AYDINLIK TÜRKİYE'NİN HABERCİSİ
Bugünkü Yeni Şafak
Y A Z A R L A R
Haber değeri

Televizyonların haber bültenleri "ölüm"ü ölçüsüz biçimde baş köşeye yerleştirdi. Evet, biliyoruz "ölümden önemli" ne var ki?

İnsanları dehşete düşüren, korkutan, ağlatan, isyan ettiren, onları en çok etkileyen bu.

Savaş alanlarından gelen haberlerde bu ağırlığın hissedilmesi tabiidir. Orada bir ölüm makinası işliyor. Irak'ta, Filistin'de dünyanın başka yerlerinde insanlık onuru ayaklar altına alınıyor, toplu katliamlar yapılıyor, işkence kol geziyor. Bütün bunları görüyor, lanetliyor, zalimlere beddua ediyor, mazlumların bir an önce bu zulümden kurtulması için Cenab-ı Hakk'a yalvarıyoruz.

Ardından trafik kazaları geliyor. Çarpışan, devrilen otolar, toplanan cesetler, sıkışıp kalan sürücüler, feryat eden insanlar...

Trafik canavarı durmuyor, doymuyor. Demiryolu taşımacılığına ağırlık vermeye niyetlenen hükumet, çok talihsiz bir kaza yüzünden neredeyse tüm heyecanını kaybetti. Umarız bu alanda tasarlanan hamle yeniden canlanır.

Daha sonra gazetelerin "üçüncü sayfa haberi" denilen cinayet, gasp, kapkaç, intikam, kan davası, töre cinayeti, tinerci dehşeti vesaireden oluşan bir dizi ölüm haberi daha sökün ediyor.

Yine ambulanslar, yine siyah poşetlerle taşınan cesetler, ölü yakınlarının gözyaşları.

Cenaze törenleri, cenaze evinden yükselen feryatlar; çırpınan, kendilerini yerlere atan insanlar. Ve bunları takip eden kameralar.

Ardından türlü soygunlar, hırsızlık vakaları, ırza geçmeler, sarhoş kavgaları...

Çocuğunu döven, karısını döven, hasmını bıçaklayanların; gruplar halinde birbirine girenlerin, tribünlerde, stadyum çevrelerinde dehşet havası estirenlerin görüntüleri.

Derken intiharlar, kundaklamalar, yangınlar, patlamalar, kolu bacağı kopanlar (Bir ara Boğaz Köprüsü intiharları -çok özür dilerim- neredeyse moda olmuştu. Bu iştiyak, psikolojisi bozuk fertlerin girişimlerine medyanın haddinden fazla çanak tutması ile yaygınlaştı. Nitekim son zamanlarda bunların sayısı azaldı). Ardından her türlü yolsuzluk, rüşvet, haksızlık, suistimal, hortumculuk, ahlâksızlık, fuhuş, kaçakçılık, uyuşturucu haberleri.

Niyetim tereciye tere satmak değil.

Habercilere haber dersi vermek değil.

Vatandaşın hissiyatına tercüman olmak.

Ülkemiz ve insanımız yıllardır süren kriz ortamında çok yıprandı. Sokaktaki on kişiden yarısının şu veya bu sıkıntı yüzünden psikolojisi bozulmuş durumda.

Bu hâlet-i ruhiye içindeki insanlar meselâ şu haberi ne yapsın: Efendim Sahra Çölü'nde inceleme yapmak için havalanan helikopter düşmüş. Üç kişi ölmüş. Helikopter enkazından yükselen dumanlar, sağa sola saçılmış parçalar; parçalar arasında dolaşan görevliler.

Bu memlekette hiç mi iç ferahlatan bir hadise cereyan etmiyor. Bu ülkede başarı, bolluk, bereket, iyilik, güzellik, adalet ihtiva eden bir faaliyet bulunmuyor mu?

Bütün bunlar sadece siyasilerin demeçlerinde mi kaldı?

Haber saatlerini bir şov, bir magazin programına çevirsinler; şakalarla, hayvan havadisleri ile ünlülerin incir çekirdeğini doldurmayan eylemleri, özel hayat dedikoduları ile doldursunlar demiyorum (Nitekim bunlar da bol bol yapılmış, kabak tadı vermiş ve eleştirilmişti).

Ülke insanının umuda, sevince, arada bir de olsa neş'eli bir manzaraya ihtiyacı var. İyiliğe, adalete, şefkate, dayanışmaya, güzelliklere ihti-yacı var (Bir ara Kanal 7 televizyonuna "iyi haber" başlığı altında bir pencere açalım diye bir teklif götürmüştüm ama kulak asılmadı).

"Memleket berbat ise ben ne yapayım kardeşim" diyemeyiz.

İnsanları ölümün karanlık kanatları altında tir tir titremeye terkedemeyiz.

Buna mukabil onu güldürmek için şaklabanlık da yapamayız.

Haber programlarının ülkenin aynası olduğunu sanmıyorum. Her şey bir tercihle vücut buluyor. Siyasî, iktisadî, kültürel vb. gibi tercihlerle.

Diyesim bir dengenin gözetilmesidir. Bir ölçünün gerçekleşmesidir. Elbette ki gerçeklerden kaçılmaz. Ama gerçeğin kaç yüzü var?

En azından madalyonun iki yüzü var.


8 Aralık 2004
Çarşamba
 
MUSTAFA KUTLU


Künye
Temsilcilikler
Abone Formu
Mesaj Formu

Ana Sayfa | Gündem | Politika | Ekonomi | Dünya
Kültür | Spor | Yazarlar | Televizyon | Hayat | Arşiv
Bilişim
| Dizi | Çocuk
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin HER HAKKI MAHFUZDUR. Kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz.
© ALL RIGHTS RESERVED