AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
18 Aralık'ta yeni "süreç" başlar mı?

17 Aralık tarihi yaklaşırken tartışmalar ve hazırlıklar da hızlanıyor.

Türkiye kendi "olmazsa olmazları" çerçevesinde hazırlanmakta olan karar metnini etkilemeye çalışırken, AB'nin karar taslakları çeşitli spekülasyonlara yol açıyor.

Basına sızan karar taslaklarına bakıldığında ortada "iki sorun" var.

Bunlardan ilki müzakerelerin ucunun açık tutulması, "devam koşulu"nun üye ülkelerin siyasi iradesine bırakılmasıdır. Başka bir deyişle müzakerelerin, her hangi bir üyenin her hangi bir talebi doğrultusunda askıya alınabilecek olmasıdır.

İkinci sorun ise, "derogasyonlar" meselesidir. Yani serbest dolaşım ve tarımla ilgili kimi konularda Türkiye'nin AB'nin diğer üyelere sunduğu olanaklardan men edilmesi önerisidir.

Bu iki sorun aslında ekim ayında yayınlanan İlerleme Raporu'nda da yer alan hususlardı.

İşin ilginci, bu koşulların ortadan kalkması Türkiye'nin "olmazsa olmazları" arasında yer alıyor.

Uluslararası ilişkiler iç siyasete benzemez. Pazarlıklar, orta ve uzun vadeli değerlendirmeler bir aşamada "olmazsa olmaz" ilan edilen önşartları bir anda değiştirebilir.

Brüksel'den ve Avrupa merkezlerinden gelen haberler 17 Aralık'ta çıkacak kararla ilgili ciddi ipuçları veriyor.

Bu karar büyük ihtimalle Türkiye'yi AB sürecinin içinde tutacak, belli bir süre sonra tam üyelik müzakerelerini başlatacak, ancak sindirilmesi ağır koşullar içerecek...

Böyle bir durum karşısında Türk hükümetinin manevra alanı ne olacaktır ya da hükümet bu karara itiraz ederken ne tür riskler alacaktır, bunu şu aşamada kestirmek mümkün değil.

Kanımız, ülke içi siyaset koşullarını dikkate alarak hükümetin çıkacak sonucu sindireceği ve kamuoyuna sindirtmeye çalışacağıdır.

Ancak bu nokta sorunun bittiği değil, başladığı nokta olabilir.

Türkiye'nin AB üyesi olmasına verdiğimiz açık destek şu gerçeği görmemizi engellemiyor:

Malum iki sorunu barındıran bir karar metni "müzakere sürecinin her an krize açık bir süreç olması sonucunu" doğurur. Müzakere sürecinin Türk ekonomik, toplumsal ve siyasi yapısına yönelik olarak krize açık olması ise Türkiye'nin iç siyasetinin aşırı kırılgan dengeler üzerinde krizle sürekli iç içe yaşamasına yol açar.

Şunu gözardı etmemek gerek: Son üç yıl siyasi açıdan "iki farklı Türkiye görüntüsü" üretti.

Bir yanda siyasi istikrarı sağlamış, AB'nin önemli katkısıyla ekonomik, siyasi reformları başarıyla uygulayan, elinden geldiği oranda, mevzuatı itibariyle sivilleşen ve demokratikleşen bir Türkiye var.

Diğer yanda attığı adımları siyasi partileri, devlet kurumları ve türlü aktörleriyle henüz sindirmemiş, Kürt meselesinden tesettür sorununa, toplumsal uzlaşmadan güven tesisine asli meselelerini askıya almış, hükümete mesafeli duran, hatta kuşkulu bakan askeri bürokrasinin uygulamadaki hükümranlığını değiştiremeyen bir Türkiye var.

Ve "bu iki Türkiye arasındaki denge son derece hassas, birinden diğerine geçişler son derece hızlı olabilecek türde".

18 Aralık bu denge ve geçişler açısından son derece önemli ve kritik bir tarihtir.

AB sürecinden şu ya bu şekilde kopuş bizi bir anda ikinci görüntüyle karşı karşıya bırakabilir. Bunun olabileceğini sanmıyoruz; koşulların farkında olan hükümetin bu kopuşa izin vermeyeceğini düşünüyoruz.

Buna karşılık içte ve dışta kriz üzerine oturacak bir müzakere dönemi ve karar metni Türkiye'yi iki farklı yapısı arasında dünden daha ince, daha zayıf bir denge üzerinde tutacaktır.

Umarız 17 Aralık karar metni muhtemel krizlere meydan vermeyecek şekilde hazırlanır.

Yine umarız Türkiye'de adım adım gelişecek, kimilerinin kendisini hazırladığı tatsız bir "18 Aralık süreci" yaşanmaz.

Yine gerçekçi olmakta, sivilleşme ve demokrasi açısından Türkiye'nin önünde uzun bir yol bulunduğunu unutmamakta fayda var.


8 Aralık 2004
Çarşamba
 
ALİ BAYRAMOĞLU
ALİ BAYRAMOĞLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED