. O günkü siyasi iktidarın birden beşe kadar sıralarsak, ilk beş kişiden üç kişinin ve benim olduğum bir görüşme yapılıyor. Birisi diğeri diyor ki; 'Korkmaz bir Fransız bankasıyla ilgileniyor. Türkbank'ı almasını istiyoruz ama o girmiyor. Sebebi de Alaattin Çakıcı faktörü...' Birisi cevap veriyor, diyor ki; 'Çakıcı MİT'in kadrolu elemanıdır, onu biz kontrol ediyoruz... Sorun olmaz' diyor." Başkan (Azmi Ateş): Bu isimleri hatırlayabiliyor musunuz? Yiğit: Hepsini biliyorum, söylemiyorum efendim.... Hükümetin başındaki insanlar bunlar.... Ardından, ihaleye kapalı zarfta beş kişi teklif verdi. Hayyam Garipoğlu, Ali Balkaner, Zorlu, Erol Aksoy ve ben... Güneş Taner, Erol Aksoy'u arıyor. 'Bu ihaleyle fazla ilgilenme çünkü, senin hakkında böyle şöyle şeyler var, eğer alırsan da sana vermeyiz' diyor. Kamuran Çörtük de, 'Zorlu, Mesut Bey'in arkadaşı. Ben onunla buluşurum, ederim, eylerim' diyor.... Sonra, Kamuran beni aradı, Tarabya Oteli'nde buluştuk. 'Bu iş için ne kadar parayı gözden çıkardın Korkmaz' dedi. 415 milyon doları çıkardım dedim. 'Peki, biz senin bunu 380 milyon dolara almanı sağlayacağız' dedi. Ayrıldık... Bu ara Kamuran bana birşey anlatıyor. 'Mesut Bey benim yanımda Gazi (Erçel) Bey'i aradı. Gazi Bey, Türkbank ihalesine 5 kişi giriyor, bu katılan insanlar çok fazla birşey yapmayacaklar. Erol Aksoy sivrilik yaparsa ona vermeyeceksin, çünkü onun bazı sorunları var. 370'e kadar Korkmaz Yiğit diye birisi var, o çıkacak; ama ihalenin sonunda sen, bir 10 milyon dolar da ben Merkez Bankası başkanıyım ağırlığımı koyup artırıyorum deyip, 380'e verirsin bu adama' diyor.... Başkan: Sayın Yılmaz'la en son ne zaman görüştünüz? Yiğit: 20 Ekim'le 25 Ekim arasında bir gün olmalı... (Türkbank bantları açıklandıktan sonra) Bana, 'bir daha seninle konuşmanın doğru oldugunu sanmıyorum' dedi." Yılmaz da komisyona verdiği ifadede Türkbank ve Yiğit olayını şöyle anlattı: "Mesut Yılmaz: Korkmaz Yiğit'in Alattin Çakıcı ilişkisinin tespit edilmesi üzerine ihaleyi iptal ettik ve Milliyet Gazetesi'ni satmaması için de Aydın Doğan'a telefon açtık. Başkan (ya da bir üye): Çakıcı'yı tanır mısınız? Yılmaz: Sizin kadar tanıyorum. Ama hiç görmedim hayatımda. Başkan: Kamuran Çörtük, Türkbank'ın ihalesinde her aşamada bulunuyor. Sizinle, Taner'le ve Yiğit'le irtibatı var. Hangi güce, gerekçeye dayanarak bunu yapıyor? Yılmaz: Yiğit, Meclis'teki görüşmemizde bana ihaleyi Kamuran Çörtük'le gireceğini söyledi... Çörtük, ortaklığı kabul etmemiş. Başkan: Buna rağmen görüştürme aşamalarında Çörtük hep başrollerde.. Yılmaz: 'Hep başrollerde' ifadesi tam uyuyor mu bilmiyorum. Başkan: Görüştürmelerde ortak isim Sayın Yılmaz Yılmaz: Hangi görüştürmelerde. Başkan: Güneş Taner'le olan görüştürmelerde Yılmaz: Öyle mi?" Bu son cümle çok önemli. "Öyle mi?" diye soruyor eski Başbakan. Galiba hem onun hem de bizlerin merakının giderilmesi için "yüce" bir divan oluşturulmasi gerekecek.
|
|
|
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv Bilişim | Dizi | Röportaj | Karikatür | Çocuk |
© ALL RIGHTS RESERVED |