AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ

Y A Z A R L A R
Önce hangi ucu tutsak...

Gerçeklerin peşine düşenin önüne ne çıkar? Bol ‘soru’ çıkar... Birkaç gündür, MİT ile Yargıtay arasındaki çekişme biçiminde gündeme gelen konuda sorularla karşılaşıp duruyorum. O kadar açık uç var ki, birini diğeriyle kavuştursam, pek çoğu uzaktan yüzüme sırıtıp duruyor...

Alın size Kenan Işık’ın mükemmelleştirdiği “Kim 500 milyar ister?” yarışmasındaki son soru değerinde bir bilmece: Günlerdir süren çekişmenin tam ortasında bulunan Kaşif Kozinoğlu kim?

Burada kendisinin birkaç özelliğine değindim: Yavuz Ataç gibi o da Türk Silâhlı Kuvvetleri’nden (TSK) binbaşı rütbesiyle ayrılmış... TSK’da ‘Özel Harp Dairesi’nde çalışırken Hiram Abas tarafından MİT’e kazandırılmış... Halen, MİT’in operasyon daire başkanı... Trabzonlu... Mehmet Eymür’ün verdiği “Bir siyasi parti başkanının akrabası” ipucunu izleyerek Bağımsız Türkiye Partisi genel başkanı Haydar Baş’la irtibatına da ulaşmış olduk...

Kaşif Kozinoğlu son olayda merkezî bir rol oynuyor: Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ile görüşüp ‘devlet sırrı’ veren o... Öyle bir sır ki bu, 45 yıl boyu koruduğu ‘dürüst ve temiz’ sıfatlarına gölge düşüren haberleri birdenbire boşa çıkartabileceği halde, Eraslan Özkaya, “Açıklayamam” demeyi yeğliyor... Bir çok kişinin bilmediği bir bilgiyi de burada verdik: Yargıtay Başkanı ile görüştüğü günlerde, Kaşif Kozinoğlu, Genelkurmaya da uğramaktaydı. Bir kaynağın verdiği bilgiye göre, Kozinoğlu, 24 Haziran, 19 Temmuz ve 26 Temmuz günlerinde Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Başbuğ ile görüşmüş...

Uzun yıllar Türkiye Gazeteciler Cemiyeti başkanı olarak görev yapmış ve şu yakınlarda ‘Şu Bizim Medya’ (Basaş Yayınları, Tel.: 212- 523 8300; Faks: 212- 526 8046) kitabı çıkmış olan Nail Güreli’nin sürprizine hazır mısınız? Nail Bey, Milliyet’teki sütununda son kavgaya değinirken şu şaşırtıcı cümleyi yazdı: “Dahası, Yargıtay Başkanı'yla görüşmesi olay yaratan MİT sorumlularından Kaşif Kozinoğlu adının takma bir isim olması, yadırganacak bir şey midir?” Daha önce hiçbir yerde rastlamadığım bir bilgi bu: Kaşif Kozinoğlu gerçekten de ‘takma bir isim’ olabilir mi?

Bu soru zihnimde gazeteleri okumaya başladığımda, “İşte meşhur MİT’çi” başlıklı bir haberle Hürriyet’te karşılaşmayayım mı? Başında üzerinde ‘Miami’ yazılı bir şapka olan, beyaz fanilası kocaman ‘Hard Rock Cafe’ (HRC) amblemli gençten biri. Hürriyet yüzünü ‘güvenlik gerekçesi’ ile karartmış... Fotoğrafa eşlik eden haberde, tek önemli ayrıntı, Afganistan’da savunma bakanı yardımcısı olan Raşid Dostum’la birlikte savaştığı ve orada kendisine ‘general’ rütbesi verildiği...

Yüzü mozaikle belirsizleştirilmiş fotoğrafta genç bir adam var; oysa nereden baksanız 50’li yaşlarında biri olması gerekiyor Kaşif Kozinoğlu’nun... Dahası, bugüne kadar sürdürdüğü çizgi ile üzerindeki ABD’yi hatırlatan giysiler taban tabana zıt... Gazetelerde daha önce çıkan fotoğraflara da hiç benzemiyor Hürriyet’in yayımladığı... Bilinmezler artıyor böylece...

Raşid Dostum ile Türkiye’nin köklü ilişkileri olduğu biliniyor. Turgut Özal’ın cenaze töreni sırasında tesadüfen yakın düştüğüm için biliyorum; Raşid Dostum çok üst düzey ilgi odağıydı Türkiye’de. Afganistan’da iç çatışmalar devam ederken Batı basını savaşan taraflardan hiçbirine yakınlık göstermiyordu, ama en fazla aleyhte yazı Dostum hakkında yazıldı. Demek, yanında Türkiye’den destekler de bulunuyormuş... Tabii, Hürriyet’in haberi doğruysa...

Bana güvenin: Haberden kuşku duymamız için fazla bir sebep yok.

Yargıtay Başkanı Eraslan Özkaya ve Genelkurmay İkinci Başkanı Org. İlker Başbuğ ile herhalde Afganistan’ı görüşmedi Kaşif Kozinoğlu. Daha yakın, gelecekle ilgili bir bilgi sunmuş olmalı muhataplarına. Özkaya’nın ‘devlet sırrı’ olarak takdim edilen bilgiye ‘ölümüne’ sahip çıkması muazzam ilginç...

Son zamanlarda İsrail’in adı geçmeyen olayla pek karşılaşılmıyor. Dün Radikal’de bütün işinizi bırakıp mutlaka okumanızı tavsiye edeceğim bir yazı Alaatin Çakıcı’nın MİT’le yolunu kesiştiren olayı da İsrail’le tutkallayıverdi. Avni Özgürel’in “Güç aleni, kaynak karanlık” başlıklı yazısında “İnci Baba’dan her ay maaş alan bürokrat ve gazeteciler” gibi pek çok değerli bilgi var da, biri hepsinden değerli: 1980 sonrasında, Türkiye’yi siyaseten yanına çekmek isteyen İsrail Ermeni terörüyle ilgili istihbarat paylaşımına gitmiş...

Okuyalım: “Tel Aviv (..) harekete geçip o senenin haziranında Türkiye'ye resmi bir bilgi notu gönderdi. / İsrail'in Lübnan'a yönelik yeni bir askeri harekâtıyla ilgiliydi not. Ancak Türkiye açısından bunun önemi, Tel Aviv'in Beyrut'un doğusundaki Zahle kentinde ASALA ve JCGA (Ermeni Soykırım Adalet Komandoları) kamplarına yönelik operasyona istedikleri takdirde Türk güvenlik mensuplarının katılabileceklerinin ifade edilmesiydi.” Konu, 1982’de, damadı MİT mensubu olan Kenan Evren tarafından değerlendirilmiş ve “Operasyona resmi görevlilerle katılmayalım” kararı verilmiş...

Özgürel, devletin kendi görevlileri yerine ‘Ülkücü’ tipleri Beyrut’a gönderdiğini yazıyor. Alaattin Çakıcı ve Abdullah Çatlı’nın devletle yolları böyle kesişmiş... Daha önce yol kesişme için 1987 yılı verilmişti; bu yazı, tarihi birkaç yıl daha öne alıyor...

Gerçekleri aramaya devam edeceğiz.


27 Ağustos 2004
Cuma
 
TAHA KIVANÇ


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED